AHA- 149 Yıldır bu topraklarda yaşadıklarını ve vatan savunmasında, her cephede en önde görev aldıklarını vurgulayan Çerkesler, kaybolmakta ve unutulmakta olan anadillerine dikkat çekmek amacıyla bu sabah Twitter'da ''Çerkesce Ölüyor'' başlıklı bir çalışma başlattılar.
Kısa zamanda TT olan bu konu, saatlerdir gündem yaratmaya ve konuşulmaya devam ediyor.
''93 Harbi, I. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı gibi birçok savaşta en önde savaşırken biz Türkçe bilmiyorduk.Ama, bugün anadilimizi konuşamaz durumdayız'' diyen Çerkesler, tek parti dönemindeki asimilasyon politikalarına da vurgu yaptı.
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Nuri Yazıcı tarafından ''Samsun Vilayeti İlköğretim Teftiş Raporları'' adıyla kitaplaştırılan ve yetmiş beş yıl önce ilköğretim müfettişi Abdurrahman Süreyya İşgör'ün konuyla ilgili notları da asimilasyonu gözler önüne seren bilgiler olarak paylaşıldı.
Dönemin ilköğretim müfettişi Abdurrahman Süreyya İşgör'ün notlarında geçen;
'İşgör, aynı köyü bir yıl sonra 4 Aralık 1939'da tekrar teftiş etmiş, raporuna yine şu notu düşmüş: ''Halkın anadili Çerkescedir. Öğretmen bu hususta üzerine düşen vazifeyi yapmaktadır. Çocuklar okulda katiyen Çerkesce konuşmamaktadırlar. Hatta bazıları evlerinde bile Çerkesce sorulan bir soruya Türkçe cevap vermeye başlamışlardır."
''ÇARŞAMBA Kızılot Köyü umumi ahvali (Teftiş tarihi 16 Aralık 1938): Erkeklerin hemen hepsi okula kaydedilmişse de kızların çoğu kaydedilmemiştir. Halkın anadili Çerkescedir. Öğretmen bu hususla mücadele ederek çocukların okulda ve evlerde bu lisanla konuşmalarına imkan nispetinde mani olmaktadır.''
gibi ifadeler Twitter'da katılımcılar tarafından sık sık paylaşıldı.
Aynı zamanda İstanbul Çerkes Derneği yöneticilerinden olan tarihci Murat Yalçın;
''Çerkeslerin de bu ülkenin diğer farklı toplulukları gibi çeşitli baskılar gördüğünü ve devlet eliyle asimile edildiğini,
kültürel anlamda var olma istek ve düşüncelerine hep aynı çevrelerce farklı manalara yüklendiğini,
devlet eliyle anadilleri olan Adığabzenin öğretiminin sağlanması ve bunun yaygınlaştırılmasının gerektiğini,
Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler için istenen kültürel hakların doğruluğu ve gerekliliği ile türkiye'de yaşayan farklı kültürlerin aynı durumda olduğunu'' vurguladı.
Daha demokratik, huzurlu ve farkılılığa saygı dolu bir Türkiye vurgusu yapan Çerkeslerin Twitter'daki bu çalışmasına Çerkes kökenli ünlülerin de destek verildiği görüldü.
Kısa zamanda TT olan bu konu, saatlerdir gündem yaratmaya ve konuşulmaya devam ediyor.
''93 Harbi, I. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı gibi birçok savaşta en önde savaşırken biz Türkçe bilmiyorduk.Ama, bugün anadilimizi konuşamaz durumdayız'' diyen Çerkesler, tek parti dönemindeki asimilasyon politikalarına da vurgu yaptı.
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Nuri Yazıcı tarafından ''Samsun Vilayeti İlköğretim Teftiş Raporları'' adıyla kitaplaştırılan ve yetmiş beş yıl önce ilköğretim müfettişi Abdurrahman Süreyya İşgör'ün konuyla ilgili notları da asimilasyonu gözler önüne seren bilgiler olarak paylaşıldı.
Dönemin ilköğretim müfettişi Abdurrahman Süreyya İşgör'ün notlarında geçen;
'İşgör, aynı köyü bir yıl sonra 4 Aralık 1939'da tekrar teftiş etmiş, raporuna yine şu notu düşmüş: ''Halkın anadili Çerkescedir. Öğretmen bu hususta üzerine düşen vazifeyi yapmaktadır. Çocuklar okulda katiyen Çerkesce konuşmamaktadırlar. Hatta bazıları evlerinde bile Çerkesce sorulan bir soruya Türkçe cevap vermeye başlamışlardır."
''ÇARŞAMBA Kızılot Köyü umumi ahvali (Teftiş tarihi 16 Aralık 1938): Erkeklerin hemen hepsi okula kaydedilmişse de kızların çoğu kaydedilmemiştir. Halkın anadili Çerkescedir. Öğretmen bu hususla mücadele ederek çocukların okulda ve evlerde bu lisanla konuşmalarına imkan nispetinde mani olmaktadır.''
gibi ifadeler Twitter'da katılımcılar tarafından sık sık paylaşıldı.
Aynı zamanda İstanbul Çerkes Derneği yöneticilerinden olan tarihci Murat Yalçın;
''Çerkeslerin de bu ülkenin diğer farklı toplulukları gibi çeşitli baskılar gördüğünü ve devlet eliyle asimile edildiğini,
kültürel anlamda var olma istek ve düşüncelerine hep aynı çevrelerce farklı manalara yüklendiğini,
devlet eliyle anadilleri olan Adığabzenin öğretiminin sağlanması ve bunun yaygınlaştırılmasının gerektiğini,
Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler için istenen kültürel hakların doğruluğu ve gerekliliği ile türkiye'de yaşayan farklı kültürlerin aynı durumda olduğunu'' vurguladı.
Daha demokratik, huzurlu ve farkılılığa saygı dolu bir Türkiye vurgusu yapan Çerkeslerin Twitter'daki bu çalışmasına Çerkes kökenli ünlülerin de destek verildiği görüldü.









