Prostat Kanseri Tedavisinde Yeni Uygulama
AHA-ÇANAKKALE-Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Üroloji kliniğinde prostat kanseri tedavisinde ülkemizde sayılı merkezlerde uygulanan Laparaskopik Radikal Prostatektomi ameliyatı uygulanmaya başlandı. Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Üroloji Kliniği Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr Ahmet Reşit Ersay yaptığı açıkla da; ‘’Türkiye’de olduğu gibi Çanakkale bölgesinde de laparoskopik ürolojik cerrahi yakın geçmişte önem kazanmış ve uygulanmaya başlanmıştır. Laparoskopi, karın içi ya da legen kemiğindeki organların cerrahi tedavisinde, geniş ameliyat kesileri (20 cm dolayında) yerine, birkaç adet -4 yada 5 adet- çok küçük (0.5-1 cm) lik deliklerden yerleştirilen borucuklardan kamera ve uzun-ince ameliyat ekipmanları ile yapılan kullanılan bir tekniktir. Ayrıca laparoskopik cerrahide, ameliyat edilecek organların- böbrek, prostat, üreter ve böbrek üstü bezi gibi- rahatlıkla görülebilmesini sağlayan, borucuklardan birinden yerleştirilen ve 1.5 cm. çapında olan, yüksek çözünürlüklü dijital teleskop-kamera sistemi kullanılmaktadır. Bu teleskop - kamera sistemi ile vücut içindeki görüntü bir ekrana yansıtılarak, bu ekrandaki normalin yaklaşık 10-20 kat büyük görüntüsü eşliğinde cerrahi gerçekleştirilir. Laparoskopik cerrahide kullanılan bu ufak delikler nedeniyle, laparoskopik cerrahi sonrası, açık cerrahideki geniş ameliyat kesilerine göre, çok az rahatsizlik olmakta ve daha estetik görünüm sağlanmaktadır. Laparoskopi ile ameliyat sonrası ameliyat ağrısı ve bu nedenle ağrı kesici kullanımı, hastanede yatış süresi ve iyileşme süresi oldukça azalmaktadır. Laparoskopik cerrahi de açık cerrahi gibi genel aneztezi (narkoz) altında yapılmaktadır. Laparoskopik cerrahi, hastalar açısından açık cerrahiye göre daha kolaylıklar sağlayan bir teknik olmasına rağmen, uygulanması için oldukça deneyim ve özellikle bu konu üzerinde edinilmiş geniş tecrübe gerektirmektedir.” dedi.Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi kliniğimizde son 1,5 yıldan beri laparaskopik ürolojik cerrahi işlemi olarak; böbrek kanserinin tedavisi, böbrek kisti tedavisi, böbrek üstü bezi tümörlerininin cerrahi tedavisi, kadınlarda rahmin dışarı sarkması olarak bilinen vajinal prolapsus tedavisi ve üreter taş tedavisi başarılı olarak uygulanmakta olduğunu belirten Prof.Dr.Ahmet Reşit ERSAY, “Son zamanlarda tekniğimizin gelişmesiyle parelel olarak ürolojinin en büyük ikinci ameliyatı olarak kabul edilen ve Türkiyede sayılı merkezler tarafından uygulanan laparoskopik radikal prostatektomi ameliyatı yapılmaya başlanmıştır. Radikal prostatektomi ameliyatında, prostat ve yardımcı üreme bezleri ile duktus deferensler (spermleri taşıyan kanal) çıkarılır. Daha sonra üretra (mesaneden idrarı dışarıya taşıyan ve penis içerisine uzanan idrar kanalı) ve mesane (idrar torbası) uç uca getirilerek konulacak dikişlerle tekrar birleştirilir. Ameliyat sonunda üretral kateter (idrar sondası) mesanenin içerisine yerleştirilerek idrarın vücut dışına alınması sağlanır. Hastalığın özelliklerini ve yaygınlığını belirlemek için ameliyatta çıkarılan dokular patolojiye gönderilir.Yöntemin avantajlarından bahsedecek olursak; Laparoskopik radikal prostat ameliyatı uygulanan hastalarda daha az kan kaybı, daha az ameliyat sonrası ağrı, kısa hastanede kalış süresi, düzenli yemeğe ve günlük aktiviteye kısa sürede geçme olanağı, ameliyat sonrası penisten mesaneye idrar drenajı için, yerleştirilen sondanın kısa sürede alınması gibi avantajlar bulunmaktadır. Geniş ameliyat kesisi ile uygulanan açık cerrahidekine eşit oranda kanser kontrolü laparoskopik cerrahi ile de sağlanmaktadır.” şeklinde açıkladı.Prof.Dr.Ahmet Reşit ERSAY, “Laparoskopik ameliyatta prostata büyük bir kesi, yani açık yara ile yaklaşmak yerine, 4-6 adet 0,5 ve 1 cm. lik mini kesilerden (deliklerden) ulaşılır. Bu deliklerden birinden içerideki görüntüyü sağlayan kamera, diğerlerinden ameliyatı gerçekleştirmekte kullanılan çeşitli cerrahi aletler ameliyat sahasına iletilir. İşlem esnasında, cerraha çalışma alanı yaratabilmek için, ameliyat sahası gazla doldurulur. Bu ameliyat robot yardımlı olarak da gerçekleştirilebilir. Prostatınız ve eğer çıkarılacak ise lenf bezleri uygun yöntemle tüm bağlantılarından ayrıldıktan sonra bir torbaya konarak vücut dışına alınır. Vücut dışına çıkarma esnasında 1 cm olan kesilerden bir tanesi hafifçe büyütülür.” diyerek uygulanan yöntem hakkında bilgi verdi.Yan etkileri ya da komplikasyonları nelerdir?Şimdiye dek yapılan değerlendirmeler radikal prostat cerrahisi sonrasında meydana gelebilen idrar tutamama ve penis sertleşme bozukluğu sıklığının laparoskopik prostat cerrahisinde daha az olduğunu göstermekte olduğunu belirten ERSAY, “ Prostat gibi çok derinde olan bir organın laparoskopik cerrahide kullanılan teleskop ile elde edilen görüntüsünü net bir şekilde sağlarken, görüntünün normalin 10 katı büyütülmesi prostata komşu olan penis siniri ve idrar tutma kaslarının daha iyi korunması ile daha düşük oranlarda idrar kaçırma ve penis sertleşme bozukluğu ile karşılaşılmaktadır. Bunun yanında laparoskopik prostat cerrahisi sonrası idrar tutma fonksiyonu hastaların büyük bir bölümünde ameliyat sonrası 3 ile 6 ay içinde normal fonksiyonuna dönmektedir.” diyerek sözlerine son verdi.
HABER: CAHİT YILMAZ