AHA ÇANAKKALE-Çanakkale'ye partisinin il kongresine katılmak üzere Malta'dan uçakla doğrudan gelen Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Çanakkale'ye Malta'dan direkt gelmek büyük bir anlam ifade ediyor. Türkiye 1915 olaylarıyla ilgili Malta'da aklanmıştır" diye konuştu.
Malta ziyaretini tamamladıktan sonra uçakla doğrudan Çanakkale Havaalanı'na gelen AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış buradan valiliğe geçti. Bürokratlar ve polis merasim mangası tarafından karşılanan Bağış, ziyaretçi anı defterini imzaladı. Vali Güngör Azim Tuna, Bakan Bağış'ı Çanakkale'de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, Çanakkale Savaşları kahramanı Seyit Onbaşı'nın top mermisini kaldırırken resminin bulunduğu bir tablo, Ayvacık'ta Elle dokunan bir halı ve 1915 Çanakkale Mecmuası kitabı hediye etti. Bağış burada yaptığı konuşmada, "Biliyorsunuz buraya Malta'dan direkt geldik. Malta ecdadın 450 yıl evvel istiklal mücadelesi için gittiği bir coğrafya. Bugün de Malta'dan Çanakkale'ye gelmek çok anlamlı. Dün Malta'daki şehitliğimizi ziyaret etmiştik. Bugün burada Türkiye'nin en önemli şehitliği olan Çanakkale ilimizdeyiz. Çanakkale'ye her geldiğimde ben çok farklı duygulanıyorum. Gerçekten Türkiye'nin gücünün göstergesi. Çanakkale ruhu demek, Türkiye'nin geleceğinin aydınlık olması demek. Bu çerçevede Çanakkale'ye gelmekten büyük onur duyuyoruz" dedi.
Malta'dan AB Üyeliği İçin Söz
Çanakkale Valiliği Avrupa Birliği Proje Koordinasyonu Birimi'ni açan Bağış, Malta ziyaretinin çok iyi geçtiğini, AB üyeliğine destek vereceklerini söyledi. Bağış, "Malta, AB üyesi olan ülkelerden bir tanesidir. Her ne kadar nüfusu en düşük olan AB üyesi ülkelerden birisi olsa bile AB içerisinde her konu oy birliği gerektiğinden ve en küçük ülkenin oyuyla, en büyük ülkenin Oyunun eşit olmasından ötürü bizim için son derece stratejik bir ülke. Malta'nın hem başbakanı, hem başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı bize çok net mesajlar verdiler. Kendi medyalarının önünde Türkiye'nin AB üyeliğine destek vereceklerini söylediler" diye konuştu.
'Birileri birilerini kışkırttı'
Sözde Ermeni soykırımı konusuna da değinen Bakan Egemen Bağış, "Biliyorsunuz 1915'te biz tarihimizin en ağır kayıplarını verdiğimiz cephede, burada savaşırken, kendi istikbal ve istiklal mücadelemizi verirken, birileri ülkenin farklı yerlerinde birilerini kışkırtarak kendi devletine, asırlarca birlikte aynı sofrayı, aynı toprağı, aynı suyu paylaştığı insanlara saldırma yönünde provokasyona girişmişti. Aradan geçen zaman içerisinde kimileri bu yaşanan olayları haddini aşacak bir şekilde soykırım olarak adlandırmaya kalktı. Biz Cumhuriyet tarihinde ilk defa Ermenistan'a bir mektup göndererek, 'Siz kendi tarihinizle yüzleşmeye hazırsanız biz kendi tarihimizle yüzleşmeye hazırız' diyebilen bir iktidarız. Sayın Başbakanımız bunu çok net ortaya koymuştu" dedi. Türkiye'nin sözde Ermeni soykırımı ile ilgili olarak Malta'da aklandığına dikkat çeken Bakan Bağış, şunları kaydetti:
"Malta'nın önemi şuradan geliyor: 1919 yılında zamanın yetkilileri Malta'ya sürgüne gönderiliyor ve 1915'te yaşanan dram nedeniyle yargılanıyor. Orada İngiliz yargıcın ve İngiliz sefirinin yaptıkları açıklamalar, yaptıkları kriptolar, önemli mesajlar var. Orada yargılananlar arasında eski bakanlar, nazırlar var. Eski komutanlar, kolordu komutanları var. Eski üst düzey yetkililer var. Mahkeme bütün her birimin 1915'te yaşanan olaylarla ilgili olarak beraatına karar veriyor. Karırı veren de bir İngiliz hakim. Yani Türkiye Malta'da 1915 olayları ile ilgili aklanmıştır. O yüzdende ben Çanakkale'ye Malta'dan gelmiş olmayı çok önemsiyorum. Malta'dan direkt gelişimin ana sebebi de budur."
'Bu millet soykırım işlemiştir demek, kimsenin haddi değildir'
Ermenistan'a 'Arşivi açın' çağrısını yineleyen Egemen Bağış, "Bu millete soykırım işlemiştir demek, kimsenin haddi değildir. Buna rağmen biz Ermenistan'a yine aynı çağrıda bulunuyoruz: Hodri meydan, açsınlar arşivlerini sonuna kadar, biz de açalım, o döneme dair arşivi olan diğer ülkeler de açsın. 1915 Osmanlısı'nın Almanya ile ilişkilerini biliyoruz, İngiltere, Fransa ile ilişkilerini biliyoruz. Amerika'nın bu konuda çok geniş arşivlere sahip olduğunu biliyoruz. Ermenilerin ta 1983'te kurdukları Taşnak merkezinin siyasetinin bugünkü en büyük arşivi Amerika'nın Boston ilindedir ve Ermeni olmayan tarihçilerin girmesi yasaktır. Oraları da açsınlar. Tarihçilerden ve akademisyenlerden oluşan uluslararası bir komisyon kurulsun. Hep beraber bunları inceleyelim. Bunu Sayın Başbakanımız Ermenistan'a yazılı olarak da bildirdi. Ama kendi tarihi ile yüzleşmeye cesaret bulamayanların bugün bizim en ağır kayıpları verdiğimiz, en çok şehit verdiğimiz bir dönemi, sanki başka bir ulusa soykırım işlemişiz gibi göstermeye kalkmaları Çanakkale ruhunun kabul edebileceği bir şey değildir. Ak Parti iktidarları son üç hükümette diklenmeden dik durma konusunda dünyaya Türkiye'nin yeni mesajını çok net vermiştir." diye konuştu. Vali Güngör Azim Tuna'ya, Çanakkale Valiliği Avrupa Birliği Proje Koordinasyonu Birimi'nin açılmasına sunduğu katkılardan dolayı teşekkür plaketi veren Bağış, ardından valilik önünde kordon boyunda bulunan ve Troya filminde kullanılan Truva Atı'nın önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Bağış, kordon boyunda yürüyerek sahildeki vatandaşlarla selamlaştı. Polisevinde öğle yemeği yiyen Bağış, ardından kongreye katılmak üzere Kolin Hotel'e geçti.
Bakan Bağış: AB Ülkelerinin Vize Uygulaması, Darbecilerin Bize Attığı Bir Kazık
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB üyesi ülkelerin Türkiye'ye uyguladığı vizenin, 12 Eylül darbecilerinin millete attığı bir kazık olduğunu söyledi.
Konut Kredisine Başvurmak Hiç Bu Kadar Kolay Olmamıştı!AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB üyesi ülkelerin Türkiye'ye uyguladığı vizenin, 12 Eylül darbecilerinin millete attığı bir kazık olduğunu söyledi. Bağış, "Bakıyoruz tüm Türkiye'yi demokrasi baharı sardığı halde CHP'yi ve Kemal Bey'i 28 Şubat soğuğu kaplamış." dedi. Bazı ziyaret ve açılışlara katılmak üzere Çanakkale'ye gelen Bakan Bağış, Ak Parti Çanakkale İl Kongresi'ne katıldı. Burada vatandaşlara seslenen AB Bakanı, 28 Şubat soruşturmasına değinerek, gelecek nesillere emanet edecekleri Türkiye'nin ezik bir Türkiye olmaması gerektiğini söyledi. Bağış, "Darbecilerin cirit attığı, milli irade ile Oyun oynayan, milleti küçümseyenlerin, milletin seçtiklerine hakaret edenlerin rahatlıkla at oynattıkları bir ülke olmasına mani olmalıyız. Bu ülkede artık hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmıyor. Çok şükür Türkiye artık AB standartlarında demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olduğunu ortaya koydu. İşte darbeciler de yargılanıyor, kendi tarihimizle de yüzleşiyoruz. Gün geliyor Dersim'in acı gerçeklerini ortaya çıkarıyoruz, gün geliyor 28 Şubat süreci ile ilgili yaşananları açabiliyoruz." dedi.
'Darbeciler vatandaşları asmak için vizeye göz yumdu'
Konuşmasında 12 Eylül'e de değinen Bağış, şu anda üzerinde en çok çalıştığı ve AB üyesi ülkelerin uyguladığı vizenin, 12 Eylül darbecilerinin millete attığı bir kazık olduğunu söyledi. Bağış, geçmişten bu yana Türkiye'ye vizenin neden uygulandığını şöyle açıkladı: "12 Eylül'de bu millete zulmedenlerin yargılandığı bir döneme geçtik. 12 Eylül kimsenin şahsi meselesi değil ama 12 Eylül de yüzlerce ana kuzusu, gencecik fidan idam edildi bu ülkede. Binlerce insan vatandaşlıktan çıkarıldı, yüz binlerce insan fişlendi. Şu anda bu kardeşinizin en çok çaba sarfettiği konulardan bir tanesi, AB üyesi ülkelerin bizim vatandaşlarımıza uyguladıkları haksız vizeleri kaldırmak. Bu vize belası bile 12 Eylül'ün bize attığı bir kazıktır, çünkü 12 Eylül'e kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize uygulamayan birçok ülke, nur içinde yatsın rahmetli İnönü'nün 63'te imzaladığı Ankara Anlaşması gereğince aslında bize vize uygulamamaları gerekiyordu, 80 darbesini yapanlar, 'insanlar başka ülkelere gider, siyasi sığınma hakkında bulunur, onları yargılayamayız, onları asamayız' korkusu ile o ülkelerin vatandaşlarımıza vize uygulamasına göz yummuşlar. İnönü'nün kazandığı kanuni hakkımızdan feragat etmişler. Biz 63'teki haklarımızı yeniden kazanmak için kapı kapı dolaşıyoruz. Bu yapılanların mantığa aykırı olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Sadece şu vize olayı bile gösteriyor ki demokrasinin en kötü hali bile demokrasisiz bir ülkenin en iyi halinden 10 kat daha iyidir."
'CHP'yi 28 şubat soğuğu kapladı'
28 Şubat sürecinin yargılandığını hatırlatan Bağış, bu yargılamadan CHP'nin ve Genel Başkanı Kemal Kılıçadaroğlu'nun rahatsız olduğunu söyledi. Çocuklara aydınlık bir Türkiye bırakmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Bağış, 28 Şubat sürecini şöyle değerlendirdi: "Şimdi 28 Şubat süreci yargılanıyor. 28 Şubat, gerçekten bu ülkede birçok insanın acı çektiği bir dönemdir. 28 Şubat sürecinde bu ülkede 14 tane radyo kapatıldı, 18 tane televizyon kapatıldı. 11 bin kamu görevlisi ve 750 akademisyen hakkında soruşturma açıldı. 6 milyon insanını fişlemiş bu devlet 28 Şubat sürecinde. Yazık değil mi? 28 Şubat sürecini bağımsız Türk yargısı sorgulamak isteyince Türkiye'de anamuhalefet partisi bir anda rahatsız oldu. Nam-ı diğer çakma Gandi ve arkadaşları, hemen huzursuzlularını ortaya koydular. Bakıyoruz tüm Türkiye'yi demokrasi baharı sardığı halde CHP'yi ve Kemal Bey'i 28 Şubat soğuğu kaplamış. İnanın onlar adına üzülüyorum. Güçlü bir muhalefetimiz olsa bizi de kamçılayacak. Miletten bu kadar kopuk muhalefet de yapılmaz. Siyaset hiç yapılmaz. Hala anlayamamışlar bazı şeyleri. Hala bu ülkede CHP deyince insanların aklına dipçik geldiğini, tek kanallı siyah beyaz televizyon geldiğini anlayamamışlar ama biz memnunuz, Allah başımızdan eksik etmesin. Muhalefetimiz tembel diye, milleten kopuk diye bizim rehavete düşme hakkımız yok. Çanakkale ruhu ile çok daha iyi çalışacağız, daha çok üreteceğiz, daha çok yorulup daha çok terleyeceğiz ama çocuklarımıza aydınlık bir Türkiye bırakacağız." Konuşmasının sonunda kongreye katılanlardan Çanakkale belediye başkanlığını kazanma sözünü alan Bağış, daha sonra uçakla İstanbul'a hareket etti.
Haber: CAHİT YILMAZ
Malta ziyaretini tamamladıktan sonra uçakla doğrudan Çanakkale Havaalanı'na gelen AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış buradan valiliğe geçti. Bürokratlar ve polis merasim mangası tarafından karşılanan Bağış, ziyaretçi anı defterini imzaladı. Vali Güngör Azim Tuna, Bakan Bağış'ı Çanakkale'de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, Çanakkale Savaşları kahramanı Seyit Onbaşı'nın top mermisini kaldırırken resminin bulunduğu bir tablo, Ayvacık'ta Elle dokunan bir halı ve 1915 Çanakkale Mecmuası kitabı hediye etti. Bağış burada yaptığı konuşmada, "Biliyorsunuz buraya Malta'dan direkt geldik. Malta ecdadın 450 yıl evvel istiklal mücadelesi için gittiği bir coğrafya. Bugün de Malta'dan Çanakkale'ye gelmek çok anlamlı. Dün Malta'daki şehitliğimizi ziyaret etmiştik. Bugün burada Türkiye'nin en önemli şehitliği olan Çanakkale ilimizdeyiz. Çanakkale'ye her geldiğimde ben çok farklı duygulanıyorum. Gerçekten Türkiye'nin gücünün göstergesi. Çanakkale ruhu demek, Türkiye'nin geleceğinin aydınlık olması demek. Bu çerçevede Çanakkale'ye gelmekten büyük onur duyuyoruz" dedi.
Malta'dan AB Üyeliği İçin Söz
Çanakkale Valiliği Avrupa Birliği Proje Koordinasyonu Birimi'ni açan Bağış, Malta ziyaretinin çok iyi geçtiğini, AB üyeliğine destek vereceklerini söyledi. Bağış, "Malta, AB üyesi olan ülkelerden bir tanesidir. Her ne kadar nüfusu en düşük olan AB üyesi ülkelerden birisi olsa bile AB içerisinde her konu oy birliği gerektiğinden ve en küçük ülkenin oyuyla, en büyük ülkenin Oyunun eşit olmasından ötürü bizim için son derece stratejik bir ülke. Malta'nın hem başbakanı, hem başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı bize çok net mesajlar verdiler. Kendi medyalarının önünde Türkiye'nin AB üyeliğine destek vereceklerini söylediler" diye konuştu.
'Birileri birilerini kışkırttı'
Sözde Ermeni soykırımı konusuna da değinen Bakan Egemen Bağış, "Biliyorsunuz 1915'te biz tarihimizin en ağır kayıplarını verdiğimiz cephede, burada savaşırken, kendi istikbal ve istiklal mücadelemizi verirken, birileri ülkenin farklı yerlerinde birilerini kışkırtarak kendi devletine, asırlarca birlikte aynı sofrayı, aynı toprağı, aynı suyu paylaştığı insanlara saldırma yönünde provokasyona girişmişti. Aradan geçen zaman içerisinde kimileri bu yaşanan olayları haddini aşacak bir şekilde soykırım olarak adlandırmaya kalktı. Biz Cumhuriyet tarihinde ilk defa Ermenistan'a bir mektup göndererek, 'Siz kendi tarihinizle yüzleşmeye hazırsanız biz kendi tarihimizle yüzleşmeye hazırız' diyebilen bir iktidarız. Sayın Başbakanımız bunu çok net ortaya koymuştu" dedi. Türkiye'nin sözde Ermeni soykırımı ile ilgili olarak Malta'da aklandığına dikkat çeken Bakan Bağış, şunları kaydetti:
"Malta'nın önemi şuradan geliyor: 1919 yılında zamanın yetkilileri Malta'ya sürgüne gönderiliyor ve 1915'te yaşanan dram nedeniyle yargılanıyor. Orada İngiliz yargıcın ve İngiliz sefirinin yaptıkları açıklamalar, yaptıkları kriptolar, önemli mesajlar var. Orada yargılananlar arasında eski bakanlar, nazırlar var. Eski komutanlar, kolordu komutanları var. Eski üst düzey yetkililer var. Mahkeme bütün her birimin 1915'te yaşanan olaylarla ilgili olarak beraatına karar veriyor. Karırı veren de bir İngiliz hakim. Yani Türkiye Malta'da 1915 olayları ile ilgili aklanmıştır. O yüzdende ben Çanakkale'ye Malta'dan gelmiş olmayı çok önemsiyorum. Malta'dan direkt gelişimin ana sebebi de budur."
'Bu millet soykırım işlemiştir demek, kimsenin haddi değildir'
Ermenistan'a 'Arşivi açın' çağrısını yineleyen Egemen Bağış, "Bu millete soykırım işlemiştir demek, kimsenin haddi değildir. Buna rağmen biz Ermenistan'a yine aynı çağrıda bulunuyoruz: Hodri meydan, açsınlar arşivlerini sonuna kadar, biz de açalım, o döneme dair arşivi olan diğer ülkeler de açsın. 1915 Osmanlısı'nın Almanya ile ilişkilerini biliyoruz, İngiltere, Fransa ile ilişkilerini biliyoruz. Amerika'nın bu konuda çok geniş arşivlere sahip olduğunu biliyoruz. Ermenilerin ta 1983'te kurdukları Taşnak merkezinin siyasetinin bugünkü en büyük arşivi Amerika'nın Boston ilindedir ve Ermeni olmayan tarihçilerin girmesi yasaktır. Oraları da açsınlar. Tarihçilerden ve akademisyenlerden oluşan uluslararası bir komisyon kurulsun. Hep beraber bunları inceleyelim. Bunu Sayın Başbakanımız Ermenistan'a yazılı olarak da bildirdi. Ama kendi tarihi ile yüzleşmeye cesaret bulamayanların bugün bizim en ağır kayıpları verdiğimiz, en çok şehit verdiğimiz bir dönemi, sanki başka bir ulusa soykırım işlemişiz gibi göstermeye kalkmaları Çanakkale ruhunun kabul edebileceği bir şey değildir. Ak Parti iktidarları son üç hükümette diklenmeden dik durma konusunda dünyaya Türkiye'nin yeni mesajını çok net vermiştir." diye konuştu. Vali Güngör Azim Tuna'ya, Çanakkale Valiliği Avrupa Birliği Proje Koordinasyonu Birimi'nin açılmasına sunduğu katkılardan dolayı teşekkür plaketi veren Bağış, ardından valilik önünde kordon boyunda bulunan ve Troya filminde kullanılan Truva Atı'nın önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Bağış, kordon boyunda yürüyerek sahildeki vatandaşlarla selamlaştı. Polisevinde öğle yemeği yiyen Bağış, ardından kongreye katılmak üzere Kolin Hotel'e geçti.
Bakan Bağış: AB Ülkelerinin Vize Uygulaması, Darbecilerin Bize Attığı Bir Kazık
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB üyesi ülkelerin Türkiye'ye uyguladığı vizenin, 12 Eylül darbecilerinin millete attığı bir kazık olduğunu söyledi.
Konut Kredisine Başvurmak Hiç Bu Kadar Kolay Olmamıştı!AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB üyesi ülkelerin Türkiye'ye uyguladığı vizenin, 12 Eylül darbecilerinin millete attığı bir kazık olduğunu söyledi. Bağış, "Bakıyoruz tüm Türkiye'yi demokrasi baharı sardığı halde CHP'yi ve Kemal Bey'i 28 Şubat soğuğu kaplamış." dedi. Bazı ziyaret ve açılışlara katılmak üzere Çanakkale'ye gelen Bakan Bağış, Ak Parti Çanakkale İl Kongresi'ne katıldı. Burada vatandaşlara seslenen AB Bakanı, 28 Şubat soruşturmasına değinerek, gelecek nesillere emanet edecekleri Türkiye'nin ezik bir Türkiye olmaması gerektiğini söyledi. Bağış, "Darbecilerin cirit attığı, milli irade ile Oyun oynayan, milleti küçümseyenlerin, milletin seçtiklerine hakaret edenlerin rahatlıkla at oynattıkları bir ülke olmasına mani olmalıyız. Bu ülkede artık hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmıyor. Çok şükür Türkiye artık AB standartlarında demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olduğunu ortaya koydu. İşte darbeciler de yargılanıyor, kendi tarihimizle de yüzleşiyoruz. Gün geliyor Dersim'in acı gerçeklerini ortaya çıkarıyoruz, gün geliyor 28 Şubat süreci ile ilgili yaşananları açabiliyoruz." dedi.
'Darbeciler vatandaşları asmak için vizeye göz yumdu'
Konuşmasında 12 Eylül'e de değinen Bağış, şu anda üzerinde en çok çalıştığı ve AB üyesi ülkelerin uyguladığı vizenin, 12 Eylül darbecilerinin millete attığı bir kazık olduğunu söyledi. Bağış, geçmişten bu yana Türkiye'ye vizenin neden uygulandığını şöyle açıkladı: "12 Eylül'de bu millete zulmedenlerin yargılandığı bir döneme geçtik. 12 Eylül kimsenin şahsi meselesi değil ama 12 Eylül de yüzlerce ana kuzusu, gencecik fidan idam edildi bu ülkede. Binlerce insan vatandaşlıktan çıkarıldı, yüz binlerce insan fişlendi. Şu anda bu kardeşinizin en çok çaba sarfettiği konulardan bir tanesi, AB üyesi ülkelerin bizim vatandaşlarımıza uyguladıkları haksız vizeleri kaldırmak. Bu vize belası bile 12 Eylül'ün bize attığı bir kazıktır, çünkü 12 Eylül'e kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize uygulamayan birçok ülke, nur içinde yatsın rahmetli İnönü'nün 63'te imzaladığı Ankara Anlaşması gereğince aslında bize vize uygulamamaları gerekiyordu, 80 darbesini yapanlar, 'insanlar başka ülkelere gider, siyasi sığınma hakkında bulunur, onları yargılayamayız, onları asamayız' korkusu ile o ülkelerin vatandaşlarımıza vize uygulamasına göz yummuşlar. İnönü'nün kazandığı kanuni hakkımızdan feragat etmişler. Biz 63'teki haklarımızı yeniden kazanmak için kapı kapı dolaşıyoruz. Bu yapılanların mantığa aykırı olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Sadece şu vize olayı bile gösteriyor ki demokrasinin en kötü hali bile demokrasisiz bir ülkenin en iyi halinden 10 kat daha iyidir."
'CHP'yi 28 şubat soğuğu kapladı'
28 Şubat sürecinin yargılandığını hatırlatan Bağış, bu yargılamadan CHP'nin ve Genel Başkanı Kemal Kılıçadaroğlu'nun rahatsız olduğunu söyledi. Çocuklara aydınlık bir Türkiye bırakmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Bağış, 28 Şubat sürecini şöyle değerlendirdi: "Şimdi 28 Şubat süreci yargılanıyor. 28 Şubat, gerçekten bu ülkede birçok insanın acı çektiği bir dönemdir. 28 Şubat sürecinde bu ülkede 14 tane radyo kapatıldı, 18 tane televizyon kapatıldı. 11 bin kamu görevlisi ve 750 akademisyen hakkında soruşturma açıldı. 6 milyon insanını fişlemiş bu devlet 28 Şubat sürecinde. Yazık değil mi? 28 Şubat sürecini bağımsız Türk yargısı sorgulamak isteyince Türkiye'de anamuhalefet partisi bir anda rahatsız oldu. Nam-ı diğer çakma Gandi ve arkadaşları, hemen huzursuzlularını ortaya koydular. Bakıyoruz tüm Türkiye'yi demokrasi baharı sardığı halde CHP'yi ve Kemal Bey'i 28 Şubat soğuğu kaplamış. İnanın onlar adına üzülüyorum. Güçlü bir muhalefetimiz olsa bizi de kamçılayacak. Miletten bu kadar kopuk muhalefet de yapılmaz. Siyaset hiç yapılmaz. Hala anlayamamışlar bazı şeyleri. Hala bu ülkede CHP deyince insanların aklına dipçik geldiğini, tek kanallı siyah beyaz televizyon geldiğini anlayamamışlar ama biz memnunuz, Allah başımızdan eksik etmesin. Muhalefetimiz tembel diye, milleten kopuk diye bizim rehavete düşme hakkımız yok. Çanakkale ruhu ile çok daha iyi çalışacağız, daha çok üreteceğiz, daha çok yorulup daha çok terleyeceğiz ama çocuklarımıza aydınlık bir Türkiye bırakacağız." Konuşmasının sonunda kongreye katılanlardan Çanakkale belediye başkanlığını kazanma sözünü alan Bağış, daha sonra uçakla İstanbul'a hareket etti.
Haber: CAHİT YILMAZ









