AHA- İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Denetim Komisyonu çalışmaları bitti, CHP Denetim Raporuna Şerh koydu. Denetim Komisyonunun CHPli Üyesi Ediz Zeyrekin İBB Meclis kürsüsünde Denetim Komisyonu ve Faaliyet Raporu ile ilgili gerçekleştirdiği konuşmasındaki satırbaşları şöyle; Çeşitli nedenlerle sağlıklı bir denetim yapılmasına imkân verilmedi, Denetim sırasında herhangi bir belgenin fotokopisinin alınması bile asla kabul edilmemekte, örneğinin el yazısı ile çıkarılması istenerek çalışma imkanları denetim etiğine uymayacak biçimde sınırlanmaktadır, İhale ilkeleri çiğnenerek belediyemizin kaynakları Kamu İhale Kurumu denetimi dışına çıkarılarak gerçekleştirilmektedir , Belediye şirketleri (iştiraklerinin) denetim kapsamı dışında kaldı, İSKİ İhalelerinde ortalamanın çok altında ve %30 eksikle yaklaşık 11 milyon TLlik bir fazladan ödemeyle ihale edilmiştir, İETTnin gerçekleşmiş ihalelerden kaybı yaklaşık 134,635,533 TLdir ,İBB ve iştirakleri giderek borç batağına sürükleniyor: İBB TOPLAM BORÇLARI Dönem sonu faizleri hariç 11.160.115.160,06 TL oldu! İhale usullerine riayet edilmediği, düzenlenen belgelerin sadece bir görüntüden ibaret olduğu konusunda ciddi endişelerimiz vardır. İhmal ve kastı bulunanlar hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini 2011 yılı denetim raporuna şerh ederim
İBB Faaliyet Raporunda skandal: Denetim raporunda Tespit edilen rakamlarla, Faaliyet Raporu rakamları arasında uçurum var!
İBBnin 2011 yılı borçlanması Denetim Kurulu Raporunda 723 milyon tespit edilirken, Finansal tabloda 262 Milyon gösterildi. Faaliyet Raporunda Müteahhit borçları 925 Milyon gösterilirken, Denetim raporunda 580 Milyon tespit edildi! CHP, bu skandalın araştırılmasını istedi
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2011 yılı işlemleri hakkında Meclis adına denetim yapmak üzere 5393 Sayılı Belediye Kanununun 25. Maddesine göre kurulan Denetim Komisyonu için yapılan seçimde bu yıl da komisyonun AKPden iki, CHPden bir üye olmak üzere üç kişiden oluşturulmasına karar verilmişti. Komisyonda CHPyi, Esenyurt ve İBB Meclis Üyesi Mali Müşavir Ediz Zeyrek temsil ederek denetledi. Komisyon 45 işgünü çalışarak raporunu hazırladı. Bilindiği gibi Meclis Denetim Komisyonları her yılın Ocak ayı içinde seçiliyor ve bir önceki yılın hesaplarını inceleyerek hazırladığı raporu Meclise sunuyor. CHP Grubu adına denetleme yapan ve Denetim Raporuna Şerh koyan Denetim Komisyonunun CHPli Üyesi Ediz Zeyrek İBB Meclis kürsüsünde, Başkan Kadir Topbaşın da hazır bulunduğu Meclis oturumunda denetim ile ilgili gerçekleştirdiği raporu ve İBB Faaliyet Raporu ile ilgili sürenin kısıtlığı nedeni ile satırbaşlarını okuyarak meclise sundu ve 9 sayfalık raporunda özetle şunlara değindi:
Bu faaliyet raporu yanlıştır. Çünkü Finansal durum tablosunda net 2011 yılı borçlanması 262 milyon gösterilmiş, oysa Denetim Kurulu Raporunda ise 723 milyon tespit edilmişti. Ya Denetim Kurulu Raporu yanlıştır ya da Faaliyet Raporu yanlıştır. Yine aynı zamanda Faaliyet Raporunda ki bilançoda Bütçe Emanetleri (Müteahhit borçları) 925 milyon gösterilmiş, Denetim Raporunda ise 580 Milyon tespit edildi. Bu bir skandaldır. Bu yanlışın nerden kaynaklandığının araştırılmasını istiyoruz
Belediye şirketleri (iştiraklerinin) denetim kapsamı dışında kaldı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi tarafında görevlendirilmemiz üzerine, 2011 yılı faaliyetlerinin denetimi için yapılan çalışmalar sonunda; aşağıdaki belirttiğimiz konuların Komisyon adına düzenlenmiş bulunan rapora muhalefet şerhimiz olarak kaydedilmesini arz ederiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2011 yılı hesapları üzerine hazırlanan bu rapor bir faaliyet raporu şeklindedir. Belediye şirketlerinin ve bu şirketlerin (iştiraklerinin) denetim kapsamı dışındaki özel şirketler olduğu kabulü çerçevesinde hazırlanan denetim raporu metni, tam bir faaliyet raporu niteliği de taşımamaktadır. Eğer taşısaydı, en azından İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Belediye yönetiminin bu Belediyenin, Belediyenin kurduğu, finanse ettiği ve yönetimini oluşturduğu şirketlerin, Belediye şirketlerine kurdurulan ya da iştirak ettirilen diğer şirketlerin Ticari şirket statüsünde ama hangi belediyecilik anlayışıyla faaliyet gösterdiği hakkında genel bir bilgi sahibi olacaktı
İBB ve iştirakleri giderek borç batağına sürükleniyor: İBB TOPLAM BORÇLARI Dönem sonu faizleri hariç 11.160.115.160,06 TL oldu!
Belediye şirketleri ile şirketlerin kapsam dışı bırakılmasına rağmen, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sadece merkez ve bağlı kuruluşları itibariyle dahi giderek daha verimsiz işletildiği, giderek daha fazla borçlandırıldığı görülmektedir. Merkezi İdare Vergi Gelirlerinden Alınan Payların bu yıl bütçelenenden daha fazla tahsil edilmesine rağmen, İBBnin merkez ve bağlı kuruluşlarının borçları son bir yıl içinde, aşağıdaki tabloda detayı görüleceği şekilde %9 oranında artmıştır;
Mali borçlar: 5.782.619.571,69TL
İBB Bütçe emanetleri (Piyasaya borçlar): 925.728.028,53 TL
İBB Yabancı kaynak emaneti: 257.061.661,60 TL İ
İETT Bütçe emanetleri (Piyasaya borçlar): 72.628.512,43 TL
İETT Yabancı kaynak Bütçe emanetleri (Piyasaya borçlar): 169.242.066,81 TL
İETT iç mali borçlar: 2.630.576.026,09 TL
İETT dış borçlar: 918.461.003,49 TL
İSKİ Bütçe emanetleri (Piyasaya borçlar): 231.447.636,79 TL
İSKİ yabancı kaynak Bütçe emanetleri (Piyasaya borçlar) : 30.308.383,27 TL
İSKİ mali borçlar: 81.672.870,35 TL
İSKİ dış borç: 60.369.399,84 TL
31.12.2011 İBB TOPLAM BORÇLARI (Dönem sonu faizleri hariç): 11.160.115.160,06 TL
Çeşitli nedenlerle sağlıklı bir denetim yapılmasına imkân verilmedi
Denetim Komisyonu Raporu, aşağıda açıklanacağı üzere, çeşitli nedenlerle sağlıklı bir denetim yapılmasına imkân verilmediğinden ve sadece yasanın istediği bir prosedürü tamamlama anlayışıyla hazırlandığından, bu metin bize göre denetim değil, ancak bir faaliyet raporu niteliği taşımaktadır. Meclisimizin sayın üyeleri hazırlanan raporu bu gözle incelediklerinde, muhalefet şerhimizde belirtilenler dışında gerçek anlamda denetlenmiş ve eleştirilen bir işlem olmadığını, eleştirel gözle bir inceleme yapılmadığını göreceklerdir. Komisyonu görevlendiren Meclisin, bundan böyle denetim fonksiyonunu gerçekten yerine getirebilmesi için aşağıdaki eleştirilerimizi değerlendirmesinde yarar umuyoruz. Bu konuda bizim muhalefet olarak şimdiden söyleyebileceğimiz, Türkiyenin en büyük bütçeli belediyesinin hesaplarının yasada mümkün olan en az denetçi tarafından denetlenmesinin sağlanması; dolayısıyla denetimin mümkün olduğu ölçüde daraltılmasının iktidar grubu tarafından daha münasip sayıldığıdır. İktidar partisi grubu, bu yönüyle açıkça kendi hesap ve işlemlerinin mümkün olan en az ölçüde denetlenmesini istemektedir
Denetim sırasında herhangi bir belgenin fotokopisinin alınması bile asla kabul edilmemekte, örneğinin el yazısı ile çıkarılması istenerek çalışma imkanları denetim etiğine uymayacak biçimde sınırlanmaktadır
Verilemeyecek hesabımız yok demek yerine, kol kırılsa da yen içinde kalsın denmektedir. Bu denetim elemanları farklı mesleki ihtisasları dolayısıyla çağırılması gereken eksperler değil, partili üyeler gibi sadece denetçidirler. Dolayısıyla, Meclisten seçilecek 2 fazla denetçi, gerekli değil diye reddedilirken, iktidar ağırlıklı komisyon tarafından dışarıdan 2 denetçi çağırılması ihtiyacının kabulü, tartışılması gereken bir durumdur. Sonuçta iki üye reddedilip yerine dışarıdan 2 üye getirilmektedir ve matematik sonuç değişmemektedir ama böylece bu toplam beş kişilik kadroda muhalefeti temsil eden ve asıl denetleme ihtiyacında olan siyasi üye sayısı böylece (2) yerine (1)de bırakılmaktadır. Denetim sırasında herhangi bir belgenin fotokopisinin alınması bile asla kabul edilmemekte, örneğinin el yazısı ile çıkarılması istenerek çalışma imkânları denetim etiğine uymayacak biçimde sınırlanmaktadır
İhale ilkeleri çiğnenerek belediyemizin kaynakları Kamu İhale Kurumu denetimi dışına çıkarılarak gerçekleştirilmektedir
TBMM tarafından 04.01.2002 tarihinde kabul edilerek 01.01.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4734 sayılı Kanun ile uluslararası uygulamalara paralel olarak ihale sistemimize getirilen temel ilkeler şöyledir: A-Saydamlık ve Hesap Verilebilirlik İlkesi, B-Kaynakların Etkin Kullanımı ve Profesyonellik İlkesi, C-Açık İhale İlkesi, D-Uluslararası Uygulamalara Uyum İlkesi. Bu düşüncemize dayanak teşkil eden tespitlerimiz İBB müdürlük bazında mal, hizmet, danışmanlık ve yapım olmak üzere 584 adet ihale gerçekleştirmiş yaklaşık ihale maliyet bedeli 3,829,789,045.60, ihale sözleşme bedeli 3,258,311,109.35 olarak gerçekleşmiş ve kırım oranı da bu verilere bağlı olarak %14,92 olarak gerçekleşmiştir. Geçen yıl yani 2010 yılında kırım oranı %35,8 civarında olduğu görülecektir. Bu şu anlama gelmektedir; geçen yıl kırım ortalamasıyla ihale yapılmış olsa belediyemizin kasasında fazladan %20.88 daha fazla parası kalacaktı yani 799,659,952 TL, Bu kaynak israfı nasıl yapılıyor şöyle; İBB iştirakleri 2011 yılında ihalelerin %51,68 ine tekabül eden 1,684,119,420.00 tutarındaki 84 ihaleyi neredeyse kırımsız alarak büyük ölçüde bu israfa katkı sunmaktadırlar ve yukarıda bahsettiğimiz ihale ilkeleri çiğnenerek belediyemizin kaynakları Kamu İhale Kurumu denetimi dışına çıkarılarak gerçekleştirilmektedir
İSKİ İhalelerinde ortalamanın çok altında ve %30 eksikle yaklaşık 11 milyon TLlik bir fazladan ödemeyle ihale edilmiştir
Aynı hesabı İSKİ ihaleleri için yaparsak 212 adet ihale yapılmış yaklaşık maliyet 2,079,381,981.7, ihale bedeli 1,381,606,495,44 kırım oranı ise %33,55 olarak gerçekleşmiş. Oysaki sadece bir ihalede bu ortalama kırımın çok altında ihaleler gerçekleştirilmiş;2011/131887 KİK numaralı Gürpınar ve Çanta Atıksu Tunelleri İnşaat işi-ÖZKA İNŞ. A.Ş ve KALYON İNŞ. San ve TİC. A.Ş ye %3 kırımla 30.693,070,45 TL ye verilmiştir. Görüleceği üzere ortalamanın çok altında ve %30 eksikle yaklaşık 11 milyon TLlik bir fazladan ödemeyle ihale edilmiştir. Bu oran geçen yıl İSKİ ihale kırım oranı ortalamasını dikkate alırsak belediyemiz kasası açısından daha vahim bir kayıptır
İETTnin gerçekleşmiş ihalelerden kaybı yaklaşık 134,635,533 TLdir
Aynı hesabı İETT için yaparsak 185 adet ihale yapılmış, yaklaşık maliyet 777,410,892.01 TL ve ihale bedeli 633,733,326.15 TL olmak üzere %18,16 kırım oranı gerçekleşmiştir. Görüleceği gibi geçen yıl ortalamasından %17,64 oranında az kırım oranı ile gerçekleşmiş ve ihalelerden İETTnin kaybı yaklaşık 134,635,533 TLdir. Bu sonuçlardan hareketle İBBnin yaklaşık kaybı 1 milyar TL civarındadır ki sizde taktir edersiniz kabul edilebilir değildir. Yukarıda belirtilen her türlü denetim kısıtlamalarına rağmen, yaptığımız dosya incelemelerinde, çok önemli rakamlara bağlı olan ihalelerde tespit ettiğimiz diğer hususlar çoktur
İşte bu nedenlerle, ihale usullerine riayet edilmediği, düzenlenen belgelerin sadece bir görüntüden ibaret olduğu konusunda ciddi endişelerimiz vardır. Bu endişelerimiz, Denetim Komisyonunun faaliyetinin çeşitli aşamalarda ciddi bir biçimde kısıtlanması ile birleşince, -Bu biçimde yapılan Denetim Komisyonu çalışmalarının Meclisimize yönetim üzerinde sağlıklı bir denetim yapma imkânı vermediğini, -Bu denetimde daha fazla eleştirilen konu bulunmamasının, yapılan denetimde her şeyin usulüne uygun yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, -Bu tespitlerimizin Meclis tarafından ihbar kabul edilerek Teftiş Heyetinin harekete geçirilmesi, ihmal ve kastı bulunanlar hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini 2011 yılı denetim raporuna şerh ederim
HABER-AHA
İBB Faaliyet Raporunda skandal: Denetim raporunda Tespit edilen rakamlarla, Faaliyet Raporu rakamları arasında uçurum var!
İBBnin 2011 yılı borçlanması Denetim Kurulu Raporunda 723 milyon tespit edilirken, Finansal tabloda 262 Milyon gösterildi. Faaliyet Raporunda Müteahhit borçları 925 Milyon gösterilirken, Denetim raporunda 580 Milyon tespit edildi! CHP, bu skandalın araştırılmasını istedi
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2011 yılı işlemleri hakkında Meclis adına denetim yapmak üzere 5393 Sayılı Belediye Kanununun 25. Maddesine göre kurulan Denetim Komisyonu için yapılan seçimde bu yıl da komisyonun AKPden iki, CHPden bir üye olmak üzere üç kişiden oluşturulmasına karar verilmişti. Komisyonda CHPyi, Esenyurt ve İBB Meclis Üyesi Mali Müşavir Ediz Zeyrek temsil ederek denetledi. Komisyon 45 işgünü çalışarak raporunu hazırladı. Bilindiği gibi Meclis Denetim Komisyonları her yılın Ocak ayı içinde seçiliyor ve bir önceki yılın hesaplarını inceleyerek hazırladığı raporu Meclise sunuyor. CHP Grubu adına denetleme yapan ve Denetim Raporuna Şerh koyan Denetim Komisyonunun CHPli Üyesi Ediz Zeyrek İBB Meclis kürsüsünde, Başkan Kadir Topbaşın da hazır bulunduğu Meclis oturumunda denetim ile ilgili gerçekleştirdiği raporu ve İBB Faaliyet Raporu ile ilgili sürenin kısıtlığı nedeni ile satırbaşlarını okuyarak meclise sundu ve 9 sayfalık raporunda özetle şunlara değindi:
Bu faaliyet raporu yanlıştır. Çünkü Finansal durum tablosunda net 2011 yılı borçlanması 262 milyon gösterilmiş, oysa Denetim Kurulu Raporunda ise 723 milyon tespit edilmişti. Ya Denetim Kurulu Raporu yanlıştır ya da Faaliyet Raporu yanlıştır. Yine aynı zamanda Faaliyet Raporunda ki bilançoda Bütçe Emanetleri (Müteahhit borçları) 925 milyon gösterilmiş, Denetim Raporunda ise 580 Milyon tespit edildi. Bu bir skandaldır. Bu yanlışın nerden kaynaklandığının araştırılmasını istiyoruz
Belediye şirketleri (iştiraklerinin) denetim kapsamı dışında kaldı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi tarafında görevlendirilmemiz üzerine, 2011 yılı faaliyetlerinin denetimi için yapılan çalışmalar sonunda; aşağıdaki belirttiğimiz konuların Komisyon adına düzenlenmiş bulunan rapora muhalefet şerhimiz olarak kaydedilmesini arz ederiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2011 yılı hesapları üzerine hazırlanan bu rapor bir faaliyet raporu şeklindedir. Belediye şirketlerinin ve bu şirketlerin (iştiraklerinin) denetim kapsamı dışındaki özel şirketler olduğu kabulü çerçevesinde hazırlanan denetim raporu metni, tam bir faaliyet raporu niteliği de taşımamaktadır. Eğer taşısaydı, en azından İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Belediye yönetiminin bu Belediyenin, Belediyenin kurduğu, finanse ettiği ve yönetimini oluşturduğu şirketlerin, Belediye şirketlerine kurdurulan ya da iştirak ettirilen diğer şirketlerin Ticari şirket statüsünde ama hangi belediyecilik anlayışıyla faaliyet gösterdiği hakkında genel bir bilgi sahibi olacaktı
İBB ve iştirakleri giderek borç batağına sürükleniyor: İBB TOPLAM BORÇLARI Dönem sonu faizleri hariç 11.160.115.160,06 TL oldu!
Belediye şirketleri ile şirketlerin kapsam dışı bırakılmasına rağmen, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sadece merkez ve bağlı kuruluşları itibariyle dahi giderek daha verimsiz işletildiği, giderek daha fazla borçlandırıldığı görülmektedir. Merkezi İdare Vergi Gelirlerinden Alınan Payların bu yıl bütçelenenden daha fazla tahsil edilmesine rağmen, İBBnin merkez ve bağlı kuruluşlarının borçları son bir yıl içinde, aşağıdaki tabloda detayı görüleceği şekilde %9 oranında artmıştır;
Mali borçlar: 5.782.619.571,69TL
İBB Bütçe emanetleri (Piyasaya borçlar): 925.728.028,53 TL
İBB Yabancı kaynak emaneti: 257.061.661,60 TL İ
İETT Bütçe emanetleri (Piyasaya borçlar): 72.628.512,43 TL
İETT Yabancı kaynak Bütçe emanetleri (Piyasaya borçlar): 169.242.066,81 TL
İETT iç mali borçlar: 2.630.576.026,09 TL
İETT dış borçlar: 918.461.003,49 TL
İSKİ Bütçe emanetleri (Piyasaya borçlar): 231.447.636,79 TL
İSKİ yabancı kaynak Bütçe emanetleri (Piyasaya borçlar) : 30.308.383,27 TL
İSKİ mali borçlar: 81.672.870,35 TL
İSKİ dış borç: 60.369.399,84 TL
31.12.2011 İBB TOPLAM BORÇLARI (Dönem sonu faizleri hariç): 11.160.115.160,06 TL
Çeşitli nedenlerle sağlıklı bir denetim yapılmasına imkân verilmedi
Denetim Komisyonu Raporu, aşağıda açıklanacağı üzere, çeşitli nedenlerle sağlıklı bir denetim yapılmasına imkân verilmediğinden ve sadece yasanın istediği bir prosedürü tamamlama anlayışıyla hazırlandığından, bu metin bize göre denetim değil, ancak bir faaliyet raporu niteliği taşımaktadır. Meclisimizin sayın üyeleri hazırlanan raporu bu gözle incelediklerinde, muhalefet şerhimizde belirtilenler dışında gerçek anlamda denetlenmiş ve eleştirilen bir işlem olmadığını, eleştirel gözle bir inceleme yapılmadığını göreceklerdir. Komisyonu görevlendiren Meclisin, bundan böyle denetim fonksiyonunu gerçekten yerine getirebilmesi için aşağıdaki eleştirilerimizi değerlendirmesinde yarar umuyoruz. Bu konuda bizim muhalefet olarak şimdiden söyleyebileceğimiz, Türkiyenin en büyük bütçeli belediyesinin hesaplarının yasada mümkün olan en az denetçi tarafından denetlenmesinin sağlanması; dolayısıyla denetimin mümkün olduğu ölçüde daraltılmasının iktidar grubu tarafından daha münasip sayıldığıdır. İktidar partisi grubu, bu yönüyle açıkça kendi hesap ve işlemlerinin mümkün olan en az ölçüde denetlenmesini istemektedir
Denetim sırasında herhangi bir belgenin fotokopisinin alınması bile asla kabul edilmemekte, örneğinin el yazısı ile çıkarılması istenerek çalışma imkanları denetim etiğine uymayacak biçimde sınırlanmaktadır
Verilemeyecek hesabımız yok demek yerine, kol kırılsa da yen içinde kalsın denmektedir. Bu denetim elemanları farklı mesleki ihtisasları dolayısıyla çağırılması gereken eksperler değil, partili üyeler gibi sadece denetçidirler. Dolayısıyla, Meclisten seçilecek 2 fazla denetçi, gerekli değil diye reddedilirken, iktidar ağırlıklı komisyon tarafından dışarıdan 2 denetçi çağırılması ihtiyacının kabulü, tartışılması gereken bir durumdur. Sonuçta iki üye reddedilip yerine dışarıdan 2 üye getirilmektedir ve matematik sonuç değişmemektedir ama böylece bu toplam beş kişilik kadroda muhalefeti temsil eden ve asıl denetleme ihtiyacında olan siyasi üye sayısı böylece (2) yerine (1)de bırakılmaktadır. Denetim sırasında herhangi bir belgenin fotokopisinin alınması bile asla kabul edilmemekte, örneğinin el yazısı ile çıkarılması istenerek çalışma imkânları denetim etiğine uymayacak biçimde sınırlanmaktadır
İhale ilkeleri çiğnenerek belediyemizin kaynakları Kamu İhale Kurumu denetimi dışına çıkarılarak gerçekleştirilmektedir
TBMM tarafından 04.01.2002 tarihinde kabul edilerek 01.01.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4734 sayılı Kanun ile uluslararası uygulamalara paralel olarak ihale sistemimize getirilen temel ilkeler şöyledir: A-Saydamlık ve Hesap Verilebilirlik İlkesi, B-Kaynakların Etkin Kullanımı ve Profesyonellik İlkesi, C-Açık İhale İlkesi, D-Uluslararası Uygulamalara Uyum İlkesi. Bu düşüncemize dayanak teşkil eden tespitlerimiz İBB müdürlük bazında mal, hizmet, danışmanlık ve yapım olmak üzere 584 adet ihale gerçekleştirmiş yaklaşık ihale maliyet bedeli 3,829,789,045.60, ihale sözleşme bedeli 3,258,311,109.35 olarak gerçekleşmiş ve kırım oranı da bu verilere bağlı olarak %14,92 olarak gerçekleşmiştir. Geçen yıl yani 2010 yılında kırım oranı %35,8 civarında olduğu görülecektir. Bu şu anlama gelmektedir; geçen yıl kırım ortalamasıyla ihale yapılmış olsa belediyemizin kasasında fazladan %20.88 daha fazla parası kalacaktı yani 799,659,952 TL, Bu kaynak israfı nasıl yapılıyor şöyle; İBB iştirakleri 2011 yılında ihalelerin %51,68 ine tekabül eden 1,684,119,420.00 tutarındaki 84 ihaleyi neredeyse kırımsız alarak büyük ölçüde bu israfa katkı sunmaktadırlar ve yukarıda bahsettiğimiz ihale ilkeleri çiğnenerek belediyemizin kaynakları Kamu İhale Kurumu denetimi dışına çıkarılarak gerçekleştirilmektedir
İSKİ İhalelerinde ortalamanın çok altında ve %30 eksikle yaklaşık 11 milyon TLlik bir fazladan ödemeyle ihale edilmiştir
Aynı hesabı İSKİ ihaleleri için yaparsak 212 adet ihale yapılmış yaklaşık maliyet 2,079,381,981.7, ihale bedeli 1,381,606,495,44 kırım oranı ise %33,55 olarak gerçekleşmiş. Oysaki sadece bir ihalede bu ortalama kırımın çok altında ihaleler gerçekleştirilmiş;2011/131887 KİK numaralı Gürpınar ve Çanta Atıksu Tunelleri İnşaat işi-ÖZKA İNŞ. A.Ş ve KALYON İNŞ. San ve TİC. A.Ş ye %3 kırımla 30.693,070,45 TL ye verilmiştir. Görüleceği üzere ortalamanın çok altında ve %30 eksikle yaklaşık 11 milyon TLlik bir fazladan ödemeyle ihale edilmiştir. Bu oran geçen yıl İSKİ ihale kırım oranı ortalamasını dikkate alırsak belediyemiz kasası açısından daha vahim bir kayıptır
İETTnin gerçekleşmiş ihalelerden kaybı yaklaşık 134,635,533 TLdir
Aynı hesabı İETT için yaparsak 185 adet ihale yapılmış, yaklaşık maliyet 777,410,892.01 TL ve ihale bedeli 633,733,326.15 TL olmak üzere %18,16 kırım oranı gerçekleşmiştir. Görüleceği gibi geçen yıl ortalamasından %17,64 oranında az kırım oranı ile gerçekleşmiş ve ihalelerden İETTnin kaybı yaklaşık 134,635,533 TLdir. Bu sonuçlardan hareketle İBBnin yaklaşık kaybı 1 milyar TL civarındadır ki sizde taktir edersiniz kabul edilebilir değildir. Yukarıda belirtilen her türlü denetim kısıtlamalarına rağmen, yaptığımız dosya incelemelerinde, çok önemli rakamlara bağlı olan ihalelerde tespit ettiğimiz diğer hususlar çoktur
İşte bu nedenlerle, ihale usullerine riayet edilmediği, düzenlenen belgelerin sadece bir görüntüden ibaret olduğu konusunda ciddi endişelerimiz vardır. Bu endişelerimiz, Denetim Komisyonunun faaliyetinin çeşitli aşamalarda ciddi bir biçimde kısıtlanması ile birleşince, -Bu biçimde yapılan Denetim Komisyonu çalışmalarının Meclisimize yönetim üzerinde sağlıklı bir denetim yapma imkânı vermediğini, -Bu denetimde daha fazla eleştirilen konu bulunmamasının, yapılan denetimde her şeyin usulüne uygun yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, -Bu tespitlerimizin Meclis tarafından ihbar kabul edilerek Teftiş Heyetinin harekete geçirilmesi, ihmal ve kastı bulunanlar hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini 2011 yılı denetim raporuna şerh ederim
HABER-AHA





