• Künye
  • İletişim
  • ABONE VE REKLAM TARİFELERİ
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • ABONELERİMİZ
  • GENEL
  • YEREL HABERLER
  • POLİS-ADLİYE
  • İSTANBUL
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • KÜLTÜR SANAT EKONOMİ - İŞ DÜNYASI EĞİTİM SAĞLIK SPOR
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Hakan Yağız Bozdemir
  3. "Türkiye'de Emeklilik; Çalış, Çalış, Yorul, Öl"
14 Ağustos 2025 - 22:33

"Türkiye'de Emeklilik; Çalış, Çalış, Yorul, Öl"

14 Ağustos 2025 - 22:33
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Hakan Yağız Bozdemir
Hakan Yağız Bozdemir

"Türkiye’de Emeklilik; Çalış, Çalış, Yorul, Öl”

Türkiye’de çalışma hayatı, çoğu zaman maraton koşusundan çok, bitmeyen bir dayanıklılık sınavına benziyor.
Daha üniversite sıralarında hayalini kurduğumuz “emeklilik” kelimesi, gençler için neredeyse masalsı bir kavram haline gelmiş durumda. Avrupa’da insanlar 60 yaşına varmadan torunlarını parka götürürken, bizde aynı yaşta hâlâ sabahın ilk ışıklarında yollara düşen yüzbinlerce çalışan var.

Bu fark, sadece takvim yaşından ibaret değil; yaşam kalitesinin, iş gücü değerinin ve ekonomik adaletin de net bir göstergesi. Avrupa’da ortalama emeklilik yaşı ile bizdeki yaş arasında benzer rakamlar görünse de, orada iş gücünün karşılığı daha yüksek, çalışma şartları daha insani. Yani onlar “yorulmadan” bitiriyor, biz ise “tükenerek”...

Çalışan gelir eşitsizliği de bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Aynı iş yerinde, aynı çabayı gösteren iki kişi arasında uçurum gibi maaş farkları olabiliyor. Bu farklar çoğu zaman liyakatten değil, işverenin taraflı tutumundan veya “sadakat” adı altında yürüyen ilişkilerden kaynaklanıyor. Liyakat yerini, işverene yakınlık ya da “yöneticiye yaranma” çabalarına bıraktığında, motivasyon ve verimlilik de doğal olarak çöküyor.

Üstelik iş yerinde mobbing, arkadan iş çevirme, güven sorunları da cabası. Çalışan, sadece işin yüküyle değil, aynı zamanda psikolojik baskılarla da baş etmek zorunda kalıyor. Bu koşullar altında yıllarca çalışmak, insanın hem bedenini hem de ruhunu yıpratıyor.

Türkiye’de emeklilik yaşı her geçen yıl daha ileriye ötelenirken, fiziksel ve zihinsel yorgunluk birikiyor. İnsanlar, tam “kendime zaman ayıracağım” derken, yaşı gereği artan sağlık sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalıyor. Emekliliğin keyfini sürmek, seyahat etmek ya da hobilerine vakit ayırmak yerine, hastane koridorlarında geçen günler, bu uzun emeğin karşılığı olmamalı.

Üstelik geçim sıkıntısı, emekliliği beklemeden hayatın her döneminde insanların yakasını bırakmıyor. Pek çok çalışan, maaşı yetmediği için ek iş yapmak zorunda kalıyor. Gün içinde bir işte çalışıp akşamları başka bir işte ter dökenler, bazen haftanın yedi günü dinlenmeden geçimini sağlamaya çalışıyor. Çözüm bulamayan, borçlarını kapatamayan ve çaresizlik girdabına düşen insanlar ise zaman zaman en acı sona sürükleniyor; intihar haberleri ne yazık ki artık toplumda şaşkınlık yaratmıyor, kanıksanıyor.

Dahası, emeklilik sonrası hayat da çoğu insan için ikinci bir maddi mücadeleye dönüşüyor. Yıllarca çalışıp ödediği primin karşılığında aldığı maaş, kiraya bile yetmiyor. İnsanlar geçim derdi yüzünden “ek iş” yapmak zorunda kalıyor; yani emeklilik denen o uzun bekleyiş, aslında bitmeyen bir çalışma döngüsüne dönüşüyor.

Gençler ise bu tabloyu gördükçe umudunu yitiriyor. “Emekli olursam” diye başlayan cümleler, yerini “O yaşı görür müyüm?” endişesine bırakıyor. Çünkü herkes biliyor ki, yıllar geçtikçe şartlar zorlaşıyor, hedef daha da uzağa çekiliyor.

Sonuçta mesele, sadece “kaç yaşında emekli olacağımız” değil; o yaşa gelene kadar nasıl bir hayat yaşadığımız. Adaletli, insanca ve güvenli bir çalışma hayatı olmadan, emeklilik kapısına varmak bir ödül değil, sadece uzun bir yorgunluk molası olacaktır. Eğer bu sis perdesi aralanmazsa, gençler için emeklilik kavramı daha uzun yıllar hayal olarak kalacak.

İnsanları bu oranlara mahkûm eden her kimler varsa; kendilerini bu maaşlarla en az bir ay boyunca idare etmeye davet ediyorum; bakalım bu mümkün mü? Çünkü gerçek hayat, kâğıt üzerindeki rakamlarla değil sadece zorunlu giderlere bakınca bile ortaya çıkıyor.

Bu oranları belirleyen kuruldan bir ay boyunca 22.104,67 TL ile geçinebilecek bir ilgili arıyorum!

Yazımı tamamladıktan sonra Avrupa’da yaşayan kıymetli dostum Taylan’ın mesajını da ilave etmek isterim.

Taylan “ Avrupa’da emekliler sosyal yardım alıyor. Nüfuslarına göre eşi çalışmıyorsa, çocuklar okuyorsa veya kiracıysa; ayrıca burada yaşında emekli olanlara çalıştıkları maaşın biraz fazlasını veriyorlar. Türkiye’de ise özellikle işçi emeklileri için asgari ücretten daha düşük.”

Türkiye’m benim için başka toplumlarla ve ülkelerle kıyaslanmayacak kadar özel ve inanıyorum ki bir gün Avrupa ülkelerinin Türkiye’yi örnek göstereceği günlerimiz olacaktır.

Vesselam…

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Seda ündil
3 ay önce

Harika çok realist bir bakış açısı kaleminize sağlık

Cevapla
Beğen (1)
Beğenme (0)
ahmet demez
3 ay önce

Kaleminize sağlık hocam nicelerine dil oldunuz.

Cevapla
Beğen (1)
Beğenme (0)
Gunay Ozturk
3 ay önce

Çok güzel bir konuya değinmişsin, kalemine sağlık

Cevapla
Beğen (1)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eğitimin Kayıp Boyutu "DEĞERLER" - 05 Aralık 2025
  • Herkes Ahlaklıysa, Kim Bu Ahlaksızlar? - 01 Aralık 2025
  • Bir Nesli Değiştiren Sessiz Güç "ÖĞRETMEN" - 21 Kasım 2025
  • Bir Ömürlük Emanet "BABA" - 14 Kasım 2025
  • "Barınaklardan Sokaklara Türkiye'nin Çözümsüz Döngüsü" - 10 Kasım 2025
  • "Oturmak Yasaktır" - 31 Ekim 2025
  • "Toprak Ana Etkisi" - 24 Ekim 2025
  • "Ahlakın Ölümü, İbadetin Sahtekârlığıdır" - 17 Ekim 2025
  • "Sağlıkta Randevu Krizi" - 10 Ekim 2025
  • "Yerelden Evrensele, Fatma Şahin Modeli" - 02 Ekim 2025
  • "MODAYA DÖNÜŞEN FARZLAR…!" - 26 Eylül 2025
  • "Hatamla Sev Beni, Kusurumla Yanımda Kal" - 18 Eylül 2025
  • "Direksiyon Başında Ölmek Taksicilerin Kaderi Değil!" - 11 Eylül 2025
  • "Çocukların Çantasında Defter Yerine Geçim Derdi Var" - 04 Eylül 2025
  • "Dünyada Tek Bir İslam Ülkesi Varsa O da Filistin'dir" - 29 Ağustos 2025
  • "Zehir Tacirlerine Kim Dur Diyecek?" - 21 Ağustos 2025
  • Gençlik ve Umutsuzluk "Türkiye'de Yeni Neslin Gelecek Algısı" - 07 Ağustos 2025
  • Malatya'da Belde Alarmı! Geri Dönüş Mümkün mü? - 01 Ağustos 2025
    Köşe Yazarları
    Ayşe Uzun Kayış
    Ayşe Uzun Kayış
    "Değişimin Kadın Yüzü"
    Hakan Yağız Bozdemir
    Hakan Yağız Bozdemir
    Eğitimin Kayıp Boyutu "DEĞERLER"
    Şeyda Öztürk Aslan
    Şeyda Öztürk Aslan
    "Gençliği ve Toplumu Saran Bağımlılık Karanlığı"
    Seda Güngör Ündil
    Seda Güngör Ündil
    Onu Doktor Yapan Gerçek Sebep Neydi?
    Büyülü Bir Semt "PERA"
    Tuğçe BAĞRIYANIK
    Büyülü Bir Semt "PERA"
    Ali YAVUZ
    Ali YAVUZ
    Derbide Kartal Arslan'ı avladı
    Biz Hepimiz Biriz
    Fatih Özbey
    Biz Hepimiz Biriz
    VATANDAŞ KALKAN, POLİS BALYOZ OLDU
    Mustafa AKBABA
    VATANDAŞ KALKAN, POLİS BALYOZ OLDU
    Çok Okunan Haberler
    8. Malatya Günleri Maltepe'de Coşkuyla Başladı
    8. Malatya Günleri Maltepe'de Coşkuyla Başladı
    Yılın En Başarılı Erkek Yazarı Sedat Demir Oldu
    Yılın En Başarılı Erkek Yazarı Sedat Demir Oldu
    Ana Sayfa
    ABONELERİMİZ
    GENEL
    YEREL HABERLER
    POLİS-ADLİYE
    İSTANBUL
    GÜNCEL
    SİYASET
    KÜLTÜR SANAT
    EKONOMİ - İŞ DÜNYASI
    EĞİTİM SAĞLIK
    SPOR
    Köşe Yazarları
    Yerel Haberler
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Hava Durumu
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • ABONELERİMİZ
    • GENEL
    • GÜNCEL
    • İSTANBUL
    • KÜLTÜR SANAT
    • POLİS-ADLİYE
    • SİYASET
    • YEREL HABERLER
    • Köşe Yazarları
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Hava Durumu
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • ABONE VE REKLAM TARİFELERİ
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    www.ibrshop.com

    Yazılım: Tumeva Bilişim