Savunmasız sivil halka karşı gelişmiş savaş araçları kullanılarak ve hedef gözetilmeksizin yapılan insanlık dışı saldırılarda, şu ana kadar, 26’sı kadın, 44’ü çocuk olmak üzere 220’yi aşkın masum Gazzeli hayatını kaybetmiş, bin 600 kişi yaralanmış; 600 ev yıkılmış, 12 bin 810 ev de hasar görmüştür. Mabetler, okullar ve hastaneler de İsrail saldırısından nasibini almıştır: 19 cami hasar görürken, 4’ü tamamen yıkılmıştır. 33 okul ve 6 sağlık merkezi de İsrail bombardımanına maruz kalmıştır.
Gazze katliamının özellikle Ramazan ayına denk getirilmesi ise manidardır. Geçmiş yıllara bakıldığında da İsrail’in çeşitli bahanelerle bu tür saldırıları özellikle Ramazan-ı Şerif’te yoğunlaştırdığı gözlemlenmektedir. Bu durum son Gazze vahşetinin sorumlularının, nasıl insanlık dışı ve hastalıklı bir ruha sahip olduğuna işaret etmektedir.
Gazze’de yaşanan bu vahşet karşısında bu mübarek günlerde 1,5 milyarlık İslam Dünyası göz yaşı döküyor, Allah’a dua ediyor. Vicdan sahibi milyarlarca insan ve dünya infial halinde. Ancak, başta kuruluş amacı dünyada savaşları önlemek olan Birleşmiş Milletler ve ekonomik-siyasi çıkarları gerektirdiğinde İslam Dünyasını kana bulamaktan geri durmayan devletler, yaşanan dram ve katliam karşısında gerekli tepkiyi göstermeyerek İsrail’in bu şımarık cüretkarlığına göz yummakta ve teşvik etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti gibi bu katliama karşı duruş sergileyenlerin ve mazlum insanların sesine artık kulak verilmelidir.
İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği (AY-BİR) olarak, toplu cezalandırma anlayışıyla ve orantısız güç kullanma yöntemiyle saldırılarına pervasızca devam eden İsrail’in bu yasa, kural, kutsal tanımaz tutumunu kınıyor, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplumun bir an evvel devreye girerek daha fazla kan dökülmesini önlemeye çağırıyoruz.
Ayrıca, Dünya Kupası finallerinde birçok futbolcunun ve Cezayir milli takımı oyuncularının primlerini Gazze’ye bağışlaması gibi duyarlılığın devletler tarafından da gösterilmesini ve Türk halkı başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde Gazze’nin yaralarını sarmak üzere başlatılan insani yardım seferberliğini acil ve gerekli bir adım olarak görüyoruz.
Bununla birlikte, aslolanın zulmü bertaraf etmek ve zalimin mazluma uzanan elini kırmak olduğuna özellikle dikkati çekmek isteriz. Kısaca “dünyada ve İslam Dünyasında artık kan akmasın” diyoruz.
Sonuç olarak İsrailin, Müslümanların en mukaddes ibadet ayı olsn Ramazan-ı Şerifte Müslüman Gazze Halkına karşı yürütmekte olduğu insafsız saldırıları şiddetle kınıyoruz ve derhal durdurulmasını istiyoruz.
Gazze katliamının özellikle Ramazan ayına denk getirilmesi ise manidardır. Geçmiş yıllara bakıldığında da İsrail’in çeşitli bahanelerle bu tür saldırıları özellikle Ramazan-ı Şerif’te yoğunlaştırdığı gözlemlenmektedir. Bu durum son Gazze vahşetinin sorumlularının, nasıl insanlık dışı ve hastalıklı bir ruha sahip olduğuna işaret etmektedir.
Gazze’de yaşanan bu vahşet karşısında bu mübarek günlerde 1,5 milyarlık İslam Dünyası göz yaşı döküyor, Allah’a dua ediyor. Vicdan sahibi milyarlarca insan ve dünya infial halinde. Ancak, başta kuruluş amacı dünyada savaşları önlemek olan Birleşmiş Milletler ve ekonomik-siyasi çıkarları gerektirdiğinde İslam Dünyasını kana bulamaktan geri durmayan devletler, yaşanan dram ve katliam karşısında gerekli tepkiyi göstermeyerek İsrail’in bu şımarık cüretkarlığına göz yummakta ve teşvik etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti gibi bu katliama karşı duruş sergileyenlerin ve mazlum insanların sesine artık kulak verilmelidir.
İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği (AY-BİR) olarak, toplu cezalandırma anlayışıyla ve orantısız güç kullanma yöntemiyle saldırılarına pervasızca devam eden İsrail’in bu yasa, kural, kutsal tanımaz tutumunu kınıyor, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplumun bir an evvel devreye girerek daha fazla kan dökülmesini önlemeye çağırıyoruz.
Ayrıca, Dünya Kupası finallerinde birçok futbolcunun ve Cezayir milli takımı oyuncularının primlerini Gazze’ye bağışlaması gibi duyarlılığın devletler tarafından da gösterilmesini ve Türk halkı başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde Gazze’nin yaralarını sarmak üzere başlatılan insani yardım seferberliğini acil ve gerekli bir adım olarak görüyoruz.
Bununla birlikte, aslolanın zulmü bertaraf etmek ve zalimin mazluma uzanan elini kırmak olduğuna özellikle dikkati çekmek isteriz. Kısaca “dünyada ve İslam Dünyasında artık kan akmasın” diyoruz.
Sonuç olarak İsrailin, Müslümanların en mukaddes ibadet ayı olsn Ramazan-ı Şerifte Müslüman Gazze Halkına karşı yürütmekte olduğu insafsız saldırıları şiddetle kınıyoruz ve derhal durdurulmasını istiyoruz.









