AHA-ISPARTA-Türk-Kamu Sen Isparta İl Temsilcisi Ahmet Camuzcu, “TBMM gündemindeki ''torba kanun'' konusunda, ''Demokrasinin yok sayıldığı, sosyal diyaloğun tahrip edildiği, memurluk güvencesinin yok edildiği, kamu hizmetinin iktidar hizmetine dönüştürüldüğü, devlet memurunun hükümet memuru haline getirilmek istendiği bir girişimle karşı karşıyayız'' dedi.
TBMM gündemine getirilen ''torba kanun'' içerisinde kamu personel mevzuatı ile ilgili düzenlemelerin, çalışanları köleleştirmeye ve tam anlamıyla idareye bağımlı hale getirmeye yönelik olduğunu kaydeden Türk-Kamu Sen İl Temsilcisi Ahmet Camuzcu, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu. “Siyasi iradeyi, bu çalışmalar sırasında memur temsilcilerine bilgi vermemesi, görüşlerini almaması, hassasiyetlerine önem vermemesi nedeniyle kınıyoruz.''Torba kanun tasarısı içindeki 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda değişiklik taslağı ile memurlarımızın yüreğine hançer saplanmaktadır. Aslında kamu alacaklarına af düzenlemesi getiren maddeleri de barındıran bu torba kanun tasarısı başlı başına dürüst, borcuna sadık, kurallara uyan vatandaşlarımızı cezalandıran bir nitelik arz etmektedir. Bu tür af uygulamaları ile vatandaşlarımızın kanun dışı işler yapması adeta özendirilmektedir.
NEDEN BU TASARIDA YOK?
657 sayılı Kanuna göre memurların istekleri dışında başka bir kuruma nakledilemeyecekleri malumdur. Ancak şimdi yapılmak istenen değişiklikle bazı müşavir, başuzman ve müfettişlik kadrolarının iptal edildiğini ve bu durumdaki personelin Devlet Personel Başkanlığının eliyle başka kurumlara sürgün edilebilmelerinin önünün açıldığını görmekteyiz.
'2002 yılından bugüne kadar yapılan toplu görüşmelerde mutabakata varılan ve uygulanması beklenen 50'den fazla konu varken yalnızca 12 tanesinin 657 sayılı Kanunun özünü ve temel mantığını değiştiren bu tasarıya dahil edilmiş olması bile yapılan çalışmanın mantığını ortaya koymaya yetmektedir. Daha önce yetkililer tarafından kabul edilen ve uygulanacağına dair söz verilen onlarca madde neden bu tasarıda yer almamıştır? Yoksa bu maddeler de tuzaklarla dolu başka torba kanunların içine mi yerleştirilecektir? Doğrusu merak etmekteyiz. Türkiye Kamu-Sen olarak, memur sendikacılığı konusunda yapılması planlanan değişiklikler konusunda, örgütlenme özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olan sendikalara üye olamayacak kamu görevlilerinin kapsamının daraltılması, özellikle askeriyede 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak çalışan sivil memurların sendikal yasaklarının kaldırılmasının zorunlu olduğunu düşünmekteyiz. Buna paralel olarak hali hazırda 11 olan hizmet kolu sayısının korunmasını istiyoruz, toplu pazarlıklar esnasında kamu işveren temsilcilerinin, pazarlıkların yöneticisi olarak değil, memur temsilcileri ile eşit statüde olduğunun mutlak surette vurgulanması gereklidir.
FARKI KALMAYACAK
Toplu sözleşme hükümlerinin uygulanması konusunda hükümetlere yönelik bir yaptırım konulmaması durumunda yeni uygulamanın, eskisinden bir farkı kalmayacaktır, pazarlık esnasında uzlaşma sağlanamaması halinde uzlaştırma mekanizmasının mutlak surette tarafsız, bağımsız ve bağlantısız olmasında ısrar etmekteyiz. Toplu sözleşme hakkının hayata geçirilmesinin sağlanmasının temel amaçları olduğunu ve bunun seçimden önce yetişebileceğini belirterek, ''Anadolu'da kullanılan bir deyim vardır 'Öpmeye meramınız varsa yanağınız nerede diye sormazsınız''.
HABER-YUNUS ÖZLER
TBMM gündemine getirilen ''torba kanun'' içerisinde kamu personel mevzuatı ile ilgili düzenlemelerin, çalışanları köleleştirmeye ve tam anlamıyla idareye bağımlı hale getirmeye yönelik olduğunu kaydeden Türk-Kamu Sen İl Temsilcisi Ahmet Camuzcu, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu. “Siyasi iradeyi, bu çalışmalar sırasında memur temsilcilerine bilgi vermemesi, görüşlerini almaması, hassasiyetlerine önem vermemesi nedeniyle kınıyoruz.''Torba kanun tasarısı içindeki 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda değişiklik taslağı ile memurlarımızın yüreğine hançer saplanmaktadır. Aslında kamu alacaklarına af düzenlemesi getiren maddeleri de barındıran bu torba kanun tasarısı başlı başına dürüst, borcuna sadık, kurallara uyan vatandaşlarımızı cezalandıran bir nitelik arz etmektedir. Bu tür af uygulamaları ile vatandaşlarımızın kanun dışı işler yapması adeta özendirilmektedir.
NEDEN BU TASARIDA YOK?
657 sayılı Kanuna göre memurların istekleri dışında başka bir kuruma nakledilemeyecekleri malumdur. Ancak şimdi yapılmak istenen değişiklikle bazı müşavir, başuzman ve müfettişlik kadrolarının iptal edildiğini ve bu durumdaki personelin Devlet Personel Başkanlığının eliyle başka kurumlara sürgün edilebilmelerinin önünün açıldığını görmekteyiz.
'2002 yılından bugüne kadar yapılan toplu görüşmelerde mutabakata varılan ve uygulanması beklenen 50'den fazla konu varken yalnızca 12 tanesinin 657 sayılı Kanunun özünü ve temel mantığını değiştiren bu tasarıya dahil edilmiş olması bile yapılan çalışmanın mantığını ortaya koymaya yetmektedir. Daha önce yetkililer tarafından kabul edilen ve uygulanacağına dair söz verilen onlarca madde neden bu tasarıda yer almamıştır? Yoksa bu maddeler de tuzaklarla dolu başka torba kanunların içine mi yerleştirilecektir? Doğrusu merak etmekteyiz. Türkiye Kamu-Sen olarak, memur sendikacılığı konusunda yapılması planlanan değişiklikler konusunda, örgütlenme özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olan sendikalara üye olamayacak kamu görevlilerinin kapsamının daraltılması, özellikle askeriyede 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak çalışan sivil memurların sendikal yasaklarının kaldırılmasının zorunlu olduğunu düşünmekteyiz. Buna paralel olarak hali hazırda 11 olan hizmet kolu sayısının korunmasını istiyoruz, toplu pazarlıklar esnasında kamu işveren temsilcilerinin, pazarlıkların yöneticisi olarak değil, memur temsilcileri ile eşit statüde olduğunun mutlak surette vurgulanması gereklidir.
FARKI KALMAYACAK
Toplu sözleşme hükümlerinin uygulanması konusunda hükümetlere yönelik bir yaptırım konulmaması durumunda yeni uygulamanın, eskisinden bir farkı kalmayacaktır, pazarlık esnasında uzlaşma sağlanamaması halinde uzlaştırma mekanizmasının mutlak surette tarafsız, bağımsız ve bağlantısız olmasında ısrar etmekteyiz. Toplu sözleşme hakkının hayata geçirilmesinin sağlanmasının temel amaçları olduğunu ve bunun seçimden önce yetişebileceğini belirterek, ''Anadolu'da kullanılan bir deyim vardır 'Öpmeye meramınız varsa yanağınız nerede diye sormazsınız''.
HABER-YUNUS ÖZLER









