ABDULLAH PEKER ; MEMURA VERGİ ZULÜMÜ OLMASIN

Kısa adı UDEM-HAK-SEN  Ulaştırma Ve Demiryolu Çalışanları Hak Sendikası Genel Başkanı Abdullah PEKER, yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi: '399 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameye göre  çalışan memurların bürüt maaş üzerinden gelir vergisine tabi tutulduğundan dolayı ,2016 Mayıs ayında ücretleri yüzde beş vergi kesilerek Temmuz ayı zammının hiç bir getirisi olmayacaktır 399 K.H.K ye göre çalışan memurların 160 ile 280TL  arasında düşüş olacaktır

Brüt maaşı 3000 tl olan Memurumuzun maaşı  gelir vergisi % 15 ten % 20 ye gireceğinden   net ücretinde 150 tl vergi olarak kesilecektir., buna karşılık 657 Devlet memurları kanuna göre çalışan dört bin tl alan üst bürokratın maaşı gelir vergisi kanununa göre %20 ye girmediği gerekçesi ile ücretinde bir eksilme olmayacaktır. Bu tam bir deli dumrul adaletidir diyoruz, bunu anlamak açıklamak  Yetkililere düşüyor ,ancak biz uygulamayı  reddediyoruz. Yetkili Sendikayız diye kas ,kas kasılanlara buradan çağrıda bulunuyoruz bu saçmalık karşısında neden ses çıkarmıyorsunuz yoksa siz de bu durumu destekliyormusunuz? açık söyleyin de Memur kardeşlerimiz bu durumu anlasınlar.  Mayıs ayı içinde sendikalarda yetki alma sendromu yaşanacaktır. Yetkili olma hevesindeki şu anda da  değişik iş kollarında da yetkili olan sendikalar binbir rica ve  inanılmaz vaatler vererek üyesi yaptığı memurların verdiği yetkiyi ya yandaş partilere ya da hükumete devrediyor. Buna açıkça  Memurun iredesini peşkeş çekme denir diye de düşünüyoruz. MEMURUN AKLI İLE ALAY ETMEYİNİZ. Bu açıkça memurlarla alay etmekten başka bir şey değildir. Memurlar hakları korunsun, enflasyon karşısında eriyen maaşlarına çağa ve akla uygun zam yapılsın diye sendikalara yetki veriyor ama her zaman boş sonuç çıkıyor. Beyler memurlara yazık ediyorsunuz yazık. Sendikaların politize olması hak alma noktasında zafiyetler oluşturacağını defalarca basın aracılığı ile anlattık. Sonuçta yetkili sendikalar toplu pazarlık için gittikleri görüşmelere hükumete karşı her zaman  üç sıfır mağlup olduklarını  gördük, 2015 yılında da aynı filimi izlemiştik Siyasi hükumet bin bir mazeretle görüşme masasına gelerek seçimlerden önce meydanlarda verdikleri sözleri unutarak memurları yine yoksulluğa mahkum etmişlerdir.. Bizim esas içimize sindiremediğimiz olay memurlardan alınan yetkiyi beceriksizlik ya da başka şahsi hesaplarını ön plana çıkararak memurların acımasızca İktidarın iki dudağı arasında olan zam yüzdelerine mahkum etmeleridir.     İŞ GÜVENCESİ BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR" Kamu personel reformuna da değinen Peker "Hükümetin oluşumu ile beraber tekrar kamu görevlileri personel reformu gündeme geldi. Doğrudur, şu anda bizler kamu görevlileri hangi statüde olursak olalım, 50 yılını doldurmuş 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre hizmet veriyoruz. Bizim mali ve sosyal haklarımızda bu kanuna göre belirleniyor. Ancak bu kanuna baktığımızda geçici maddelerinin asıl maddelerini geçtiğini, bu kanunun artık başının ve sonunun belli olmadığını ve bir karmaşanın söz konusu olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla kamu personel reformu içerisinde artık hepimizin ortak bir tanım içerisinde yer almamız gerekiyor. İş güvencesi içerisinde bizim de talebimiz kadrolu memurlardır. Anayasamızın 128'inci maddesinde "sürekli kamu hizmetlerinin devlet memurları eliyle yürütüleceği" yazılıdır. Memurun iş güvencesini elinizden aldığınızda sanki Türkiye'deki kamu personeliyle ilgili bütün sıkıntılar çözülecek, kamu hizmetlerinin sunumu ile ilgili bütün sorunlar çözülecek, hizmetlerin performansı artacakmış gibi maalesef bir düşünce ile bu öneri getiriliyor. Kamu görevlilerin iş güvencesi vatandaşın hizmet alma güvencesidir. İş güvencesi bizim kırmızı çizgimizdir" şeklinde konuştu.   GÜCÜMÜZÜ SİYASETTEN DEĞİL MEMURDAN ALMAKTAYIZ Hak-Sen olarak her zaman memur meselelerine ve ülke meselelerine duyarlı olduk, bundan böylede olacağımızı buradan deklare ediyoruz. Yoksulluk  içinde, bankalara geleceğini ipotek ettirmiş memurlar topluluğunun asla ne kedine ne de ülkesine yararı olur. Siyasilerden özellikle Hükumetten Temmuz 2016' Temmuzda da memurlara verilmesi gereken zammın yükselttirilerek  bir nebze olsun çalışanlarımızın rahat nefes almalarını sağlamalıdırlar. bu bir ihsan ya da bağış olmayacak, geriye dönük verilmeyen hakların tahakkuku olacaktır.”