“SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR”
Bir süredir haberleri açtığımızda tek gördüğümüz suça sürüklenen çocuk sayılan katiller. Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu düzenlemesine göre çocuk sayıldıklarından sabıka kayıtlarına her ne kadar bakılsa dahi özel yargılama ve cezalandırma yapıldığı için yanına kar kalan suç makineleri…
Bir süredir yaptığım çalışma ve biz avukatların, hâkim ve savcıların bazılarının görüşleri ile bu hususta düzenleme getirilmesi gerektiği yönünde ise de henüz bu konuda bir düzenleme getirilmemektedir.
Suç örgütleri bu çocukları tüm kirli amellerine alet etmekte, zaten cezaevinde kalmayan gençler ise yanına kar saymaktadır. Ahmet Minguzzi’nin ölümü, diğer bazı çocukların suç makinesi çocuklar tarafından öldürülmesi, daha sonrasında ise hiçbir şey olmamış gibi rahatça dolaşmaları ve dahası hiçbir pişmanlık göstergesi olmaksızın gülerek adliye koridorunda dolaşmaları…
Örnek gösterdiğim bu olaylar hepimiz tarafından bilinmektedir. Aslında çok daha fazlası var ve günlük hayatta o kadar çok görüyoruz ve şahit oluyoruz ki suç makinesi olan, suç örgütlerinin maşa olarak kullandığı uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapan gençler ve çocuklar, tetikçi olarak suç örgütleri tarafından tutulan çocuklar ve sayfalarca tutan sabıka kayıtları anlatmakla bitecek gibi değil.
Ama bu çocuklara yaptırım uygulanamadığından hala dışarıdalar ve hem başındakiler hem de kendileri rahatlar ve belki de ileride bir örgütün başında olacaklardır.
Gençlik geleceğimizin teminatı iken ve hepimiz öyle görüyorken gençliğin gittiği vahim yerdeyiz ve maalesef ki önümüzde bir engel var ve ismi “yasal düzenlemeler.” Yaptırım olmadan maalesef geriye daha da kötüye giden bir toplumun neferi olarak nefes almaya ve geri kalan düzgün olan gençliği ve çocukları korumaya çalışan ve üstün çaba sarf eden aileler kalıyor.
Kanunlar, hukuk ve adalet bir toplumun güven içerisinde yaşaması amacı ile düzenlenir. Elbette çocuğun aklı yetmez ama defalarca suç işleyen çocuk bunu artık meslek haline getirmişse bence yaptırımı olmalıdır. Çocuk, okul önünde uyuşturucu satıyorsa, diğer çocukların beden ve ruh bütünlüğünü bozuyorsa veya bir çocuk bir çocuğu keyfi öldürüp beden bütünlüğüne zarar veriyorsa yargılanmasının ve gerçek cezasını almasının tam zamanı gelmiş demektir.
Türk Ceza Kanunu’nda özgürlüğün kapsamı başkalarının özgürlüğünü kısıtlamayacak şekilde biçimlenmişken diğer çocuğun yaşam, beden ve ruh bütünlüğünü bozacak şekilde yaşıyorsa ve diğerinin özgürlüğünü kısıtlıyorsa elbette “suça sürüklenen çocuk” diye tabir edilen suç makinesinin de özgürlüğünün kısıtlanması gerekmektedir.
Daha bugün ve yine suça sürüklenen çocuk kapsamında yargılanacak olan bir genç annesini uyuşturucu madde almak için öldürüyorsa elbette kendisi de özgürlüğünü artık feda edecek seviyeye gelmelidir.
Suça sürüklenen çocuklar yüzünden bir toplum sadece çocuk gözü ile bakılarak bir toplumun iyice yozlaşmasına sebep olmamalılar.
Dediklerim yanlış anlaşılmasın elbette bazı durumlarda çocuklara ayrı yargılanma hakkı tanınmalı elbette; fakat suç makinesi olan çarşaf çarşaf suç kaydı olan çocuk da suça sürüklenen görülmemelidir. Şimdi bazılarınız elbette “Sen nasıl hukukçusun” diyebilirsiniz ama her şey için ayrı düzenleme olması ve böyle bir ayrıcalığın da sınırı olması gereklidir.
Dilerim daha fazla çocuğun hakkı, bedeni ve ruhu zedelenmeden yeni düzenlemeler ve sınırlamalar gelir.




