Reklam
Reklam
Reklam

Pandemi dönemi korku, çaresizlik ve endişe düzeyinde artışa sebep oldu…

İki yıldır tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemi süreci sadece insan sağlığını etkilemedi.

Pandemi dönemi korku, çaresizlik ve endişe düzeyinde artışa sebep oldu…
13 Eylül 2021 - 11:36 - Güncelleme: 13 Eylül 2021 - 12:28
Reklam
Reklam
Sosyo - ekonomik hayatta yaşanan sıkıntılar, eğitim sürecinin online olarak devam etmesi psikolojik anlamda da hazırlıklı olmadığımız bir durum. Virüsün, bireyin kendi ve çevresindeki insanların sağlığını tehdit etmesi kaygı duygusunu da beraberinde getirdi. Zeytinburnu Aile Kadın Destekleme ve Engelliler Merkezi Uzman Klinik Psikoloğu Bihter Dazkır Erdendoğdu, “Pandemi süreci insanlar üzerinde öfke, depresyon, anksiyete, zararlı madde kullanımı ve kendine zarar verme eğilimine sebep oldu” dedi.
Tüm dünyada korona virüs nedeni ile pandemi ilan edildi. Bu süreçte yaşanan zorluklar, riskler ve belirsizlikler ülkemizde de birçok insanı hem fizyolojik hem de psikolojik olarak etkilemeye devam ediyor. AKDEM Merkez Koordinatörü Uzman Psikolog Bihter Dazkır Erdendoğdu, bilgi kirliliğinden uzak durularak resmi kaynaklara güvenilmesi gerektiğinin altını çizdi. Erdendoğdu, “Pandemi sürecinde virüs hakkında bilgisiz olmamız, sürecin belirsizliği paniklememize sebep oldu. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ‘pandemi’ ilan edildikten sonra, aniden gelen yasaklar, kısıtlamalar ve rutinimizin bozulması; korku, çaresizlik ve endişe düzeyimizi yükseltti. Herkes bu süreçten aynı şekilde etkilenmedi. Özellikle risk gruplarının (çocuk, yaşlı, kronik hastalığı olanlar, yoksul kesimler gibi) daha fazla etkilendiğini söyleyebiliriz. AKDEM’de halkımıza bilgi ve farkındalık düzeylerini arttıracak seminer ve yazı paylaşımları yaptık. Ancak şu anda bilgi kirliliği olduğunu, bazı uzmanların farklı şeyler söyleyerek toplum sağlığını olumsuz etkilediğini görüyoruz. Bu sebeple tavsiyem sadece resmi bilgi kaynaklarına güvenmeleridir.” şeklinde konuştu.
COVİD-19 TANISI KONULAN BİREYLERDE DEPRESYON, ANKSİYETE, ÖFKE PROBLEMLERİ YAŞANABİLİYOR…
Her gün binlerce kişi corona virüse yakalanıyor. Karantina dönemi ve ölüm korkusunu yaşayan her birey bu süreci aynı şekilde atlatamıyor. AKDEM Uzman Psikoloğu Bihter Dazkır Erdendoğdu, karantina sonrasında psikolojik destek alınması gerektiğini belirterek yapılması gerekenleri şu şekilde anlattı: “Covid 19 tanısı konulan bireylerde özellikle başka birisine bulaştırmış olma ve ölümle ilgili korkuların yüksek olduğu biliniyor. Bununla birlikte karantinada kalmak bireylerde öfke, depresyon, anksiyete, zararlı madde kullanımı ve kendine zarar verme eğilimine sebep olabiliyor. Her birey süreci aynı şekilde geçirmiyor. Herkes bu süreçte çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Bu zorluklarla baş etmekte zorlanan kişilerin destek alması hastalık sonrası oluşabilecek çeşitli ruhsal hastalıklar açısından da koruyucu olacaktır. Belirsizlikler söz konusu olduğunda ve günlük yaşam rutinimiz bozulduğunda endişe düzeyimizin artması son derece normaldir. Hastalık süresince verilen tedavi prosedürünü uygulamak, hastalık sonrası ise rutinimize dönmeye çalışmak öncelikli yapılması gerekenlerdir.”
EBEVEYNLER, YENİDEN YÜZ YÜZE EĞİTİME BAŞLAYAN ÇOCUKLARI İÇİN NE YAPMALI?
Çocuklar da yaşlılar gibi pandemi kısıtlamalarına maruz kaldı. Uzman Psikolog Bihter Dazkır Erdendoğdu, sokağa çıkma yasakları ve online eğitim sürecini yaşayan çocukların yüz yüze eğitim sürecine adaptasyonu hakkında bilgiler verdi. Erdendoğdu, “Çocukların birçoğu için okula dönüş mutluluk verici olsa da bir kısmı böyle hissetmeyebilir. Bazı çocuklar okula başlama konusunda kaygı, korku, isteksizlik yaşayabilir. Onu endişelendiren şeyin ne olduğunu açıkça konuşmak ve endişeli hissetmenin normal olduğundan bahsetmek rahatlatıcı olabilir.  Çocukların okula dönmesi özellikle fiziksel ve psiko-sosyal gelişimleri açısından çok önemli. Çocuklarla konuşmak, pandemi devam ettiği için okulların durumunda değişiklikler olabileceğini söylemek onları daha hazırlıklı kılacaktır. Çocuğunun genel durumunda farklılık görenler mutlaka bir uzman desteğine başvurmalılar. Zeytinburnu bu konuda şanslı, destek alabilecekleri AKDEM var.
Pandemi döneminde okuldan uzak kalan çocuklar tablet ve bilgisayarlar aracılığı ile eğitime erişebildiler. Hem eğitim ihtiyaçları hem de evde geçirilen uzun vakitler çocukların daha fazla internet kullanmasına sebep oldu. Bununla birlikte hareketsizlik de çocukların sağlığını olumsuz yönde etkiledi. Aileler çocukların gerektikçe internet kullanımına izin vermeli, diğer zamanlarda ise tablet, bilgisayar ya da televizyon yerine yaşlarına uygun, vakit geçirebilecekleri etkinlikler bulmaları konusunda teşvik etmeli” diye konuştu.
MAHŞERİN 4 ATLISINA DİKKAT! PANDEMİ DÖNEMİ BOŞANMALARI ARTIRDI MI?
Pandemi dönemi ile birlikte çiftlerin aynı ortamda vakit geçirmek zorunda kalmaları boşanma oranlarında artışa sebep oldu. Uzman Psikolog Bihter Dazkır Erdendoğdu, ekonomik kaygılar ve sosyal kısıtlamaların beraberinde getirdiği sıkıntılar karşısında evliliklerinde sorun yaşayan çiftlere tavsiyelerde bulundu. Erdendoğdu, “Çiftlerin pandemi sebebiyle uzun süre aynı ortamda vakit geçirmeleri boşanma sebeplerinden biri olsa da sağlık kaygıları, ekonomik endişeler, sosyal hayatın kısıtlanması gibi faktörler bu duruma eşlik etti. Pandemiden önce belki üzerinde konuşmaktan kaçındıkları konular uzun süre aynı ortamda bulununca ayyuka çıktı. Zaten stresli bir süreç içinde olunması evlilikleri daha da zor hale getirdi. İlişkileri önceden zedelenmiş olan çiftler, pandemide beraber uzun vakit geçirmek zorunda kalınca boşanma kararı almaya başladılar.
Burada Gottman Çift Terapisi’nde bahsedilen “Mahşerin 4 Atlısı”na dikkat ederek başlayabiliriz: Eleştiri, savunma, aşağılama ve duvar örme. Bu davranışların panzehirlerini kullanan çiftler iletişimlerini daha sağlıklı bir hale getirebilirler. Eleştiri yerine yumuşak başlangıçlar, savunma yerine davranışın sorumluluğunu alma, aşağılama yerine daha çok takdir ve beğeni, duvar örme yerine biraz daha sakin hissettikten sonra konuşmak gibi...
Özetle, çiftler boşanma kararından önce ilişkilerini nasıl güçlendirebilecekleri üzerine düşünebilirler. Profesyonel bir destekle çözülemez sanılan sorunlar çözülebilir” dedi.
YENİ NORMALE UYUM SAĞLAMAK İÇİN ‘AKDEM’ PSİKOLOJİK DESTEK VERİYOR
Uzman Psikolog Erdendoğdu, normalleşme sürecine girdiğimiz bu günlerde tedbiri elden bırakmadan günlük rutini devam ettirmek gerektiğini belirtti. Erdendoğdu, “Yeni normale uyum sağlamaya, kendimize ve topluma karşı sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışmalıyız. Unutmamalıyız ki, bu süreçte yalnız değiliz. Herkes aynı süreçten geçiyor. Kendimiz baş edemediğimiz durumda ise bir ruh sağlığı uzmanından destek almak en doğru seçenek olacaktır. Biz AKDEM olarak Belediye Başkanımız Sayın Ömer Arısoy’un desteği ile Zeytinburnu halkının psikolojik desteğe kolaylıkla ulaşmasını sağlayabilmek için ‘Online Psikolojik Destek’ vermeye başladık. Normalleşme döneminde, bu hizmetimizi devam ettiriyoruz. Sadece psikolojik açıdan değil, sosyal açıdan da destek olmak amacıyla yaz boyunca kurallara uyarak, açık havada çeşitli etkinlikler düzenledik. Özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlıların dışarı çıkabilecekleri programlar planladık. Halkımızın ihtiyaçlarına göre hizmetlerimizi çeşitlendirmeye ve artırmaya devam edeceğiz. Kimseyi geride bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum