BU NASIL OLDU? “ONA SORUN”
Bazı eserler vardır kâğıda değil, doğrudan kalbe yazılır. Ne bir masa başında planlanır ne de bir takvim içine sıkıştırılır. Onlar, insanın en savunmasız anında, gecenin en sessiz yerinde kendini hatırlatır. “Ona Sorun” tam da böyle bir yerden doğdu.
2014 yılıydı… Bir gece, uykuyla uyanıklık arasında sıkışıp kaldığım bir anda, zihnimin derinliklerinden yükselen bir melodiyle gözlerimi açtım. Sanki içimde bir yer, uzun zamandır konuşmak istiyor ama doğru zamanı bekliyordu. O anın ağırlığı, insanın üstüne çöken bir ilham gibi değil, aksine içimi hafifleten, tanıdık ama tarif edilemez bir çağrı gibiydi.
Sanki o ses birazdan kaybolacakmış gibi aceleyle yerimden kalktım. Gece yarısının o sessizliğinde, kendi kendime mırıldandığım sözlerin farkına vardım. Bir süre sonra bunun bir tesadüf olmadığını anladım. Not defterim o gece sadece bir defter değil, iç dünyamın aynası oldu. Kelimeler birbiri ardına dökülürken, aslında yazan ben değilmişim gibi hissettim.
Bazen insan, kendi yazdığı şeye bile sonradan şaşırır. “Bu nasıl oldu?” diye sormak ister ama cevabın kendisi zaten o anın içindedir.
Eser tamamlandığında, onu sektörün en değerli isimlerinden biri olan, kıymetli büyüğüm Müzik Yönetmeni Kenan İlgen’e ilettim. Geri dönüş beklerken içimde garip bir huzur vardı. Çünkü bazı işler insanın içinde “olmuş” hissiyle doğar. Onun beğenisi ve eseri kıymetli Alişan’a sunma kararı, bu yolculuğun yeni bir kapısını araladı.
Kısa süre sonra “Ona Sorun”, Alişan’ın sesiyle hayat buldu ve 2014 yılında yayımlanan “İhtiyacı Var” albümünde yerini aldı. Bir şarkının artık size ait olmaktan çıkıp insanların duygularına karıştığını görmek, tarif edilmesi zor bir duygu… Çünkü o noktadan sonra eser, tek bir kişiye değil, herkesin kendi hikâyesine dönüşür.
Benim için ise bu sürecin ayrı bir hatırası vardı. Eserin yayımlandığı günlerde küçük bir operasyon nedeniyle hastanede bulunuyordum. O şarkıyı orada, sessiz bir odada dinlemek… Tuhaf bir şekilde hem kırılgan hem de iyileştirici bir deneyimle terapi gibi geldi. Sanki hayat, kendi yazdığım bir cümleyi bana yeniden okutuyordu.
Bugün geriye dönüp baktığımda “Ona Sorun”, kariyerimde yalnızca bir çalışma değil, iç dünyamın dışa açılmış bir penceresi gibi duruyor. Söylenemeyenlerin, dile gelmeyen duyguların ve insanın kendi içinde biriktirdiklerinin müzikle görünür hâle gelmiş bir hali…
Belki de bu yüzden bu eser, sadece bir şarkı değil. İnsanların kendi iç sesine dokunan, herkesin farklı bir yerinden yakalayan bir eser olarak hafızalarda yer edindi.
Peki, sizce “Ona Sorun” ne anlatıyor?
Hangi duygunuzun sessiz karşılığı olabilir?
Bana sorarsanız… Bazen en derin cevaplar, sorulamayan soruların içinde saklıdır.
Bir sonraki hikâyede yeniden buluşmak üzere…









