Dsp Genel Başkanı Denizli'de

AHA DENİZLİ - TÜM DOKUNULMAZLIKLAR KALDIRILMALI

DSP Genel Başkanı Masum Türker, DSP Denizli il Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Masum Türker toplantıda özetle şunları söyledi.

Türkiye’nin değişik illerine giderek halkın nabzını yokluyoruz. Bu çerçevede Denizli’de de halkla kucaklaştık. Gittiğimiz her yerde görüyoruz ki yoksulluk her geçen gün artıyor ancak Türkiye bunu konuşmuyor. Eğitim sistemi yozlaştırıldı, 4+4+4 ile kızlarımızın okula gitmelerinin önü kesilecek, kimse bunu konuşmuyor. Okullara kıyafet serbestisi getireceklerini söylediler, bununla ilgili yönetmelik çıkardılar, şimdiden çocuklarımız ve aileleri gerildi, kimse bunu konuşmuyor. Bu düzenleme ile toplumda değişik gelir grupları arasındaki farklar bariz bir şekilde ortaya çıkacak ve çocuklarımız ailelerinin ekonomik durumlarındaki farklılıklar sebebiyle çok büyük sorunlar yaşayacak. Kimse bunları konuşmuyor.

Bunlar konuşulmazken ülkemizde konuşulan konuya bakın. Muhteşem Yüzyıl dizisi. Bu diziyle ilgili olarak Başbakan’ın sözleri, her şeyden önce sanata ve fikir özgürlüğüne saldırıdır. TV dizileriyle uğraşılması, sanata, fikir özgürlüğüne uymaz. Kaldı ki bir AKP’li milletvekilinin bütün televizyon dizilerinin kontrol altına alınması için verdiği kanun teklifi, Türkiye’de yavaş yavaş özgürlüklerin kısıtlandığı bir sürece girdiğimizi, tek adam yönetimine doğru, faşist yönetim anlayışına doğru gittiğimizi gösteriyor. Bu bir dizi, belgesel değil ki. Başbakan’ın bir diziyle bir belgeseli birbirinden ayırması gerekir. Yarın birisi çıkıp Kanuni Sultan Süleyman’ın boğdurduğu kardeşlerini, çocuklarını da gündeme getirebilir. Padişahların yalnız fetihle, yalnız devlet yönetimiyle değil kendi kardeşlerini öldürterek, çocuklarını öldürterek de yaşadıklarını çok iyi biliyoruz.

Başbakan Erdoğan’a, Sultan Süleyman’a sahip çıktığı kadar Hazreti Muhammed’e de sahip çıkmasını öneriyoruz. Hazreti Muhammed için yapılan yanlış nitelendirmelere dünyada ses çıkarmayan tek Müslüman ülke Türkiye’dir. ABD Başkanı Barack Obama, BM toplantısında, Müslümanlar’a hakaret eden filme tepki göstermedi diye, Türkiye soğukkanlı davrandı diye Başbakan’ı tebrik etti. Aslında bu bir tebrik değil, İslamiyet'e karşı yapılacak mücadelelerde Müslümanlığı referans almış bir Başbakan’ın sessizliğinin tescil edilmesidir.

DOKUNULMAZLIK DOSYALARINDA AYRIM YAPILMAMALI

Son zamanlarda tartışılan bir başka konu, BDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili tartışmalardır. BDP’li milletvekillerinin teröristlerle kucaklaştıklarına ilişkin resimlerini hoş karşılamak mümkün değil. Ancak önce şu soruyu sormak gerekir. BDP’li milletvekilleri orada gezerken emniyet güçleri neredeydi? Herhalde izliyordu. Bu teröristler ellerini kollarını sallaya sallaya nasıl geldiler? Dokunulmazlıklarda ayrıcalık yapmak doğru değildir. Biz tüm dokunulmazlıkların kalkmasından yanayız. Tüm dokunulmazlıkların kaldırılması, yargılamaların yapılması gerekir. Ayrıca bunların içinde dokunulmazlığının kaldırılmaması gerekenlerin neden kaldırılmadığının açıklanması, kamuoyunun vicdanını rahatlatır. Bu konu biraz da  Başbakan’ın gündem oluşturmaya yönelik çıkışlarından dolayı bu noktaya geldi. Özellikle Başbakan ve çevresi gündem yaratmak adına Türkiye’yi zora sokacak olaylara zemin hazırlıyorlar ya da kendileri bu olayları yaratıyorlar. Bunların doğru olmadığı düşünüyoruz.

BÜYÜKŞEHİR YASASI EYALET SİSTEMİNİN HABERCİSİ

Cumhurbaşkanı’nın onayladığı Büyükşehir Yasası da doğru bir yaklaşıma sahip değil. Çünkü bu yasayla halk iradesi dikkate alınmadan halkla, halkın yönetimiyle ilgili önemli kararlar alınmıştır. Her şeyden önce bu yasa, eyalet sistemine gidişin habercisidir. Türkiye Cumhuriyeti üniter devlet yapısına sahip bir ülkedir ve bunun değiştirilmesine izin verilmemelidir.”