Rabia Günü'nde Bir Kez Daha Zulmü Lanetliyoruz!
Demokrasinin en önemli göstergesi, halkın tercihi ile oluşturulan iktidarlardır.
Gerçekleştirilen darbeler ise demokrasinin kurumsallaşmasının önündeki en önemli engeldir. Mısır'da yapılan darbe de Mısır halkının tercihinin hiçe sayılması demektir. Vesayet sistemi çirkin yüzünü tam bir yıl önce, 14 Ağustos’ta Mısır’da göstermiş ve “doğrusunu biz biliriz” diyerek halkın iradesini ayaklar altına almıştır.
Türkiye gibi-yönetimleri güçlü-ülkelerde yaşanan olaylara verilen sert tepkileri, Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Keşmir’de, Telafer’de, Suriye’de göstermeyen medeniyet timsali(!) batı ülkeleri, ikiyüzlü yaklaşımlarını bir kez de Mısır’da göstermiş, darbeye ‘darbe’ deme cesaretinde dahi bulunamamışlardır. Zulüm altında inleyen Müslüman halkları yalnız bırakmakla yetinmeyip bir de cuntaya sahip çıkan Batılı ve bazı Arap ülkelerinin tutumu, zalimleri daha da cesaretlendirmiş, Ortadoğu coğrafyasında demokratik ve her türlü insan hakkının çiğnenmesine göz yumulmuştur. Müslüman kimliği söz konusu olduğunda katliam ya da hukuksuz uygulamalar hoş görülebilmiş, görevleri halkı korumak olan güvenlik güçleri sokaklarda insan avına çıkarak, demokratik hakkını arayan halka dehşet saçmıştır.
Hangi gerekçe ile yapılmış olursa olsun darbeleri hoş görme, alkışlama gibi bir lüksümüz olamaz. Dünyanın neresinde, hangi dinden veya hangi ırktan olduğu fark etmeksizin insanın canını kutsal sayan bizler, Mısır’da bir yılını tamamlayan darbeyi, idam kararlarını ve buna sessiz kalanları 14 Ağustos Dünya Rabia Günü’nde ve nefesimizin yettiği her günde şiddetle kınıyoruz. Ve biliyoruz ki zulüm ile tahakküm asla sonsuza dek sürmez. İradeler üstü Allah (CC) her daim inanan kullarının yanında olacaktır. Zaferin er veya geç Mısır halkının özgür iradeleriyle tecelli edeceğine olan inancımızı yineliyor, dualarımızın ve gönüllerimizin her zaman Mısır’ın inanan halkıyla olduğunu bir kez daha belirtmek istiyoruz.
ÖNDER