Meclis Toplantısında Sinan Beşer’in okuduğu ve TOBB’ye gönderilecek olan ‘İsrail’in Zulmünü Kınıyoruz’ başlıklı yazılı basın açıklamasında şöyle denildi:
Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan’ı idrak ettiğimiz bu mübarek günlerde İsrail’ in, genç, yaşlı, çocuk demeden orantısız güç kullanarak Filistin halkını anasız, babasız, evlatsız bırakan insanlık dışı saldırılarını içimiz kan ağlayarak izliyoruz.
İsrail’in devlet eliyle gerçekleştirdiği bu zorbalık, şiddet ve vahşet sadece Gazze’ deki masum halka değil tüm insanlığa karşı yapılmış bir katliamdır. Bu katliama seyirci kalmak, elini kana bulamış İsrail’in suçuna ortak olmak demektir.
Masum insanlar üzerindeki zulmün ve uygulanan pervasız ekonomik ambargonun sona ermesi için başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası aktörlerin ve toplumların insani değerlerin onuru adına ortak vicdani sorumluluklarını aciliyetle yerine getirmesi gerekmektedir.
Dünyanın neresinde, kim tarafından yapılırsa yapılsın, gerekçesi her ne olursa olsun, zulmün karşısında olduğumuzu ve bu konuda insanlığın birleşmesi gerektiğine inandığımızı belirtmek istiyoruz. Devlet eliyle yapılan saldırıların da bir an önce durdurulması için gerek devletimizin gerek uluslararası aktörlerin samimi ve en acil şekilde uygun adımları atmasını bekliyoruz.
Her türlü farklılığa rağmen, ortak noktamız olan insanlık vasfının hatırına, savaşın-şiddetin-terörün-zulmün her türlüsünün çıkarlar için mübah görülmemesi, kullanılmaması gerektiğinin altını çiziyor, bugünkü zalimlerin yarının mazlumlarından olmayacağının garantisinin olmadığını hatırlatarak tüm sorumluları aklı selime davet ediyoruz
Bu noktada; iş dünyası adına Filistin halkının yaşadığı acıyı yüreğimizde hissederek, tüm dünya kamuoyunu bu insanlık suçuna ve uluslararası hukuk ihlaline dur demeye davet ediyor, İsrail’in zulüm politikasını kınıyoruz.
Haber: Rıza Döner
Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan’ı idrak ettiğimiz bu mübarek günlerde İsrail’ in, genç, yaşlı, çocuk demeden orantısız güç kullanarak Filistin halkını anasız, babasız, evlatsız bırakan insanlık dışı saldırılarını içimiz kan ağlayarak izliyoruz.
İsrail’in devlet eliyle gerçekleştirdiği bu zorbalık, şiddet ve vahşet sadece Gazze’ deki masum halka değil tüm insanlığa karşı yapılmış bir katliamdır. Bu katliama seyirci kalmak, elini kana bulamış İsrail’in suçuna ortak olmak demektir.
Masum insanlar üzerindeki zulmün ve uygulanan pervasız ekonomik ambargonun sona ermesi için başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası aktörlerin ve toplumların insani değerlerin onuru adına ortak vicdani sorumluluklarını aciliyetle yerine getirmesi gerekmektedir.
Dünyanın neresinde, kim tarafından yapılırsa yapılsın, gerekçesi her ne olursa olsun, zulmün karşısında olduğumuzu ve bu konuda insanlığın birleşmesi gerektiğine inandığımızı belirtmek istiyoruz. Devlet eliyle yapılan saldırıların da bir an önce durdurulması için gerek devletimizin gerek uluslararası aktörlerin samimi ve en acil şekilde uygun adımları atmasını bekliyoruz.
Her türlü farklılığa rağmen, ortak noktamız olan insanlık vasfının hatırına, savaşın-şiddetin-terörün-zulmün her türlüsünün çıkarlar için mübah görülmemesi, kullanılmaması gerektiğinin altını çiziyor, bugünkü zalimlerin yarının mazlumlarından olmayacağının garantisinin olmadığını hatırlatarak tüm sorumluları aklı selime davet ediyoruz
Bu noktada; iş dünyası adına Filistin halkının yaşadığı acıyı yüreğimizde hissederek, tüm dünya kamuoyunu bu insanlık suçuna ve uluslararası hukuk ihlaline dur demeye davet ediyor, İsrail’in zulüm politikasını kınıyoruz.
Haber: Rıza Döner









