‘türkiye İş Kazalarında Sabıkalıdır’

AHA ANKARA- DSP Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Jale Ağırbaş, İzmit Derince’de Öğretmen Evi’nde partililerle bir araya geldi ve son dönemde yaşanan iş kazalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ağırbaş’ın konuşması şöyle:


“Demokratik Sol Parti’nin kuruluşu ve siyaset yapma anlayışındaki işçi haklarını öne alan yaklaşım, 2002 yılından bu yana her geçen gün aşındırıldı. İşçilerin yasalarda var olan sendikal hakları, iş güvenliği ile ilgili hakları artık ciddiye alınmıyor, uygulanmıyor.


Maalesef Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi, İstanbul Tuzla Tersanesi’nde de sık sık iş kazaları meydana geliyor ve işçilerimiz tedbirsizlikler yüzünden yaşamlarını kaybediyor. Bu kayıplar üzerinde 15 gün konuşuyoruz, bir yenisi oluncaya kadar eskisi unutuluyor.


İşçi ölümleri ve sendikal haklar konusunda Türkiye son yıllarda en kötü dönemi yaşamakta olmasına rağmen bu göz ardı edilmektedir.


Son 6 ay içinde iş kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 352, yaralıların sayısı ise binin üzerindedir. Yazık ki Türkiye bu rakamlarla iş kazalarında Avrupa birincisi olmakla beraber dünyada da 3. sıradadır.


Mevcut iktidar iş güvenliği konusunda gerekli hassasiyeti göstermemektedir. Meclis’teki partiler zorunlu hale gelen yasal düzenlemeleri bile hayata geçirmemektedir.


Tuzla’da yaşanan son patlamada, tersanelerde yaşanan 148. ve 149. iş cinayetleri gerçekleşmiş oldu.


Türkiye'nin Çin ve Arjantin'den sonra dünyanın 3. büyüyen ekonomisi olduğunu ilan eden Hükümet, bunun bedelinin işçilerin alın teri, kanı ve canı olduğunun farkında mıdır acaba?


İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin açıkladığı verilere göre, Nisan ayının ilk 9 gününde 35 işçi hayatını kaybetti. İşçi ölümlerinin iş kollarına göre dağılımları ise şöyle: 7 maden, 1 tekstil, 1 çimento, 3 metal, 2 tersane, 11 inşaat, 6 enerji, 2 büro, 1 denizyolu. ( 1 işçinin ölümünde ise sektör belirlenemedi.)


Türkiye iş kazaları konusunda sabıkalıdır.


Erzurum’da 5 TEDAŞ işçisi baraj gölünde hayatını kaybetti.


Esenyurt’ta yanarak hayatını kaybeden inşaat işçileri var, bunlar için ‘kader’ denildi. Bu ayıptır.


Başbakan, Zonguldak’ ta madencilerin ölümleri için ‘ölüm bu işin doğasında var’ dedi.


Sayın Başbakan’a sormak istiyorum:


‘Hükümet olarak bu konuda önlem almak için daha kaç işçinin ve ailesinin canın yanması gerekiyor?


Bu işçilerin aileleri, çocukları ne haldedir?


Meclis’teki partilere sormak istiyorum:


Bu konuda yasal düzenlemeleri yapmak için neyi bekliyorsunuz?


Bu ölümlerden kim ya da kimler sorumludur?


Bir diğer ihmal de Zonguldak-Çaycuma’da Filyos Çayı üzerindeki köprünün bir bölümünün çökmesi ve bunun 14 cana mal olmasıdır.


Bu bir yüzkarasıdır.


Bakımı yapılmayan, sadece makyajlanan köprünün yanında, yetkililerin ‘eski köprü’ açıklaması var.


Mimar Sinan’ın yaptığı, onlarca doğal afet atlatan eserler için bu yetkililer ne derler acaba? Köprülerden sorumlu olan Şehircilik ve Çevre Bakanı daha dün olay yerine intikal edebilmiştir. Bu nasıl izah edilebilir?


Türkiye‘de artık işçi hakkı, iş ve işçi güvenliği konuşulmaz oldu.


Demokratik Sol Parti’nin kuruluş felsefesinde, 1963 yılından beri sendikal hakları, işçi haklarını savunma fikri vardır. Bu nedenle sonuna kadar bu işin peşinde olacağız.


Bu ölümlerden kimin sorumlu olduğu aşikardır. İktidarı ile muhalefeti ile Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuyu gündemine almalı ve gerekli yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir.


Bu ihmal ve kötü yönetime halkımız gereken cevabı verecek, insana, insan haklarına değer veren Demokratik Sol Parti iktidarında layık olduğu ve özlediği yaşam şartlarına kavuşacaktır.”


HABER-AHA