Manisa Valisi Tarım Ve Hayvancılığı Anlattı
Manisa Valisi Celalettin Güvenç TRT-Anadolu kanalında “Bu Toprağın Sesi” programında canlı yayına katılarak Manisa’nın tarım ve hayvancılığını anlattı.20-24 Haziran tarihlerinde 5 gün boyunca Manisa’yı gündeme taşıyan “Bu Toprağın Sesi” programı 17.45- 19.00 saatleri arasında canlı yayınlanıyor. Programda sunucu Umut Özdil’in sorularını cevaplayan Vali Güvenç, “Manisa, tarımın sanayinin geliştiği dünyanın en verimli ovalarından Gediz ovasına sahip bir ildir “ dedi.“Bu Toprağın Sesi” programının Tarım İl Müdürlüğü bahçesinden yapılan Manisa’daki 3. yayın gününe katılan Vali Celalettin Güvenç, Tarım İl Müdürü Ömer Çelik, Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Salihli Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Toprak, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Kırlıoğlu, Alaşehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Soygür ve firmaları temsilen Ali Rıza Dane katıldı.Tarım ve hayvancılıkta Türkiye’deki ilk 10 il arasında yer alan Manisa’yı tanıtmak için TRT’ye teşekkür eden Vali Celalettin Güvenç, “Programlarınızla Türkiye’nin yükselen, değer kazanan illerini düzenlemiş olduğunuz programlarınızla halkımıza sunuyorsunuz. Alaşehir’de, Akhisar’da programınızı yaptınız, bugün de burada yapıyorsunuz. Seçtiğiniz yerler çok önemli. Alaşehir’imiz üzüm üzerine kurulu, Akhisar’ımız da zeytinciliğin merkezi olma yolunda. Değişen ve gelişen dünyada devletle üreticinin, sektörlerin, sivil toplum kuruluşlarının birlikte çalışması gerekiyor” dedi.Sunucusu Umut Özdil’in “Manisa geniş bitkisel ve hayvansal ürün yelpazesi ile Türkiye tarımında önemli bir yere sahip. Ekonomik ve sosyal yaşam içerisinde tarım Manisa’da nasıl bir yer tutuyor?” sorusuna karşılık Vali Celalettin Güvenç, “Tarımsal üretimde Türkiye’de 4. sıradadır. Hayvansal üretimde 6. sıradadır. Toplam tarımsal üretimimiz 4,7 milyar TL üzerinde yıllık üretimi olan bir ildir. Bu da ekolojik dengenin, tabiatın, Manisa’ya verdiği önemli zenginliklerdir. Kaliforniya, Nil ovalarıyla birlikte Gediz Ovası bereket bakımından, verimlilik bakımından dünyada ilk 3 ova içinde yer alıyor. Daha önceki yıllarda pamuk ve tütün ön plana çıkarken, son dönemlerde alternatif ürün yelpazesi oldukça gelişmiştir. Zeytin, kuru üzüm ve sofralığa dönüş başlamıştır. Sebze ve meyve ihracatının artması buradaki potansiyeli oldukça zenginleştirmiştir. Dikkate sunulması gereken bir husus daha önce Manisa’nın kırsal kesimi dediğimiz Gediz Nehrinin sulama alanında bulunmayan yerlerde yeni üretimler sağlıyoruz. Oralardaki çiftçilerimizin, köylülerimizin daha verimli ziraat yapmasına katkı sağlıyoruz. Buralarda ceviz, çilek, badem yükselen değerler. Kuru üzüm lokomotif iken son dönemlerde sofralık üzüm ihracatı her geçen gün artıyor. Katma değeri daha yüksektir. Bunu nasıl sağlıyoruz derseniz gerek Bakanlık destekleriyle, gerek Özel İdare imkânlarıyla, gerek kooperatifleşme, gerekse tarımı köyde köylü ailelerin yaptığı iş olmaktan çıkarıyoruz. Sanayici, iş adamları da tarıma el atıyor. Gerek hayvancılık, gerekse bitkisel üretimde yatırım yapıyorlar. Üretim arttıkça, pazar payı artıkça o insanlara bunun dönüşü oluyor. Çiftçilerimiz, üreticilerimiz yeni yükselen kooperatifleşme değerini görmeleri lazım. Üretimde tarım gönüllülerinden yararlanıp, bilimsel ve teknolojiyi kullanmak lazım. Maalesef bugün geleneksel üretim anlayışımızla, dünyayla rekabet etmek, çağdaş üretim yapmak, para kazanmak mümkün değil. Manisa bu yolda süratle ilerliyor. Bir yandan sulama problemlerimizi çözüyoruz, bir yandan kimyasal gübre kullanımını artıyoruz, diğer yandan ihracattaki tıkanıkları aşmak için laboratuarlar açıyoruz. Laboratuarlarımızda sağlıklı tahliller yapıyoruz ki, ürünlerimiz yurt dışından dönmesin. İhracat imkânlarını arttırıyoruz. Bugün ihracat imkânları çok yükseldiğinden ürettiğimizi satamama gibi problemler her geçen gün azalıyor.” dedi. “Yüzde yüzlük başarıyı yakalamak mümkün değil, daha alacağımız çok yol var” diyen Vali Güvenç, “Üreticilerimizin dünyadaki gelişmeleri takip edip üzerine bir şeyler koyması lazım. Rakamlar bizi mutlu ediyor ama, damla sulama sisteminde çok ciddi sıkıntılarımız var. Almamız gereken daha çok yolumuz var. Mevcut üretimimizdeki katma değerimizi artırarak iyi bir şekilde pazara sunarak mevcut gelirimizi şimdikinden birkaç kat artırmalıyız. Bizde bunu artıracak potansiyel var. Manisa markalaşıyor. Kirazda da, üzümde de, zeytinde de markalaşıyor. Yakın gelecekte diğer alternatif ürünlerde de markalaşacak. Çilekte, cevizde, bademde marka kent haline gelecektir. İç ve dış piyasada insanlar Manisa ürününün ne olduğunu anlamaya başladı. İleride el birliğiyle çalışıp, markalaşmaya daha fazla katkı sağlayacağız” diye konuştu.Özdil’in, “bütün bu gelişmelere rağmen temel ekonomik göstergelere baktığımızda Manisa hem kentleşen hem de sanayileşen bir il konumunda. Bu kentleşmenin ve sanayileşmenin tarımsal alanlar üzerinde yaptığı bir baskı var mı?” sorusuna karşılık Vali Güvenç şunları söyledi:“Manisa bir tarım kenti olduğu kadar, bir sanayi kenti. Manisa karayolu ve demiryolu ulaşımı bakımından denize ve havaalanına çok yakın olmasından dolayı sanayi için gerekli hür türlü şart bu ilde mevcut. 1960’lı yıllarda Organize Sanayi Bölgemiz kurulmuş. Bugün orası dolmuş durumda. 150 iş yeri var, 30 bine yakın istihdam sağlıyor. Turgutlu’da, Akhisar’da, Salihli’de organize sanayi bölgelerimiz var. Bütün bunların elbette bir baskısı var. Biz sürdürülebilir ekonomiden yanayız. Çevreyle barışık, çevreyi tehdit etmeyen ama mutlaka da sürdürülmesi gereken bir çalışmanın içerisindeyiz. Çünkü nüfus artıyor, ihtiyaçlar artıyor. Bu ihtiyaçları karşılamak için hem sanayi hem de tarım üretimini yapmak zorundayız. Artık Türkiye eski Türkiye değil. Gerek sivil toplum, gerek yerel idareler, gerek medya, gerekse üreticiler çevrenin, tarım alanlarının öneminin farkında. Manisa kırsal kalkınma konusunda durmadan çalışıyor. Yuntdağı bölgesinde örnek bir kırsal kalkınma projesini uyguluyoruz. Yöreye uygun ürünler yetiştiriyoruz. Bölge halkı çilek meyvesiyle tanıştı. Köy içlerini düzenledik. Manisa’nın tüm köylerinin içi parke taşlarıyla düzenlenmiş durumda. İçme suyu, yol, parke yapımı bakımından hiçbir köy ayrımı yapmıyoruz. Gelir getirici ürünlerin artırılması için çalışıyoruz. Bugün Gördes’te, Selendi’de, Köprübaşı’nda çilek, badem ve ceviz ürünü üzerine özel çalışıyoruz. 12 milyon meyve fidanı dağıttık. Ovadaki çiftçimizin geliriyle, Gördes’in köyündeki çiftçimizin gelirini eşitledik dersek bu yanlış olur. Ovada öteden beri tabii sulamayla elde edilmiş önemli bir zenginlik var. Kırsal denilen, buralardan bir şey olmaz denilen yerlerimizde çilek, badem gibi alternatif ürünlerin yetişebileceğini gösterdik. 780 köyümüz var. Tüm köylerde bunları yaptınız mı derseniz bunun şimdi mümkün olmadığını söylerim. Buralara iş adamlarımızın yatırım yapmasını istiyor, teşvik ediyoruz. Bu alanlara yatırım yapıldığı zaman mutlaka buradaki köylülerimiz çiftçilerimiz istifade ediyorlar” dedi.Programda yatırımcılara da seslenen Vali Güvenç, “Tarım Bakanlığı, tarımsal üretim yapacak imalathanelerin giderinin yüzde 50’sini hibe olarak vermektedir. Tarım Bakanlığının bu desteğinden yararlanarak Tarımsal üretim yapan 91 işyerinin açılışını yaptık” dedi. Programın diğer katılımcılarından Tarım İl Müdürü Ömer Çelik, “Artık bugün dünya pazarları sadece ürünün görünüşüne bakmıyor, ürünün sağlıklı olması önemli. Tarım İl Müdürlüğü olarak yaptığımız en önemli çalışmalardan biri üreticilerimizin kayıt altına alınmasıdır. Sadece tarımsal varlıkları değil, tarımda yapılan bütün faaliyetleri kayıt altına alıyoruz. Kuru üzümün yüzde 90’ına yakını Manisa’da üretiliyor. Tütün hala Manisa için önemli. Türkiye tütünün yüzde 53’ü Manisa’da üretiliyor. Kiraz bakımından Türkiye’de ilk sırada yer alıyor. Mısırın, domatesin yüzde 10’unu Manisa üretiyor. Beyaz et ve yumurta üretiminin yüzde 9’unu Manisa üretiyor. Bu rakamlar çok önemli. Ancak önemli olan saydığımız tüm ürünler hem iç tüketimde, hem de ihracatta katma değeri yüksek olan ürünlerdir” dedi.Manisa’nın altın gibi arazilerde güzel ürünler üreten illerden biri olduğunu vurgulayan Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, “Manisa bundan 10-15 yıl önce pamuğuyla gündemdeydi. Fakat dünyadaki pamuk fiyatlarının düşmesiyle birlikte, son yıllarda pamuk ekim alanları çok ciddi bir şekilde düştü. Pamuğun yerini mısır aldı. Kanatlı hayvanlarla ilgili üretimde ciddi bir artış var. Mısır ekim alanları arttı. Geçen yıl üzüm rekoltemiz 210 bin ton civarındaydı. Bu da 390 milyon dolara tekabül ediyordu. Bu seneki rekolte tahminlerimizde çok büyük farkların olacağını tahmin etmiyoruz. Çiftçilerimiz bilgi ve kalitesiyle Manisa’da çok kaliteli üzüm yetiştiriyorlar. Türkiye’nin en büyük üzüm işletmeleri Manisa ve Ege Bölgemizde. Buradaki üzüm işletmeleri kaliteli üzümle dünya pazarında güçlü, lider konumundalar. Bu ürünler Türk ekonomisine katkı sağlamaktadır. Üzüm üreticilerini, üzüm işletmelerini katkılarından dolayı tebrik ediyoruz. Borsada yaklaşık olarak 1 trilyon civarında işlem hacmimiz var. Üzüm ilk sırada, arkasından mısır geliyor. Son dönemlerde konserve sektöründe bir ilerleme yaşıyoruz. Kuru domates ihracatı hızlı bir şekilde başladı. Biber ihracatımız başladı” şeklinde konuştu. Mazotun çiftçi için en büyük maliyetlerden biri olduğunu belirten Salihli Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Toprak ise, “Gübre maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üreticilerimiz sıkıntı çekiyor. Ama devletimizin son 4 yılda yaptığı desteklemeler, sulamada verdiği hibeler üreticilerimizi bir nebzede olsa mutlu ediyor” dedi.
HABER ŞADİYE ÇAKMAK