Kalbimin Mimarlarına...
Bir sınıf düşünün… Dört duvar, birkaç sıra, bir tahta. İlk bakışta sıradan, sessiz, hatta ruhsuz bir mekân gibi görünür. Ama bir öğretmen o kapıdan içeri adım attığında her şey değişir. Çünkü öğretmen, o sınıfa sadece bilgi değil, nefes, umut ve ışık taşır. Bir sınıfı okul yapan da bir çocuğu geleceğe hazırlayan da işte bu ışıktır.
Öğretmenlik çoğu zaman bir meslek olarak tanımlanır; oysa bir meslekten çok daha fazlasıdır. Her öğrencide yeniden filizlenen, her nesilde baştan başlayan bir yolculuktur. Kelimelerin kırılganlığını, merakın gücünü, insanın öğrenme tutkusunu en yakından gören kişidir öğretmen. Bir bakışıyla cesaret, bir cümlesiyle yön verir; bazen yıllar sonra bile yankılanan bir öğütle hayatların akışını değiştirir.
Toplum olarak çoğu zaman başarıyı, diplomanın üzerindeki yazılarda, test sonuçlarında ya da unvanlarda arıyoruz. Oysa tüm bunların temelinde görünmez bir emek vardır. Bir çocuğun ilk keşfini, ilk başarısını, ilk hayal kırıklığını sabırla omuzlayan; bilgiyi yalnızca anlatmakla kalmayıp, ona ruh kazandıran kişidir öğretmen. Bilginin içinden geçen yolu aydınlatan, karanlıkta yürüyenlere bir mum uzatan sessiz kahraman…
Bugünün yetişkinleri dünün öğrencileriydi. Yarınların mimarı da bugünün öğrencileri olacaktır. Bu zincirde öğretmen, kuşaklar arasında köprü kuran en güçlü halkadır. Dünyanın hızla değiştiği bu çağda çocukları yalnızca bugüne değil, henüz doğmamış yarınlara da hazırlayanlardır. Kendini yenileyen, öğrenmeye doymayan ve hayatı boyunca ışığını paylaşan bilge bir rehber…
Öğretmenler Günü, bir teşekkür gününden çok daha fazlasıdır aslında. Bir ülkenin en değerli yatırımının eğitim olduğunu; eğitimin temelinde ise sabırla, sevgiyle, adanmışlıkla çalışan öğretmenlerin olduğunu hatırlatır. Toplumun ufkunu genişleten, bir çocuğun yüreğine dokunan, hayallerini yeşerten tüm öğretmenler için anlamlı bir durak olur.
Hayata attığımız her adımda isimlerini belki unuttuğumuz ama etkilerini asla kaybetmeyen tüm öğretmenlere selam olsun. Bir insanın kaderine dokunabilmenin, bir ömrü güzelleştirebilmenin onurunu taşıyan tüm öğretmenlerimize hürmet olsun.
Bir tanesinin ismini dahi unutmaktan büyük utanç duymam endişesiyle isimlerini tek tek zikretmiyorum. Her birinize sonsuz minnet, sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum. Bu vesileyle de yazımı ebediyete intikal eden Canım Kardeşim Berivan Polat'a, kıymetli öğretmenlerim Fırat Yangıner, Mustafa Demirsoy, Zehra Gülay Yener ve Ayla Algan'a ithaf ediyorum.








