Üstün İnanç: 'Filmde oynamasın diye Zuhal Olcay'ı tehdit ettiler'
Senarist, gazeteci ve yazar Üstün İnanç, Bağcılar Belediyesi’nin düzenlediği “Adanmış Ömürler”
programında hayata dair tecrübelerini gençlere paylaştı. Başörtülü bir kızın yaşadığı baskıyı
anlattığı “Yalnız Değilsiniz” isimli film için yapılan tehditlerden bahseden İnanç, “Başrol için Zuhal
Olcay’ı düşünmüştük. Önce kabul etti ancak filmde oynarsan bir daha hiçbir filmde rol alamazsın
diye tehditler alınca vazgeçti. Yetmedi sinema salonu sahiplerini de yayınlamasınlar diye tehdit
ettiler” dedi.
Topluma örnek çalışmalarıyla tanınmış isimlerin tecrübelerini paylaştığı “Adanmış Ömürler”
programının bu ayki konuğu senarist, gazeteci ve yazar Üstün İnanç, oldu. Bağcılar Belediyesi Gençlik
Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye gençler yoğun ilgi gösterdi. 81 yaşındaki İnanç, gazetecilikten
sanat hayatına kadar yaşadığı deneyimleri gençlere anlattı.
Şairlik macerasından bahseden İnanç, “Babam çok kültürlü bir insandı. Dönemin bütün kitapları onda
vardı. Daha 12 yaşındayken bunların hepsini okudum. O zamanlar herkes gibi ben de şiire merak
salmıştım. Etrafımdakiler de beni iyi yazıyorsun diyerek pohpohluyorlardı. Ne zaman ki Necip Fazıl
Kısakürek’i tanıdım şiir diye yazdıklarımı toplayıp hepsini yaktım” dedi.
“Sarhoş bir polis beni öldürmeye karar vermiş”
1967 yılında Necip Fazıl Kısakürek'in "Sultan Abdülhamid Han" isimli oyununda Abdülhamid'i
oynarken öldürülmeye çalışıldığını söyleyen İnanç, “Abdülhamid'in hayatının son dönemlerindeki bir
duasını canlandırdığımız sahne vardı, orada ben oynuyorum. Dua sahnesi vardı. Tam o sırada sarhoş
bir polis beni öldürmeye karar vermiş. Bir sütunun kenarına gelmiş, beni öldürecek. Tam horozu
kaldırıyor tık sesini duyan bir seyirci ondan hızlı davranıp silahı polisin kafasına dayamış. Böylece polis
de bana ateş edememiş. Öyle sessizce almış başını gitmiş. Benim ve diğer seyircilerin o anda
yaşananlardan haberi olmadı” şeklinde konuştu.
İnanç, “Yalnız Değilsiniz” isimli romanını sinemaya uyarlarken yaşadığı sıkıntıları da şöyle anlattı. “90’lı
yıllarda tiyatro sinema yapmak çok zordu. Manevi dönüşüm yaşayan başörtülü bir kızın inancı uğruna
çevresinden gördüğü baskıyı anlatan bir film yapacaktık. Mesut Uçakan’la filmi yapmaya karar verdik.
Başrol için Zuhal Olcay’ı düşünmüştük. Önce kabul etti ancak filmde oynarsan bir daha hiçbir filmde
rol alamazsın diye tehditler alınca vazgeçti. Yetmedi sinema salonu sahiplerini de yayınlamasınlar diye
tehdit ettiler. Bu bir oyuncu için en büyük tehdittir. Biz orda kötü bir şey yapmadık. Toplumsal bir
gerçeği anlattık” dedi.