“Bazı İnsanlar Ölmez, Hatıraları Şehir Olur”
Bir ilçeyi büyüten yalnızca yapılan binalar, açılan yollar ya da dikilen parklar değildir. Bir şehri asıl büyüten, o şehrin insanına dokunabilen, gönüllerde yer edinebilen yöneticilerdir. Aradan yıllar geçse de adı saygıyla, özlemle ve dua ile anılan insanlar vardır. Merhum Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Kavuk, o isimlerden biridir.
Bugün Yeşilyurt'ta hangi mahalleye giderseniz gidin, hangi yaş grubundan insanla sohbet ederseniz edin, "Mehmet Kavuk olsaydı..." diye başlayan cümlelere mutlaka rastlarsınız. Çünkü o, makamını seven değil, insanını seven bir belediye başkanıydı.
Makam odasına kapanmayı değil, sokakta vatandaşla yürümeyi tercih ederdi. Sabahın ilk ışıklarıyla belediye işçilerinin yanına gider, hâllerini hatırlarını sorar, yapılan çalışmaları yerinde takip ederdi. Onun için belediyecilik sadece masa başında imza atmak değildi. Alın terine ortak olmak, emeğe değer vermekti.
İş insanı kimliğini belediyecilik anlayışıyla birleştirmiş, üretmeyi bilen, ürettirmeyi başaran gerçek bir vizyon sahibiydi. Yeşilyurt'un gelişmesi, kalkınması ve geleceğe umutla bakabilmesi için büyük emek verdi. Bugün hâlâ ayakta duran birçok hizmetin temelinde onun gayreti ve ileri görüşlülüğü vardır.
Fakat Mehmet Kavuk'u farklı kılan yalnızca yaptığı hizmetler değildi.
Onu özel yapan en önemli özelliği doğallığı ve samimiyetiydi. Gösterişten uzaktı. Herkesle aynı sıcaklıkta konuşabilen, çocukların da yaşlıların da gönlünü kazanabilen ender insanlardandı. Yedi yaşındaki bir çocukla kurduğu bağ da, yetmiş yaşındaki bir büyüğe gösterdiği hürmet de aynı içtenlikteydi. Bu yüzden bugün adı anıldığında insanların aklına önce hizmet değil, insanlığı geliyor.
Hayatta olsaydı, bugün yaşanan her sıkıntıda yine en önde olurdu. Yeşilyurt'un yeniden ayağa kalkması için hiç düşünmeden kolları sıvar, gerektiğinde işçinin yanına geçer, gerektiğinde vatandaşın derdini dinlerdi. Çünkü onun belediyecilik anlayışı koltuktan değil, sahadan besleniyordu.
Rahmetli eşi Türkan Kavuk da aynı gönül zenginliğine sahip, fedakâr ve mütevazı bir insandı. İnsanların hâlini hatırını soran, değer veren bir hanımefendiydi. Onlar, yalnızca bir aile değil, Yeşilyurt'un gönlünde iz bırakan bir hizmet anlayışının temsilcileriydi.
Geçtiğimiz hafta düzenlenen Yeşilyurt Kültür, Spor ve Kiraz Festivali vesilesiyle, festivalin ülke çapında tanınan bir marka haline gelmesinde büyük emeği bulunan merhum belediye başkanları Soysal Kekevi ve Mehmet Kavuk adına ailelerine teşekkür plaketi verilmesi, festivalle ilgili okuduğum en anlamlı haberlerden biri oldu. Çünkü vefa, unutmamaktır.
Bir şehrin hafızasını canlı tutan şey sadece binalar değil, o şehre emek veren insanların isimlerini yaşatabilmektir. Bugün festival varsa, dün verilen emeklerin payı vardır. O emeği görmezden gelmek geçmişe haksızlık olur.
Ne yazık ki bugün hala depremin izlerini derin olarak taşıyan Memleketim ve İlçem Yeşilyurt için "Çırmıktı değişimden payını alıyor." diyenleri duydukça, insan ister istemez düşünüyorum. Değişimden aldığı pay nedir?
Mehmet Kavuk'un ardından konuşan herkesin ortak bir cümlesi vardır. "O varken her şey çok farklıydı."
Belki de bunun sebebi, Yeşilyurt'un o yıllarda sadece büyüyen bir ilçe değil, kültürün, sanatın, dayanışmanın ve insan sevgisinin yaşatıldığı bir şehir kimliği kazanmış olmasıydı.
Bugün onun yokluğu, sadece bir belediye başkanının eksikliği değildir. Bir gönül insanının, bir ağabeyin, bir dava adamının eksikliğidir. Mekânları cennet, makamları âli olsun.
Son olarak bir çağrıda bulunmak istiyorum...
Merhum Belediye Başkanımız Mehmet Kavuk'la yolu kesişmiş tüm hemşehrilerime sesleniyorum. Eğer onunla ilgili unutamadığınız bir hatıranız, sizi etkileyen bir sözü ya da hafızanızda yer eden güzel bir davranışı varsa, lütfen yorumlarda paylaşın.
Çünkü insanlar bir gün aramızdan ayrılır fakat anlatılan güzel hatıralar, nesilden nesile yaşamaya devam eder.
Ve bazı insanlar…
Makamlarından ayrılırlar ama gönüllerden hiç gitmezler.







