"FARZLAR MODAYA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ"
Bir zamanlar inanç; kalbin derinliklerinde, ruhun sükûnetinde ve davranışların samimiyetinde anlam bulurdu. Bugünse ne yazık ki bazı farzlar, inanç ölçüsü olmaktan çıkıp bir vitrin süsüne dönüştü. Kıyafetler, semboller ve dışa vurulan şekiller; hakikati yaşamanın değil, bir kimlik gösterisinin parçası hâline geldi.
İnanç, insana yön veren en saf pusuladır. Ancak bugün bu pusulanın ışığı, kimi zaman parıltılı vitrinlerin gölgesinde kayboluyor. Bir zamanlar ibadetin özü olan farzlar, ne yazık ki giderek birer moda unsuru hâline getiriliyor.
Çoğu zaman markaların logolarıyla, gösterişli kumaşlarla, dikkat çekici tasarımlarla birlikte karşımıza çıkıyor. Sadelik ve teslimiyetin yerini, “görsellik” ve “trend” kaygısı almış durumda. Oysa Peygamberimizin öğrettiği tevazu, ihtişamın değil, samimiyetin kıyafetidir.
Bir dönem insanlar başörtüsünü Allah’ın emri diye takar, tesettürü Rabbine karşı sorumluluk bilinciyle yaşardı. Bugün ise kimi çevrelerde tesettür defileleri, abartılı kombinler ve pahalı aksesuarlarla bir “moda sektörü” oluşturulmuş durumda. İnancın özü, sosyal medya vitrinlerinde beğeni almak için bir gösteriye dönüşüyor. Ve bu dönüşüm, farkında olmadan farzların ruhunu zedeliyor.
Aslında asıl sorun, inanç değerlerinin tüketim kültürüne alet edilmesidir. İbadet, gösterişle kirlenirse, Allah için yapılan değil; insanlar için sergilenen bir eyleme dönüşür. Bu da inancını yaşamanın özünü sarsar. Çünkü Allah katında değerli olan, ne giydiğimiz değil; o kıyafeti hangi niyetle taşıdığımızdır.
Burada yanlış anlaşılmak istemem. İnsanların giyimlerini, zevklerini ya da tercihlerini eleştirmek kimsenin haddi değildir. İsteyen istediği gibi giyinir, modaya da uyar, farklı tarzlar da dener. Ancak unutulmaması gereken kritik nokta şudur; “Farzlar modaya dönüştürülemez.” Bir farz, Allah’ın emridir; bir modaya indirgenemez, bir trendin parçası yapılamaz.
Bugün hepimizin yeniden düşünmesi gerekiyor. İnanç, vitrinlerde değil; kalpte, davranışlarda ve samimiyette aranmalıdır. Aksi hâlde, “moda” uğruna özünü kaybeden bir inanç modeli, ruhu beslemek yerine sadece gözü oyalayan bir gösteriye dönüşür.
Giyimlerinizi eleştirmiyorum. Kendi bulduğunuz, işinize geldiği gibi yaklaştığınız ve kendinize göre şekil verdiğiniz bu kalıp altında dindarlık taslamanızı eleştiriyorum. Tesettüre elbette ki düşman değilim ama “Farzı modaya dönüştüremezsiniz.”







Tesettür bir farz olarak Allah'ın toplumsal düzeni ve huzuru korumak için emrettiği bir konudur. Ancak günümüzde ne yazık ki bu özünden uzaklaşıp daha çok bir kimlik ya da etiket göstergesine dönüşmüş durumda. Bu önemli boyutuna değindiğin için seni tebrik ederim, çok yerinde bir noktaya işaret etmişsin