Dünya Basın özgürlüğü Günü
CHP PM Üyesi Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceerin 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle yayımlamış olduğu mesaj:
Bir ülkede demokrasinin sağlıklı işleyebilmesi, demokrasinin kilometre taşlarından biri olan basının özgür olmasıyla mümkündür. Basının özgür olmadığı bir ülkede ne demokrasiden ne de insan haklarından söz etmek mümkün değildir.
AKP iktidarında Türkiyede medya; baskı ve sansürü en ağır olarak yaşadığı karanlık bir dönemden geçmektedir.
Türkiyenin, basın özgürlüğünde son 9 yılda 56 sıra gerileyerek, 179 ülke arasında 154. sırada yer alması, Avrupada basını özgür olmayan tek ülke olması, basını özgür olmayan Ermenistan, Ekvator, Libya ve Güney Sudan ile aynı sırayı paylaşması vahim ve karanlık tabloyu net bir şekilde özetlemektedir.
Günümüzde gazeteciler için en büyük hapishane olarak anılan Türkiyede basın emekçileri ve ifade özgürlüğünü savunanlar, haksız gerekçelerle demir parmaklıklar ardına kapatılmıştır. Demir parmaklıklar arkasındaki 40 gazeteciyle ülkemiz, bu alanda maalesef dünyada ilk sırada yer almaktadır.
Türkiyeye bu utancı yaşatanlar, 12 yıllık süreçte muhalif medya üzerinde ısrarlı biçimde baskı ve yıldırma politikasına devam etmektedir.
Toplumsal olayları haber yapan basın kuruluşları ağır cezalara maruz bırakılmakta, gazeteciler köşe yazıları ya da sosyal medyadaki paylaşımları sebebiyle, bizzat Yürütme organının başı Erdoğan tarafından görevlendirilen hükümet komiserleri vasıtasıyla ya da direkt medya patronlarına edilen telefonlarla işten çıkarılmaktadırlar.
Basının, Anayasa ile güvence altına alınan görevi, toplumun her kesiminin sesinin duyurmak, sorunları bütün tarafsızlığıyla gündeme getirmek, kamuoyu oluşturmak ve yurttaşları yaşananlardan dolayı bilgilendirmektir. Ancak; ülkemizde son yaşanan toplumsal olaylar basının tarafsızlığını bir kez daha tartışma konusu haline getirmiştir.
Gezi Parkı eylemlerine gözlerini kapatan, Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarına sahne olan 17 ve 25 Aralıkı görmezden gelen, iktidara kalkan olmak için tek elden atılmış, aynı manşetlerle çıkan bir kısım medya halkın haber alma hakkına engel olmuştur.
İktidarın isteği doğrultusunda haber yapanları, gerçekleri halktan saklayanları, üç maymunu oynayanları, muhalefet liderlerinin televizyonlarda haber olarak yer almasında dahi tahammül edemeyenleri, halkımız da tarih de affetmeyecektir.
Medyaya hükümet komiseri atayanlar, halkın bilgi almasını engellemek için havuz medyası oluşturanlar, karşılığında devletin ihalelerini peşkeş çekenler de bilmelidirler ki; sadece gerçeğin peşindeki kalemler her zaman var olacaktır ve gerçekler elbette gün ışığına çıkacaktır.
İktidarın değil, halkın kalemi olan bir medya özlemiyle; köşe yazarlarının fikirlerinden dolayı hapis yatmak zorunda kalmadığı, hedef gösterilmediği, küçülüyoruz bahanesi altında gazetecilerin işsiz kalmadığı bir ülke özlemiyle; kamuoyuna haber ulaştırmak için büyük bir özveriyle görev yapan tüm basın emekçilerinin 3 Mayıs Basın Özgürlüğü Gününü kutluyorum.