Eğitimsen’den İsrail’e Kınama

AHA-BALIKESİR-
Burhaniye Eğitim Sen Şubesinden İsrail’e kınama
İsrail’in İnsani Yardım taşıyan gemi Konvoyuna yönelik saldırısı karşısında dehşet içindeyiz. Yapılan kanlı saldırıyı en temel insani değerleri bile çiğnemeyi göze alan, katliamları, öldürmeyi bir politika olarak gören İsrail Hükümeti’nin tarihe yazdığı bir utanç sayfası olarak görüyoruz. Gemilerden teknik olarak haber alınamıyor olması Mavi Marmara dışındaki gemilere de operasyon yapılıyor olabileceği ve 19 olarak açıklanan ölü sayısının yükselebileceği, endişelerimizi arttırmaktadır. İsrail sivilleri hedef alarak, insan hayatına kayıtsızlığını ve barışçı girişimlere yönelik tahammülsüzlüğünü bir kez daha kanıtlamıştır. İsrail’in bu insanlık dışı uygulamalarını şiddetle kınıyoruz. İsrail’in 60 yıldır sürdüre geldiği saldırganlıklar, uluslararası sermayenin ve onun temsilcisi ABD emperyalizminin açık desteğini almadan başarılı olamazdı. Nitekim İsrail devleti Emperyalizmin Ortadoğu’daki jandarmalığını yapmaktan geri durmamıştır. Bunun karşılığında, şimdiye kadar gerçekleştirdiği katliamlara göz yumulmuş, hatta bu katliamları meşru göstererek ortak olunmuştur.
İsrail’in etnik arındırmaya, sürmeye ve yurdundan etmeye dayalı baskı politikaları yeni değildir. Yakın tarih İsrail’in Filistin halkına karşı uyguladığı sayısız katliamların tarihidir. Üstelik İsrail bu politikalarını başta ABD olmak üzere dünyanın egemen ülkelerinin koruması altında sürdürmektedir.
Savaştan, inkârdan ve imhadan medet umanların, barış fırsatlarını ellerinin tersiyle itenlerin İsrail’in bu insanlık dışı yüzüne karşı alacakları tutum, samimiyet ve tutarlılıktan yoksundur. Bir yandan Davos’ta sergilenen “one minute” gibi şovlarla halkın, Filistin halkına yönelik dayanışma duygularını okşayan, öte yandan sayısız askeri ve ekonomik projede İsrail’le işbirliği halinde olanların alacağı tavır ancak timsah gözyaşı olarak görülebilir.
Dışişleri Bakanlığı’nın ilk tepki olarak İsrail Büyükelçisi nezdinde bu olayı kınaması ve acilen izahat talep etmesi ise İspanya, Yunanistan ve İsveç’in büyükelçiliklerini çekmeyi düşündükleri bir ortamda bir diplomatik skandal niteliğindedir. Tüm halkların özgürlüğü ve barış içerisinde bir arada yaşama perspektifi olmayan, üstelik bölgede ABD ve İsrail’le köklü partnerlik (Stratejik işbirlikleri, Genişletilmiş Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığı) ilişkileri içinde olan bir hükümetin başka türlüsünü yapması da mümkün değildir.
Bizler artık, söz değil icraat istiyoruz. Öyle esip gürlemelerin sonrasında yapılan ikili anlaşmaların, İsrail’e kaynak aktarımına dönüşmesini istemiyoruz. Somut olarak, şu ana kadar yapılan ve yürürlükte olan ikili anlaşmaların tek taraflı olarak feshedilmesini, İsrail Hükümeti saldırgan politikalarından vazgeçene kadar, her türlü ikili ilişkinin kesilmesini ve uluslar arası siyasette gerçekçi bir politikayla barışı egemen kılmak üzere Kamuoyu oluşturulması için çalışılmasını Hükümetten talep ediyoruz. Bu tür saldırganlıkların iç siyasete malzeme edilerek, bunların oya tahvil edilmesi girişimlerinden vazgeçilmesini istiyoruz. Yaşasın halkların kardeşliği, Yaşasın Filistin halkının onurlu direnişi, Kahrolsun İsrail faşizmi.

HABER-ENVER DOLGUN-