Chp: İstanbulda Okul Bahçelerine Trafo Yapılmasın!
AHA İSTANBUL- İstanbul İl Özel İdaresinin Bütçesi Meclis oturumunda Vali Hüseyin Avni Mutlunun katılımı ile yaklaşık 3 saat görüşüldü. İstanbulun en acil çözüm bekleyen ve geniş kitleleri ilgilendiren konuların başında eğitim, sağlık ve diğer sosyal yardımlar olduğunun altını çizen ve İstanbul İl Özel İdaresinin 2011 Yılı Faaliyet Raporuna ret oyu veren CHPlilerin gerekçeleri şu başlıklarla anlatıldı;
CHP Grup Başkan Vekili Ertuğrul Gülsever , Okul bahçelerine yapılan elektrik trafolarına CHP grubu olarak hep karşı çıktık, çıkmaya devam edeceğiz. Öğrencilerimiz, çocuklarımız ve yurttaşlarımız için Allah Korusun, her an çok büyük bir tehlike arz eden, olası kaza meydana getirecek olan trafoların okul bahçelerine yapılmamasını, Sayın Valimizin huzurunda bir kez daha söylüyor ve uyarı görevimizi bir kez daha yapıyoruz. İnsanımızın sağlığını oldukça tehdit eden sahte gıdalar almış başını gidiyor. Gıda denetiminin çok daha sıklaşmasını, gerekli tedbirlerin alınmasını, idari ve hukuki cezaların daha yaptırımcı olmasını istiyoruz. Daha önce ki yıllarda olduğu gibi; Bedensel, zihinsel ve otistik yurttaşlarımız için, madde bağımlısı, sokak çocuklar ve vatandaşlarımız için 2011 yılında da bütçe içinde gerekli kaynak ve yatırım yapılmamıştır. Yazılı önergemizde tavsiye etmemize rağmen, Silivri Belediyemizin bağışladığı 20 dönümlük Selimpaşada ki araziye Engelli yurttaşlarınız için bir Rehabilitasyon Merkezinin yapılması için hiçbir adım atılmamı, gerekli destek verilmemiş ve yatırım programına alınmamıştır. Yine orman köylülerimiz için, tarım ve hayvancılıkla uğraşan yurttaşlarımız için gerekli destek ve yatırım yapılamamıştır. Elbette sorun çoktur, saymakla, yazmakla, söylemekle bitmez. CHP Grubu olarak saydığımız bu sorunların çözümü için yüzlerce yazılı ve sözlü önergeler verdik, konuşmalar gerçekleştirdik, uyarılarda bulunduk, tavsiyelerde bulunduk, sorunların çözülmesi için çözüm yolları gösterdik. Grubumuzun endişeleri, Önergelerimiz ve uyarılarımız yeterince dikkate alınmamıştır. İstanbul İl Özel İdaresinin 2011 Yılı Faaliyet Raporuna CHP Grubu Red oyu verecektir
CHPli Hasan Tapan, Eğitimi tamamen İmam Hatip okullarını, orta seçmeli kuran kursu ve diğer din derslerinin yer almasıyla birlikte bu eğitim sistemini daha da orta çağa getirmektedir. Bunun temelinde şu yatıyor 4+4+4 ile birlikte zaten eşitsiz olan toplumsal yapı eşitsizlikler daha da artacaktır. AKP iktidarı bu yasayla Eğitim anlayışını daha da gerici ve tek tip haline getirmiştir CHPli Ali Demir, İstanbula 350 trilyon lira para harcanırken önce can sonra mal göz önünde bulundurulması gerekiyor. Sivil savunmamız ve acil afetimiz yetersiz kalıyor. Demek ki bu bütçenin içerisinden mutlaka okullara, eğitimcilere, kapılara komşulara müdahale edebilmesi için mahalle afet gönüllüleri oluşturulması gerekiyor. İstanbulun birçok yerlerinde bu afet gönüllüleri oluşmuş ama yetim kalmışlar, öksüz kalmışlar. Sayın Valimiz burada iken yine arz edeyim, gerek 155e, gerek 110a, gerek 112yi ararken hep meşgul, bir çözüm bulunulsun
CHPli Besim Cebecioğlu, İstanbulda okullar yetersiz, hastaneler yetersiz, hizmet alanları yetersiz, sosyal hizmetler yetersiz, engellilerle ilgili verilen hizmetler yetersiz yani yetersiz oğlu yetersiz. Kendimizi kandırmanın bir mantığı yok. Televizyon kanallarına da çıkıp bu milleti kandırmanın da gereği yoktur. Yoğun Bakım hastalarını bir hastanede yoğun bakım bölümüne yatırmak mümkün olmuyor. Hastane hastane geziyorlar, sonunda yarı yolda ölüp gidiyorlar. Bunlara dikkat etmek lazım, çözmemiz gerekiyor
CHP: İstanbulun Eğitim ve Sağlığına ayrılan pay yetersiz
İstanbul İl Genel Meclisinin 2012 yılı Mart Ayı oturumları Meclis 2. Başkan Vekili Musa Akgündoğdu başkanlığında toplandı. İstanbul İl Özel İdaresi 2011 Yılı Faaliyet Raporu, İl Genel Meclisinin 4 Nisan Çarşamba günü yapılan 3. birleşiminde görüşüldü. Faaliyet Raporu oylaması CHP Grubunun red, AKP Grubunun oy çoğunluğu ile kabul edildi. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu tarafından Mart ayında meclise sunulan İstanbul İl Özel İdaresi 2011 Yılı Faaliyet Raporu, ilgili ihtisas komisyonlarının çalışmalarını tamamlamasının ardından Mecliste oya sunularak, oy çokluğu ile kabul edildi. Ayrıca 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 17.Maddesi kapsamında oluşturulan Denetim Komisyonunca hazırlanan İstanbul İl Özel İdaresi Denetim Komisyonu Raporu da Meclisin bilgisine sunuldu. Bütçenin sunulması sonrası Meclis oturumunda sırası ile CHP İl Genel Meclis Üyeleri Hasan Tapan, Ali Demir, Besim Cebecioğlu ve CHP Grup Başkan Vekili Ertuğrul Gülsever görüş ve önerilerini dile getirdiler.
CHP İl Genel Meclis Üyesi Hasan Tapanın uzun konuşmasındaki satırbaşları;
Sınırlı mali kaynaklarla halkın sorunlarına ve beklentilerine cevap verilmesi olanaksızdır. Çünkü var olan sorunlar çözülmediği gibi sürekli artan göç daha da imkânsız hale getirmiştir. Bununla beraber İl özel İdarenin gelir kaynakları arttırılmalıdır. 2011 mali yılı Özel İdaresinin Bütçesi 325 milyon TLdir. İstanbulda yapılan tüm yatırımların mali kaynaklardan payı yaklaşık olarak %10 ile 15 arasındadır. Oysa İstanbulun ülke ekonomisine katkısı çok büyüktür. Genel bütçe % 40 gayri safi milli hâsılata % 23 katkı sağlamasına rağmen merkezi bütçede yeteri kadar pay alamamaktadır. İstanbulun en acil çözüm bekleyen ve geniş kitleleri ilgilendiren konuların başında eğitim, sağlık ve diğer sosyal yardımlar gelmektedir. İstanbul İl Özel İdaresinin Bütçesi çete olarak %42ye yakın eğitim, %25 sağlık, % 10 sosyal yardımlardan oluşmaktadır
28 Şubatın rövanşı olarak kamuoyuna cilalanan kanunla yıllar yılı Neoliberal saldırılar altında kamusal eğitim sisteminin özelleştirilmesinin önü açıldı. Okullaşma oranının önemli ölçüde ve okullardaki eğitim yapısına baktığımız zaman gelirlerin artacağını, küçük yaştaki çocukların sermaye iş gücü olarak çalıştırılmasına neden olacağı görülmektedir. Diğer bir şey, eğitimi tamamen İmam Hatip okullarını, orta seçmeli kuran kursu ve diğer din derslerinin yer almasıyla birlikte bu eğitim sistemini daha da orta çağa getirmektedir. İşte 4+4+4 Ak Partinin zorla meclise getirdiği 4+4+4 ilk meyvelerini vermeye başladı. Manisada sarıklı cübbeli bir imam çocuklara ders vermeye başladı. Türkiyenin dört biryanında eyleme rağmen meclisten kavga ve gürültüyle geçen 4+4+4 İlkokula imam, Türkiye eğitim sistemi bu noktaya geldi. Bunun temelinde şu yatıyor 4+4+4 ile birlikte zaten eşitsiz olan toplumsal yapı eşitsizlikler daha da artacaktır. Özetle Ak Parti iktidarı bu yasayla 12 Eylül Eğitim anlayışını daha da gerici ve tek tip haline getirmiştir. Fatih projesi kapsamında oluşacak yaklaşık 20 milyar dolar rantın yasal denetim mekanizmalarından uzaklaştırılması da sistemin değiştiği yönünde sapmalar göstermiştir
CHP İl Genel Meclis Üyesi Ali Demirin uzun konuşmasındaki satırbaşları;
İstanbula 350 trilyon lira para harcanırken önce can sonra mal göz önünde bulundurulması gerekiyor. Çünkü hepinizin çok iyi bildiği gibi 1999daki depremde olağanüstü bir şekilde can kaybı verdik. Deprem kurbanlarının çoğu resmi afet müdahale sisteminin profesyoneller tarafından değil, yerel sakinler ve komşular tarafından kurtarıldığı tespit edildi. Demek ki bizim sivil savunmamız, bizim acil afetimiz yetersiz kalıyor. Demek ki bu bütçenin içerisinden mutlaka okullara, eğitimcilere, kapılara komşulara müdahale edebilmesi için mahalle afet gönüllüleri oluşturulması gerekiyor. İstanbulun birçok yerlerinde bu afet gönüllüleri oluşmuş ama yetim kalmışlar, öksüz kalmışlar. Yani biz acil afet komisyonu olarak Kaymakamlıklara gittiğimizde, Belediyelere gittiğimizde inanır mısınız, Belediyenin Kaymakamdan haberi yok, Kaymakamında Belediyeden haberi yok
Sayın Valimiz burada iken yine arz edeyim, gerek 155e, gerek 110a, gerek 112ye gidin orada bir oturun, orada ki memur arkadaşla bir çay için size yüzlerce telefon gelir. Şimdi, hocamın bir tanesi diyordu ki varsayalım evinizdesiniz, olağanüstü bir yangın var, kıyamet kopuyor siz ilgili yeri arayacaksınız, arıyorsunuz arıyorsunuz telefon meşgul, amcam bulmuş bir tanesiyle muhabbet ediyor. Senin evin yanmış canın çıkmış kimsenin umurunda değil. Demek ki biz bunu bu kadar Milli Eğitime İl Özel İdaresi olarak katkı sunan bir kurum ve kuruluş olarak bizim İlkokullardan başlamak suretiyle o çocuklarımıza bu eğitimi vermemiz gerekiyor diye düşünüyorum
CHP İl Genel Meclis Üyesi Besim Cebecioğlunun uzun konuşmasındaki satırbaşları;
İstanbulda okullar yetersiz, hastaneler yetersiz, hizmet alanları yetersiz, sosyal hizmetler yetersiz, engellilerle ilgili verilen hizmetler yetersiz yani yetersiz oğlu yetersiz. Kendimizi kandırmanın bir mantığı yok. Televizyon kanallarına da çıkıp bu milleti kandırmanın da gereği yoktur. Bundan da hiç kimse alınmasın. Bizim burada ki görevimiz İstanbul halkına hizmet etmek. Devletin yapması gerekenleri bizim burada bu millete hizmet ederek onların huzurunu, refahını sağlamaktır. Ama bunu da maalesef sağladığımızı söyleyemeyiz. Yoğun Bakım hastalarını bir hastanede yoğun bakım bölümüne yatırmak mümkün olmuyor. Hastane hastane geziyorlar, sonunda yarı yolda ölüp gidiyorlar. Bunlara dikkat etmek lazım, çözmemiz gerekiyor. Sınıfların mevcudu kalabalık 670 kişilik sınıflar var. Avcılar Yeşilkentte var, Tahtakale Mahallesinde var, İstanbulun birçok bölgesinde 6070 kişilik sınıflar var. Yani bunları konuşalım ki çözmesini de birlikte yapalım
Van depreminde o turuncu elbiseli insanlar gönül birlikteliği etmiş, hizmet için koşan insanlar karınca gibi o yıkılan binaları temizledi ve altından canlıları kurtardı. Bunlar sivil toplum örgütlerinin elemanıydı. Yani STKlara önem vereceğiz diyorsunuz ama beş kuruş katkımız olmuyor. O sivil toplum örgütleri derneklerde kadınlar acil afetlerle ilgili eğitim görüyor, işte vatandaşlar görüyor. Gönül birlikteliğiyle görüyorlar ama bir kuruş devletin katkısı yoktur. Şimdi İSMEPin böyle bir projesi oldu dediler ben dernekleri aradım. Yarın acil afet durumlarında ne yapacağız? Kim kimi kurtaracak? Bu devletin gücü yetecek mi? Onun için bu işlere hakikaten gönül verip, oturup baş başa verip ben iktidarım havasından kurtularak, oturup baş başa verip bu işleri çözmeliyiz. Bir yığın engelli var. Bakın 8000 bin engelli var. Bununla ilgili Sayın Valimize bilgi verdim. Bakanımıza yine çalışmalarımızla ilgili bilgi verdik yani bir ailede bir engelli olduğunda o ailenin tümünün engelli durumuna düştüğünü, yaşamlarının zehir olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Bunu tabi biz iktidarız, biz onları biliyoruz havasıyla konuşmalarımızı hesaba almazsanız hiçbir şey çözülmez. Yazık olur. Türkiyede bulunmayan projeyi sundum bir kuruş ayırmadınız, bir kuruş. O nedenle İstanbulun problemlerini çözmek için ya birlikte olacağız, yoksa siz kafanıza göre hareket edip bütçeyi çarçur edip gideceksiniz
CHP Grup Başkan Vekili Ertuğrul Gülseverin uzun konuşmasındaki satırbaşları; CHP Grubu olarak biz 2011 yılı Bütçesi görüşülürken bu bütçenin 14 milyon nüfusa yaklaşan İstanbul için son derece yetersiz olduğunu dolayısıyla böyle bir bütçeyle İstanbula hizmet etmenin kolay olmadığını ifade etmeye çalışmıştık. Bu kentte bu parayla, bu bütçeyle devasal büyüklükteki çözüm bekleyen sorunların halledilmesinin kolay ve olası olmadığını dile getirmeye çalışmıştık. Dolayısıyla da bu konuda farklı ve itiraz söyleyen bir düşünce arz etmeye çalışmıştık. Öyle görünüyor ki bu faaliyet raporundan da anladığımız üzere bu konuda haklılığımız bizce ortaya çıkmıştır. İstanbul kendisine reva görülen bu bütçeye layık değildir. Onun çok daha üstünde, çok daha büyük bir bütçeyle İstanbul İl Özel İdaresi İstanbula hizmet etmek üzere yola çıkmalıdır. Bu bütçenin geçen yılki 325 milyonluk bütçenin en önemli bölümü, ciddi bir bölümü, özellikle biraz evvel bahsettiğim nedenlerden dolayı sağlık ve eğitime ayrılmıştır. O nedenle de bu konuda kararlar verilirken sağlığa ve eğitime ayrılacak paylar azami gayret sarf edilerek en üst düzeyde tutulmaya çalışılmıştır. Ama çok üzülerek söylüyorum. Biraz evvel dinlerken dil sürçmesi olarak kabul etmek istiyorum. Bu konuda verilmiş bir başarı, kazanılmış bir mesafe varsa bu İstanbul İl Genel Meclisinin özgür iradesi ile olmuştur. Ne hükümetin nede başbakanın talimatıyla olmamıştır bunu herkes böyle bilmeli
Sağlık konusunda elbette İstanbul İl genel Meclisi ve Özel idaresi çok ciddi işler yapmak için üzerine düşenlerin hepsini yapma gayreti içerisinde olmuştur. Bakanlık tahsisi ile yapılmış hastanelerimiz var. Ama İl özel İdaresinin kendi bütçesiyle olan büyük onarımlar, küçük tadilatlar ve onların malzeme alımlarına ilişkin donatılar bu idarenin katkılarıyla oluşturulmaya çalışılmıştır. Bizim öz kaynaklarımızla yapmaya çalıştığımız en önemli işlerden bir tanesi bize yüklenen misyon sağlık ocaklarının yapılmasıdır. Bu amaçla da bu 2011 faaliyet raporunda bize sunulan faaliyet raporundan baktığım kadarıyla 2011 yılı faaliyet raporunda ifade edildiği üzere 2 adet sağlık ocağı bitirilmiş, bir adet sağlık ocağı devam etmektedir. Bir tanesinin ihalesi yapılmıştır. Üç adette proje aşamasındadır. Aynen sizin söylediğinizi söylemeye çalışıyorum. Stratejik planda ve performans planında sağlık ocağının yapılması misyonu bize yüklenmişken ve bu görevlerle sorumlu iken bir günde evvelce tartışılmadan, ileri demokratik ülkelerde, çağdaş ülkelerde olduğu gibi yıllarca üzerinde konuşulup tartışılmadan eğer siz aniden Aile Hekimliğine dönme kararı verirseniz bu sağlık ocaklarını şimdi ne yapacağız diye sizin biraz evvel söylediğiniz gibi düşünmek zorunda kalırsınız. O nedenle burada şimdi dönüşümün yarattığı ciddi bir ek yük ve maliyet vardır. Uygulamada düşünülen sağlık ocakları şimdi performans raporunda ki hedeflerden şaşarak değiştirilmek mecburiyetinde kalınmıştır. Revize edilmiş performans raporunun içerisinde bile stratejik plandan revize edilmiş performans raporunda bile bu konuyla ilintili herhangi bir satır söz konusu değildir. Dolayısıyla bundan sonra yapılacak işlerin mutlaka ve mutlaka yıllara dayalı gerçek plana ve onun uygulamalarına dönük olmasının şartı vardır, devletin zaafa uğratılmaması en azından ekonomik açıdan diye düşünüyoruz CHP Grubu olarak
Genel faaliyet raporunun içerisinde ben özellikle bu konuşmada faaliyet raporunda söylenenler ve yapılamayanlar eksik kalanları dile getirerek katkı sunmak için buradayım. Yoksa bir tartışmayı ve burada gereksiz bir takım tırmanışları ifade etmenin anlamlı olmadığına inanıyorum. Faaliyet raporu içerisinde sunulan 112 acil hizmetlerinin verilmesi için 87 milyon lira ayrılmış bir bütçe vardır. Bu para henüz kullanılamamıştır, arsa bulunamadığı için dolayısıyla acil 112 hizmetleri biliyorsunuz bir hastanın yada insan yaşamının gecikmesi anında en fazla onları sıkıntıya koyabilecek hizmetlerden bir tanesidir. Biz bunu başaramazken üç yılda henüz bir arsa bulup ayrılmış parayı o iş için harcayamazken şimdi yine son yıllarda adet olduğu üzere himmetli vatandaşlarımızın, hayırsever insanlarımızın ambulans hizmetlerinin başka bir yöne doğru gidilmesi televizyonlarda huzurumuza gelmiştir. Değerli arkadaşlarım şimdi bekliyoruz şirketler, insanlar himmetli insanlar bizlere ambulans hediye edecekler ambulansları alacağız onların şirketlerinin isimlerini, reklamlarını üzerlerine yazacağız ve böylelikle ambulans ordumuzu, ambulans filomuzu arttırmış olacağız. Herkesin yardım etmesi ve bu konuda duyarlı olması sadece bizi sevindirir. Ama önceden yaptığımız uygulamalara baktığımızda korkuyor ve esefle, kaygıyla izliyorum ki eğer devletin ambulansı kötü niyetli insanlar tarafından hava alanına yetişmek üzere kullanılır bir halde ve durumda bazı imkanlar yaratılıyorsa, şimdi özel şirketlerin kendi reklamlarıyla verecekleri ambulansların halini inanın düşünmek bile istemiyorum. İnşallah bu kaygılarımız olmaz diye de temenni ediyorum
Eğitim vazgeçilmez ikinci unsurumuz, eğitimle ilgili yaptığımız işler, yapmaya çalıştıklarımız ortada, performans raporunda da gösterilmiş. Biz zaman zaman İlköğretim okullarının sıfırdan yapılmasını zaman zaman büyük onarımlarını, zaman zaman da ufak onarımlarını yapıyoruz ve onların donanımları ile ilgili ciddi hamleler atmaya çalışıyoruz. Sağlıkta vazgeçilmez unsur ne kadar hastaneniz olursa olsun, ne kadar ambulansınız olursa olsun doktordur. Eğer doktorunuz yoksa sağlık personeliniz yoksa ve yeterli donanımda değilse o zaman yaptıklarınızın anlamı kalmaz. Şuanda hastanelerimizde son uygulanan politikalarla tam gün yasası ile hastanelerde doktor açığımız oluşmaya başlamıştır. En azından bir doktora düşen hasta sayısında ciddi artışlar oluşmaya başlamıştır. Eğitimde de hangi okulları yaparsak yapalım, onları nelerle donatırsak donatalım eğer öğretmeni yok farz edersek öğretmeni ön planda tutmazsak orada yaptığımız hizmetlerde de mutlaka bir takım sıkıntılar doğacaktır. Değerli Meclis Üyeleri, yapmaya çalıştığımız okullar sayesinde burada dile getirdik daha evvelce inanıyorum ki İl Genel Meclis Üyelerimizin ortak sıkıntısıdır bu Sayın Genel Sekreterimizle de bunları zaman zaman bunları oturuyoruz konuşuyoruz, tartışıyoruz. İhale yasasından kaynaklanan bir takım mevzuat meselelerinden dolayı okullarımızı yapan Müteahhitlerin önemli bir bölümü yarım bırakıp kaçmakta yada işini bitirememektedir. Bundan dolayı öğrencilerimiz buralarda mağdur olmaktadır. Buna İstanbul İl özel İdaresinin merkezi hükümetle konuşarak mutlaka bir çözüm bulması gerekir. Müteahhitlerin işi yarım bırakarak kaçmalarından doğacak sıkıntılarının engellenmesi gerekir ve işin kalitesinin arttırılması için de bu kırımlarla bu işin yapılmayacağının ilgili mercilere mutlaka ifade edilmesi gerekir
Bu faaliyet raporunun içerisinde gördüğüm kadarıyla himmetli vatandaşlarımızın hayırseverlerin dışında İstanbul İl Özel İdaresinin kendisinin kendi öz kaynaklarıyla bu yıl içerisinde bir anaokulu bitirebilmiş ve sekiz ilköğretim okulu tamamlanmış toplam 329 derslik İl Özel idaresinin katkılarıyla sağlanmıştır. Gene faaliyet raporundan gördüğüm ve izlediğim kadarıyla eğitim öncesi anaokulları için yapılan yatırımların birçoğu onların donatılarının yapılması, sıfırdan yapılması, küçük ve büyük onarımlarının çözülmesidir. Ama bu arada anaokullarının şimdi gene faaliyet raporunda belirtildiği üzere zemin etütleri yapılamaktadır ve bu anaokullarının ilköğretim öncesi okulların projeleri çizdirilmektedir
Okul bahçelerine yapılan elektrik trafolarına CHP grubu olarak hep karşı çıktık, çıkmaya devam edeceğiz. Öğrencilerimiz, çocuklarımız ve yurttaşlarımız için Allah Korusun, her an çok büyük bir tehlike arz eden, olası kaza meydana getirecek olan trafoların okul bahçelerine yapılmamasını, Sayın Valimizin huzurunda bir kez daha söylüyor ve uyarı görevimizi bir kez daha yapıyoruz. İnsanımızın sağlığını oldukça tehdit eden sahte gıdalar almış başını gidiyor. Gıda denetiminin çok daha sıklaşmasını, gerekli tedbirlerin alınmasını, idari ve hukuki cezaların daha yaptırımcı olmasını istiyoruz. Daha önce ki yıllarda olduğu gibi; Bedensel, zihinsel ve otistik yurttaşlarımız için, madde bağımlısı, sokak çocuklar ve vatandaşlarımız için 2011 yılında da bütçe içinde gerekli kaynak ve yatırım yapılmamıştır. Yazılı önergemizde tavsiye etmemize rağmen, Silivri Belediyemizin bağışladığı 20 dönümlük Selimpaşada ki araziye Engelli yurttaşlarınız için bir Rehabilitasyon Merkezinin yapılması için hiçbir adım atılmamı, gerekli destek verilmemiş ve yatırım programına alınmamıştır. Yine orman köylülerimiz için, tarım ve hayvancılıkla uğraşan yurttaşlarımız için gerekli destek ve yatırım yapılamamıştır. Elbette sorun çoktur, saymakla, yazmakla, söylemekle bitmez. CHP Grubu olarak saydığımız bu sorunların çözümü için yüzlerce yazılı ve sözlü önergeler verdik, konuşmalar gerçekleştirdik, uyarılarda bulunduk, tavsiyelerde bulunduk, sorunların çözülmesi için çözüm yolları gösterdik. Grubumuzun endişeleri, Önergelerimiz ve uyarılarımız yeterince dikkate alınmamıştır. İstanbul İl Özel İdaresinin 2011 Yılı Faaliyet Raporuna CHP Grubu Red oyu verecektir
2011 Yılı Faaliyet Raporunun kabul edilmesi dolayısıyla bir konuşma yapan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Vali Mutlu, çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Vali Mutlu: Gönlümüz yüzde yüz hedefe ulaşmaktır
Gönlünün yüzde 100 hedefine ulaşmış bütçe çalışmasından yana olduğunu belirten Vali Mutlu, eksik harcanmış ödeneklerin daha hızlı bir çalışma ile giderilebileceğini söyledi. Sözleşmeye bağlanmış işler noktasında İl Özel İdaresinin yüzde 95 oranında hedefine ulaştığını aktaran Vali Mutlu,Amacımız yıl içerisinde İstanbul halkına daha iyi hizmet noktasında mevcut ödeneklerin hepsini kullanmaktır. Hiçbir zaman bir bütçenin yüzde 100ü şu ana kadar kullanılamamıştır. Bu İstanbul itibariyle yüzde 60tır. Kalan yüzde 40 ödenek gelecek yılın bütçesine aktarılmıştır. Bu yıl içinse yüzde 100e ulaşmak için azami çaba sarf etmekteyiz
HABER-AHA