Hüseyin Nihal Atsız Kabrinde Anıldı
AHA İSTANBUL - Türkçülük ve Türk Milliyetçiliğinin fikir adamlarından Hüseyin Nihal Atsız Ülkü Ocakları İstanbul il başkanlığı tarafından kabri başında anıldı.
İlkeleri ve duruşundan taviz vermeyen, sert mizaçlı, kalemi kılıcından keskin ve bildiğinden dönmediği için arkadaşları, dostları hatta ailesi tarafından yalnız bırakılıp Türk Milliyetçilerinin gönlünde Ruh Adamlaşan Hüseyin Nihal Atsız; Ülkü ocakları İstanbul İl Başkanlığı tarafından Karacaahmette bulunan kabri başında anıldı.
Programa katılım yoğun olup katılımcılar arasında ;
MHP İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Başkan
MHP MYK Üyeleri Erdem Karakoç,Musa Küçük ve Erol Gül
MHP İl yöneticileri ve MHP İlçe başkanları.
Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Gökmen Kantar
Ülkü Ocakları İstanbul İl Teşkilat başkanı Yavuz Tellioğlu
Ülkü Ocakları İl yöneticileri ve ilçe ocak başkanları yer aldı.
Üsküdar Karacaahmet Kabristanında Türk Milliyetçilerinin yoğun kalabalığıyla başlayan program Yasin-i Şerif okunmasıyla başladı. Ardından İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı Gökmen Kantarın konuşmasıyla devam etti.
Sayın Gökmen Kantarın konuşması şöyle idi ;
Değerli dava arkadaşlarım
Bugün burada, hayatı, mücadelesi ve eserleri ile yüzbinlerce ülkücünün,fikir rehberi ve ilham çeşmesi olan Türk Milliyetçiliği hareketinin yol başçılarından Hüseyin Nihal Atsızın vefatının 37. yılında kabri başında bir kere daha rahmetle,minnetle anmak için toplanmış bulunmaktayız.
Nasıl ki mütâreke hükümetinin Maltaya sürgün ettiği Ziya Gökalp Atatürkün fikirlerinin babası olarak adını Türkiye Cumhuriyetinin temeline harç olarak katmayı başardıysa Atsızda Türk Milliyetçiliğini tek parti dönemi baskılarına rağmen Türk Milletinin ruhuna,aklına,hafızasına ve gönlüne kazımayı başarmıştır !
2.Dünya savaşında beliren dengeler,Ülkelerin saflarını sil baştan belirlediği 1940lı yıllarda varlığını başka devletlerin ideolojilerine ipoteklemeye meyil eden iktidara karşı Milli bir mücadele başlatan Atsız,sonraları uğrunda milyonlarca adanmış yüreğin seferber olduğu Milliyetçi Hareketin ilk tuğlasını koyan isimdi.O tuğla Fikirdi,düşünceydi,şuurdu,tavırdı
Son 10 yılda,ibretle tanıklık ettiğimiz gibi , Türklüğü yıkıcı bir tehdit sayıp Atsız ve aralarında Başbuğumuz Alparslan Türkeş,Nejdet Sancar,Orhan Şaik Gökyay,Hikmet Tanyu,Muzaffer Eriş gibi çok değerli aydınların bulunduğunu dava arkadaşlarını yargılayan,engizisyonu aratmayan zülme uğratan,bedenlerin de zihinlerinde de kapanmayan yaralar açan zihniyet bir kere daha iktidarı ele geçirmiştir.
Bu 10 Yıla damgasını vuran yapısı ile Türkiye Cumhuriyetini kuruluşunda ortaya konan iradeden,değer ve ilkelerden koparan yolundan saptıran iktidar ile 1940lar zihniyeti şaşırtıcı derecede benzerliklere sahiptir.Türk Milliyetçilerinin sözcüsü olan Atsız ne manidardırki tıpki bugünkü gibi sözde milliyetçiliği kimselere bırakmayan bir iktidar tarafından sanık sandalyesine oturtulmuştur.
TBMMde biz Türküz , Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacaz diye nutuklar atan dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu,18 Mayıs 1944de yayınladığı tebligatla Atsız ve arkadaşlarını Irkçılık ve Turancılık gayeleri ile rejimi yıkmak,gayri milli gizli cemiyet kurmakla suçlamıştır.
Bugünde aynı şeyi kürsülerde tek vatan,tek bayrak,tek millet ten dem vuran,Türk milletinin adını anamayan,andıramayan ve ortadan kaldırmaya çalışan başbakan ve avanesi yapmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti anayasasında ki Türk tanımından rahatsız olan başbakan,12 Eylül cuntasının ; Ülkücü oldukları için idam ettiği,ülkücülerin son mektuplarını okurken göz yaşı dökmektedir.Eskimekle övünen güruhla,bu ülkenin dağına taşına sadece Mehmetlerin değil,Mustafaların,Özmenlerin, Önkuzularında,Atsızlarında işkencehanelerde yere düşen kanıyla yazılan Ne Mutlu Türküm Diyene mührünü silen,Türküm diye başladığı için öğrenci andını kaldıran,Türk milletine karşı sorumlu kıldığı için Milletvekili yeminini değiştiren,Türk vatanını Nato toprağı ilan eden ve son olarakta kahrolsun Türk Milliyetçiliği diyerek lanet eden bu zihniyetin peşine takılabilmektedir.
Ancak bu hal ebedi değildir,çünkü Atsızın yaktığı ateşi eski püskü mirasyedilere,devşirmelere değil ülkücülere emanettir.
Değerli dava arkadaşlarım
Günlerdir Türkiyenin 4 bir yanında ki üniversitelerden bölücülerin saldırısına uğrayan ülküdaşlarımızın haberini alıyoruz.Öz yurdunda nasıl parya olunur diye şaşırmayın ; 3 Mayıs 1944de nasıl Atsızın mahkeme sonrası Ulus yolunda,Başbuğumuzun anlatımıyla ; Kıyasıya dövülen,kafası yarılan,gözleri patlatılan,kaburgaları kırılan Türk gençliğinin heyecanını,inancı ve kararlılığıdır.Bugün de öz yurdunda sindirilmeye çalışılan !
Dün Karadenizin kuzeyi,bugün okyanusun ötesi pusulasını El ile ayarlayanları,oyunu belli Atsız yolun sonuna geldiğini düşündüğünde İtler bile gülecek kimsesizliğimize derken nasıl bir ızdırap içindeyse , biliyorum öyle kanıyor Türk milletinin yüreği
Ama ne diyor şair ;
Töredir,konan göçer,doğan gün batar elbet
Tanrı zeval vermesin devlet,din ve Kuran var
Dayanılmaz olsa da Atsızlığın acısı
Ulu Tanrıya şükür yine soy var Turan var !
Siz varsınız değerli arkadaşlarım
Bizler varız
2023ü lider ülke Türkiye yapmaya inanmış,zihinlerimiz var.Bu ülkeyi her şartlar altında karşılıksız seven yüreklerimiz var.Kadife eldiven içinde sakladığımız çelikten bileklerimiz var.Yalnız olsakta hak bildiğimiz yolda yürümeye cesaretimiz var.
Evet Ülkücüler var,Ülkü Ocaklılar var oldukça Türke gam yok,yılgınlık yok !
Atsız adıda, Türk adıda, Türk milliyetçiliği davasıda ilelebet yaşar her daim var
Ne Mutlu Türküm Diyene !
Gökmen Kantarın konuşmasından sonra MHP İstanbul İl Başkanı sayın Abdurrhman Başkanda bir konuşma yaptı konuşmasında ,Atsız hocanın davamızdaki önemini anlatan sayın Başkan,Atsız hocayı andıktan sonra hep birlikte Nihal Atsızın kabrini adeta Türk Milliyetçilerinin gönlünden kopan karanfillerle süsledi. Ve Kabir başındaki program son bulmuş oldu.