Başbakan Mavi Boncuk Dağıtıyor

AHA-ZONGULDAK-DSP Genel Başkanı Masum Türker, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim arifesinde Kanun Hükmünde Kararname yetkisini kullanarak bakanlıkların değişimi ve bakan yardımcılıklarıyla ilgili düzenlemeyi gündeme getirmesini ‘şık bulmadığını’ söyledi ve “Başbakan milletvekili adayı yapmadığı bazı arkadaşlarına mavi boncuk dağıtıyor” dedi.ZONGULDAK/EREĞLİ- DSP Genel Başkanı Masum Türker, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı bakan yardımcılıklarıyla ilgili düzenlemeyi, Başbakan’ın milletvekili adayı yapmadığı arkadaşlarına ‘mavi boncuk dağıtmak’ olarak niteledi.Türker, seçim çalışmalarını Zonguldak’ta sürdürdü. Parti otobüsüyle şehir turu atan ve vatandaşları selamlayan Türker, halkın sevgi gösterileriyle karşılandı. DSP lideri, seçim otobüsünde, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı bakanlıkların birleştirilmesi, yeni bakanlıkların kurulması ve bakan yardımcılığı ihdas edilmesiyle ilgili açıklamasının, ‘yarı başkanlık sistemi’ olarak değerlendirildiğini anımsatan ve bu konuda görüşlerini soran bir gazeteciye Türker şunları söyledi:''Başbakan’ın bunu seçim arifesinde, Kanun Hükmünde Kararname yetkisinden yararlanarak açıklaması ve bunun hemen Resmi Gazete’de yayımlaması şık değildir. Bu pazar günü seçimi kimin kazanacağı belli değil. Herkesin beklediğinin tersine Parlamento’daki 3 partinin bu seçimde hezimete uğramasını bekliyoruz. Türkiye'de öteden beri bakan yardımcılığı konusu gündeme gelir, aslında müsteşar, bakan yardımcısı demektir, siyasi memurdur aynı zamanda. Ben bu açıklamayı Başbakan’ın milletvekili adayı yapmadığı bazı arkadaşlarına dağıttığı mavi boncuk olarak görüyorum. ‘Listeye alınmadınız ama bakan yardımcısı olabilirsiniz’ sinyalidir.  Bu yapılanma başkanlık sistemini getirir mi? Türkiye'nin başında zaten bu sorun var. Bu CHP ile birlikte mutabık kaldıkları bir konudur. CHP ‘Özerklikten yanayım’ dediği zaman federal sisteminin kurulmasından yanadır demektir. Federal sistemlerin olduğu ülkede başkanlık sistemi kaçınılmaz. Onun için bizim görüşümüz,  Başbakan acele etmiştir. Pazar günü siyasi haber yapma yasağı vardır. Bunun sayesinde o yasağı delecek, herkes gazetede onun resmini görecektir. Bu Kanun Hükmündeki Kararname’nin seçim arifesinde yangından mal kaçırır gibi imzalanması da onaylanması da doğru değildir.”
35. MADDE İHTİLAL YAPMA YETKİSİ VERMEZ
Türker, Kenan Evren'in 12 Eylül darbesine TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin gerekçe göstermesine yönelik soru üzerine şöyle konuştu:''35. madde ihtilal yapma yetkisini vermez. Herkes ihtilal yaparken kendine göre bir gerekçe uyduruyor. 27 Mayıs İhtilali’nde 35. maddeden kimse söz etmedi, 12 Mart Muhtırası’nda kimse bu maddeden söz etmedi. Bu Kenan Evren'in sığındığı madde. Hiçbir kanun maddesi anayasal sistemi değiştirmeye yönelik yetki vermez. Darbe anayasal rejimi değiştirmek demektir. Seçimle demokratik olarak gelmiş olan hükümeti uzaklaştırmak, parlamentoyu feshetmek, halkın iradesini yok saymaktır. 35. madde böyle bir yetki vermiyor.’ Ülkeyi kollamak ve korumak’ maddesi, şimdi CHP de bu maddeyi değiştirmek istiyor, ‘kollamak’ kelimesini kaldırmak istiyorlarmış, onun anlamı da korumaktır. Buradaki anlam ne pahasına olursa olsun korumaktır. Ülkeyi kendi parlamenterimizden, milli iradeden yetki almış kişilerden koruyarak, darbe yapmak değildir. Bu darbe, Mısır'da ve Tunus'ta olduğu gibi dönemin ABD yöneticileri tarafından yaptırılmıştır.''
 PAŞALARIN YARGILANMASI SİYASİ ŞOV
Kenan Evren ve dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın ifadesine başvurulmasının, hukuk sistemi açısından seçimde vatandaşların dikkate alması gereken olay olduğunu belirten Türker, sözlerini şöyle sürdürdü:''12 Eylül’deki Anayasa değişikliği sonrasında DSP’li milletvekili arkadaşlarımız, başka milletvekillerinin de imzasını alarak Tahsin Şahinkaya hakkında araştırma yapılması için önerge verdi. Bunu hiç gündeme getirmeyen AKP iktidarının tam seçim zamanı ‘hesap soruyorum’ diye ortaya çıkması biraz da bu olayı bir siyasi şova dönüştürmesidir'' diye konuştu.
ZONGULDAK HEM ECEVİT’E HEM BAŞOĞLU’NA SAHİP ÇIKAR
Türker,” Ecevit'in sağlık sorunları yaşadığı dönemlerde en çok tartışılan isimlerden birisi Mehmet Haberal'dı, şimdi CHP'de birinci sıradan aday, kentte Ecevit'e duyulan sevgiyi herkes biliyor, siz bu adaylığı nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusunu şöyle yanıtladı:''Sayın Haberal'ın Ecevit'in sağlığıyla ilgili sorumluluğunu gündeme getiren zat şu anda CHP Genel Başkan Yardımcısı’dır. Bunlar birbirleriyle mahkemelik oldular. Ben Bülent Ecevit'in partisinin Genel Başkanı’yım. DSP'nin kurucuları Zonguldaklılar’dır. Zonguldak DSP'nin asıl sahibidir. Ben burada seçim çalışmaları yaparken buradan aday olmuş kişi hakkında doğrusu konuşmak istemiyorum. Bana televizyon kanallarında da sordular, ben hep ‘Adayımız Nurhan Başoğlu hakkından gelir’ dedim. Şu anda birbirleriyle yarışıyorlar. İnşallah bu dönem Zonguldak hem Ecevit'e hem Başoğlu'na destek çıkar. Haberal'ı ben aday olduğu Zonguldak'ta tartışmak istemiyorum, zaten şık değil tartışmamız. Başoğlu ile Haberal arasında yürüyecek yarıştaki bir tartışmadır.''Türker daha sonra Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde halkı selamladı.
HABER MEREKEZİ