Denizli'de Deprem Hazırlıklarına Hız Verilmeli

AHA DENİZLİ- (DEİM) Denizli İnşaat Müteahhitleri Derneği üyesi, İnşaat Yüksek Müh. Erdem Aydın, her 17 Ağustos'ta Deprem'i hatırladığımızı dile getirerek, bölgemizde her an çeşitli büyüklüklerde depremlerin olabileceğine dikkat çekti.

 Bu yüzden hazırlıklı olmamız gerektiğini, her geçen günün kayıp olduğunu söyledi.

Aydın, Denizli’de eski şehir diye adlandırılan bölgelerde çok sayıda eski bina bulunduğunu ve bu binaların, depremsellik açısından büyük riskleri de beraberinde getirdiğini ileri sürdü.

“Deprem öldürmez, çürük yapılaşma öldürür, yanlış yapılaşma öldürür, yerine uygun şekilde yapılmayan yapı öldürür. Burada sorumluluk kime düşüyor, bu yapıların yapılmasına izin verenlere düşüyor, müteahhitlere düşüyor, yerel yönetimlere, kanunlar ve imar kanunları ile bunları bir araya getiren hükümetlere düşüyor. 17 Ağustos bize gösterdi ki yanlış yere, yanlış zemine ve yanlış yapılan yapılar çok sayıda can kaybına sebep olabiliyor.”dedi.

ESKİ YAPI STOKLARI BÜYÜK RİSK İÇERİYOR

Aydın, Denizli’nin 1. derece deprem bölgesi olduğunu hatırlatarak;

“Denizlimizin böyle bir depreme hazırlıklı olmadığını düşünüyorum. Geçmiş yapı stokuyla düşünüyorum. Yeni yapılaşan yeni yapıların bulunduğu, Yenişehir, Servergazi gibi şehrin farklı zeminin sağlam bölgelerinde ki yeni denetimli ve sağlam, sağlıklı yapılar var. Ama geçmişe baktığımızda Eskişehir dediğimiz, Çınardır, Bayramyeridir o havzada eski şehir mevkiinde riskli yapıların olduğu gündemde ve aşikar.”dedi.

Aydın konuyla ilgili sözlerine şöyle devam etti. Kentsel dönüşüm diye bir kavramımız var. Aslında depremsellik ile kentsel dönüşüm birbirini bütünlemektedir. Eski yapıların depreme dayanıklı yapılara dönüştürülmesidir. Şeklinde konuştu.

 

TÜRK USULÜ KENTSEL DÖNÜŞÜM

Kentsel dönüşümün bir an önce, doğru bir biçimde hayata geçirilmesini isteyerek,

”Yalnız biz kentsel dönüşümü de Türk usulü uyguluyoruz.”dedi.

Konuşmasına şöyle devam etti.

“Mahalle arasındaki 115 m2 bir arsa üzerindeki, 90 m2 lik ahşap, kerpiç binaları yıkarak, yerine 90 m2 lik beton binalar yapıyoruz. Bu kentsel dönüşüm değil, bina dönüşümüdür. Aynı çıkmaz sokaklar, aynı itfaiye giremeyen sokaklar, aynı ambulansın zorlanarak gireceği sokaklar, park yeri olmayan sokaklar zemini sağlam olmayan mekanlara sadece binaları yenileyerek, kentsel yenilik oluyor bu, kentsel dönüşüm olmuyor. Niyetler güzel,  amaçlar güzel ama yine bir Türk İşi uygulama yapıyoruz.” Dedi.

 

Bu uygulama yerine ada, bölge bazında projelendirme ile 100-300-500 konutlu ve yeşil alanlar ve çeşitli sosyal alanların olabileceği çalışmalar yapılması ile amaca ulaşılabilineceğini söyledi. Kentsel dönüşüm deyince bunun anlaşılması gerektiğini de vurgulayan Aydın, sözlerine şöyle devam etti.

“Deprem dedik, kentsel dönüşüm dedik, bunu yapacak müteahhit sorunu ortaya çıkıyor. Müteahhitlerimiz ne derece donanımlı, bilgili, meslek erbabı “dedi.

 BİNA YAPMAK BASİT OLMAMALI

Ayrıca, meslek kriterlerinin olmayışının sorunlar yarattığını da dile getirerek,

“Siz 100  tane dananızı ve düvenizi satıp gelip müteahhitlik yapabiliyorsunuz ve yaptığınız binada, onlarca yüzlerce can 50 sene yaşamak zorunda kalıyor. Bu iş bu kadar basit olmamalı, denetimler, projeler her şey var ama, sonuçta Dünya standartlarına bakmak lazım. AB , Amerika gibi ülkelerde nasıl uygulanıyor bakmak lazım, kaç tane müteahhit firmanın bünyesinde kadrolu inşaat mühendisi var bakılmalı, bunun bir istatistiğinin çıkarılması lazım. Yani işi hakkıyla yapan veya yapmayanın ayrılması lazım  ki, depremsellik, kentsel dönüşüm, müteahhitlik bunlar hepsi birbirine bağlı kavramlar” dedi.

 

KENTSEL DÖNÜŞÜM’ÜN ÖNÜ AÇILMALI

Denizli özelinde, emsal artışı sisteminin uygulanmayışı nedeni ile kentsel dönüşümün başarısızlığa uğradığını savunan Aydın,

“100 bağımsız binanın kentsel dönüşüme verilebilmesi için, bir müteahhit’in alıp o binayı yıkıp,  100 bağımsız bölüme gerekirse her birine birer daire ama kendisinin de o binayı finanse edecek kadar daire kazanması gerekiyor. Denizli özelinde emsal artışı olmadığı için izin verilmediği için, kentsel dönüşüm uygulanamaz nitelikte. “dedi.

Sistemi bu çıkmazdan kurtarmak için çözüm üretilmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü.

Örneğin, Denizli’de İstiklal Caddesinde bulunan eski yapıların terk edilmesini ele alırsak;

Mülk sahipleri zemini daha sağlam, ekonomik arsaların bulunduğu çeşitli semtlere konutlar inşa edilmek suretiyle, hem dairelerine karşılık birer daire sahibi olurlar , hem de terk edilen alanlar belediyeler tarafından çeşitli şekillerde değerlendirilebilir, müteahhitler de kazanacakları için olaya sahip çıkarlar. Şeklinde konuştu.