Soma Davası Ertelendi

AHA MANİSA-Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'ye ait Eynez maden ocağında meydana gelen ve Türkiye'yi yasa boğan faciada 301 madencinin şehit olmasıyla ilgili davanın duruşması yapıldı.

Türkiye’nin yaşadığı en büyük maden faciasının davası bugün başladı. Şehit 301 işçinin can verdiği Soma faciası davası için Akhisar'da özel salon yapıldı. 487 mağdurun yer aldığı 45 sanıklı duruşmaya Soma AŞ’nin sahibi Can Gürkan dahil 8 sanık cezaevinden bağlandı. Ancak duruşma gergin başladı. Gerginlikler ve tepkiler üzerine saat 11.40 itibariyle mahkeme karar değiştirdi. Sanıkların duruşma salonuna getirilmesi kararlaştırıldı. Duruşma 15 Nisan'a ertelendi.

MAHKEME SALONU KARIŞTI

Mahkeme başkanı duruşmaya katılan tutuksuz sanıklar, avukatlar, ölenlerin yakınlarının isimlerini tek tek tutanağa geçirdi.Bu işlem bittikten sonra mahkeme başkanı "İsmini yazdırmayan var mı?" diye sorunca, ölen işçilerin eşlerinden biri ayağa kalkıp "Adil yargılama istiyoruz" diyerek, tutuklu sekiz sanığın duruşmaya getirilmemesini protesto etti. Bazı izleyiciler de görüntüdeki tutuklu sanıklara tepki gösterdi, "Takım elbiseleri giyip karşımıza geçmişler, oturuyorlar. Burada değiller, gelip burada hesap versinler" dedi. Herkes biradna bağırmaya başlayınca salon karıştı. Mahkeme başkanı tepkiler devam ederse ara vermek zorunda kalacağını söyledi. Bu arada madence eşlerinin yakınlarının tepkisi sanık avukatlarına yöneldi. Salon karıştı, avukatlar dışarıya güçlükle çıktı. Polis salona geirerek düzeni sağlamaya çalıştı.

DEMİRTAŞ'TAN SALON ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Soma davasının görüldüğü duruşma salonu önünde yaptığı açıklamada, “Şu küçük mahkeme salonundan 301 madenci şehidimize dair hepimizin vicdanını rahatlatacak bir adaletin çıkmasını beklemek haksızlık olur” dedi.HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan ve 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciası davasının görüldüğü Akhisar’daki duruşma salonu önünde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Demirtaş, “Yaklaşık bir yıl önce Manisa’da insanlık tarihine geçen bir katliam yaşandı.301 maden işçisi burada alenen açık bir şekilde katledildi. Bunu biz iş kazası demedik. İş kazası demenin de bu katliamı örtme anlamına geleceğini hep söyledik. Tabii ki bütün Türkiye’nin 7’den 70’e hepimizin yüreği Soma’da madenci şehit aileleriyle birlikte attı. Hepimizin aklı, yüreği gönlü burada. O katliamın ilk duruşması gerçekleşiyor. Belki bu mahkeme salonunda mahkeme heyetinin yapabileceği elinden gelen bir yargılamayla iyi kötü bir adalet çıkarmaya çalışacaklar.Fakat buradaki yargılama en mükemmel şekilde yapılsa ve sanıklar hak ettikleri cezayı tümden alsalar dahi Soma katliamının hesabı soruldu anlamına gelmeyecek. Adaletin yerini bulduğu anlamına gelmeyecek. Nihayetinde içeride yargılanan sanıklar sadece bütün bu olup bitenlerden tek sorumlu değildir. Bu ülkenin başbakanı 301 maden işçisinin katledilmesine, ‘Bu işin fıtratında var.’ diyebilmiştir. Enerji bakanı koltuğunu terk etmeyi, istifa etmeyi kendine zul görmüştür.Tek bir siyasetçi bugün sanık sandalyesinde değildir. Tek bir siyasi sorumlu hesap verme makamında değildir. Daha da acısı halen bu dakikalarda bile Türkiye’de benzer iş cinayetleri katliamları yaşanması riskiyle karşı karşıyayız. Dolayısıyla şu küçük mahkeme salonundan 301 madenci şehidimize dair hepimizin vicdanını rahatlatacak bir adaletin çıkmasını beklemek haksızlık olur“ dedi.

 

“KİM SORUMLUYSA KESİNLİKLE HAK ETTİKLERİ CEZALARI ALMALILAR”

 

Suçluların cezalarını mutlaka çekmesi gerektiğini vurgulayan Demirtaş, konuşmasına şöyle devam etti: “İşçiler emekçiler üzerindeki siyasetini getirip buradaki 3 yargıcın omzuna yüklemek de haksızlık olur. Bunu gidermek sadece mahkemenin boynunun borcu değildir. Elbette sanıklar kesinlikle cezasız kalmamalı. Kim suç işlediyse bu suçun ortaya çıkmasında katliamın ortaya çıkmasında patronundan müfettişine kim sorumluysa kesinlikle hak ettikleri cezaları almalılar. Adalet bu gibi katliamlarda kapsamlı bir soruşturmayı, kapsamlı bir yüzleşmeyi beklemektedir. Bizler de muhalefet olarak siyasetçiler olarak kendi payımıza bu adaletin gerçekleşmesi, bu adalet arayışçılarının duygularının yanında olduğumuzu belirtmek için buradayız.Biz de bütün muhalefet olarak kendi sorumluluğumuzu, kendi payımızı bu tür cinayetlerde görmeliyiz. Yeterince mücadele edemediğimiz için işçilerin, emekçilerin hakları onların mücadeleleri konusunda yeterince örgütleyemediğimiz için etkili muhalefet yapamadığımız için biran önce bu sistemi değiştirip, dönüştüremediğimiz için bizler de sorumluyuz. Adalet eğer kapsamlı bir şekilde yüzleşmeyle gerçekleşecekse bizler de kendi gerçeğimizle yüzleşmek zorundayız. Türkiye’deki çalışanların, işsizlerin yoksulların, emekçilerin, haklarını hukuklarını çok daha fazla örgütlü olarak el ele verip savunmak zorundayız. İktidarlar aksi takdirde paraya, güce tapmaktan vazgeçmeyecektir. Bu iktidarı bu anlayışı alaşağı etmenin yollarını bulmak zorundayız.Türkiye’de ezilenden yana olmak gerektiğini söylüyoruz. Soma’da bu adalet arayışı vicdani bir duruştur. Çok ahlaki bir duruştur. Acılı aileler yara henüz bu kadar sıcakken elbette ki tepkilerini gösterecekler. Yetkililerin de anlayışlı olması lazım. Mahkemenin de anlayışlı olması lazım. Yara çok sıcak. Kolay kolay kapanacak bir yara değil. Soma aileleri arasında toplumsal dayanışmayı güçlendirmemiz lazım. İnşallah buradan el birliğiyle bir yüzleşme çıkartırız. Kendi sorumluluklarımızın farkına varmalıyız.

 

GELENLER TOMAYLA KARŞILAŞTIBülent Ciğeroğlu Kültür Merkezi’nde 11 ay sonra görülmeye başlanan davada, yaklaşık bin polis görev yapıyor. Duruşmaların en az 10 gün kesintisiz sürmesi bekleniyor. Davanın görüleceği salonun olduğu bölgede geniş güvenlik önemleri alındı. Şehit madencilerin alileri ve yakınları önceden belirlenen ve listeye göre duruşma salonuna alındı. Duruşmayı takip etmek isteyen basın mensupları ise polis tarafından iyice arandıktan sonra kendilerine ayrılan bölgeye alındı. Duruşmanın yapılacağı salona 1 kilometre mesafeden itibaren önlem alınıp üç aşamalı barikat kuruldu, ayrıca 112 Acil Sağlık ekipleri ve bir TOMA hazır bekletildi.8 TUTUKLU SANIK AKHİSAR’A GETİRİLMEYECEKDuruşmalar, Adalet Bakanlığı'nın mahkemeye 19 Mart 2015'te gönderdiği yazıya istinaden Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24 Mart'ta aldığı kararla Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile yapılacak. Halen Aliağa Şakran Cezaevi'nde tutuklu bulunan 8 sanık, adil yargılamanın kişi hürriyetine ilişkin kuralları ve can güvenliği gerekçesiyle Akhisar'a getirilmeyecek. Daha önce de gündeme gelen yargılama usulüne göre Aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ve İşletme Müdürü Akın Çelik'in de bulunduğu 8 sanık halen tutuklu bulundukları İzmir Aliağa Şakran Cezaevi'nden mahkeme salonuna ekran ile bağlanacak. Avukatları ise mahkeme salonunda bulunacak.Duruşmanın yapılacağı salon ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Manisa, İzmir, Çanakkale, Balıkesir ve birçok çevre il ve ilçelerden gelecek desteklerle birlikte yaklaşık bin polis güvenliği sağlıyor. Bazı sivil toplum kuruluşlarının gösteri ve açıklama yapacağı gözönüne alınarak, salonun 1 kilometrelik alanında çeşitli güvenlik önlemleri alındı, üç aşamalı barikat kuruldu. Bu arada içeriye alınmayan bir kişi ile polis arasında arbede yaşandı

.AİLELER, 8 TUTUKLU SANIĞIN GELMEMESİNE TEPKİ GÖSTERDİŞehit yakınları güvenlik bariyerinin girişinde bekletiliyor. Duruşma salunana listede ismi olan madenci aileleri alınacak. Listede ismi olmayan madenci yakınları salona alınmayacak. Gözü yaşla madenci işleri ve yakınları, tutuklu 8 sanığın duruşma salonuna getirilmeyecek olmasına tepki gösterdi. Tutuklu sanıklarında orada olması gerektiğini dile getiren şehit madenci yakınları, Türkiye'de adalet olmadığını savundu. Faciada hayatını kaybeden bir madencinin kızı, duruşmayı takip etmek için okula gitmediğini söyledi. Şehit madencinin kızı, "Bize bu acıyı yaşatanlar burada yok. Acımız hala taze. Bu faciaya sebep olanlar, buraya gelip hesap vermeliler." dedi. Bazı madenci yakınları da 8 tutuklu sanığın getirilmemesine tepki göstererek, "Burada olsalardı onların yüzüne tükürürdük. Çocuklarımız her gün, 'Babamız nerede?' diye soruyor. Onlara cevap veremiyoruz." diye konuştu.